Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

Ankara Tel rg


Etiketler; Tel Örgü, Panel Çit, Jiletli Tel, Ankara Tel Örgü, Ankara Panel Çit, Tel Örgü Fiyatları, Tel Örgü Firmaları, Ankara Tel Örgü Firmaları,



Etiketler; Tel Örgü, Panel Çit, Jiletli Tel, Ankara Tel Örgü, Ankara Panel Çit, Tel Örgü Fiyatları, Tel Örgü Firmaları, Ankara Tel Örgü Firmaları,

Ulaştırma, Denizcik Ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım:

| Ankara Haberleri | 26 Eylül 2013

Ulaştırma, Denizcik Ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım:Ulaştırma, Denizcik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Türkiye 10 yıl içerisinde kendi uçağını, yerli trenini yapacak ve dışa bağımlılığı bitireceğiz. Gelişen teknolojik birikimle birlikte Türkiye, gelecek yıllarda uzay mekiği çalışmalarına katılan bir ülke haline gelecek” dedi.Bakan Yıldırım, 11’inci Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nda alınan kararları, sektör raporları ve şura sonuç bildirgesini açıkladı.Türkiye’nin büyüdüğüne dikkat çeken Yıldırım, demiryolu ulaşımında bugün 12 bin 8 kilometre yol ağının olduğu ve 10 yıl içerisinde en ağırlıklı yatırımın demiryolu ulaşımına yapılacağını ifade etti. Yüksek hızlı trende bugün 888 kilometre yol ağının olduğunu açıklayan Bakan Yıldırım, 2023 hedeflerinde ise hızlı ve yüksek hızlı tren ağının daha da artacağını söyledi.Havacılık ve uzay sanayisinde 10 yıl önce 162 uçak olduğunu, bugün ise gelinen noktada 371 uçak olduğunu belirten Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:“Havayolu ulaşımında bugün yolcu sayısı 131 milyona ulaşmıştır. 2003 yılında engelsiz havalimanı yokken, bugün gelinen noktada 12 engelli havalimanı var. Tersane kapasitesi bugün 3.67 milyonken, 10 yıl sonra bu rakamı 10 milyonluk kapasiteye ulaştıracağız. Bilişim sektörü cirosuna baktığımız zaman 2013 yılında 47.7 milyar dolar ve 10 yıl sonra 160 milyar doları hedefliyoruz. İnternet kullanımı bugün yüzde 47.4 iken bu seviye 2023 yılında yüzde 80 seviyesine ulaşacak. Yani 10 yıl sonra artan nüfusu da katarsak nüfusun yüzde 80’i internet kullanacak. PTT bank sayısına bakacak olursak bugün 2 bin 746 bank sayısı var. 10 yıl sonra ise PTT Bank hizmeti vermeyen kalmayacak.”10 yıl içinde yapılan çalışmaları da değerlendiren Bakan Yıldırım, şunları söyledi:“Otoyollarda manuel geçiş sona erdi ve otomatik geçiş sistemini devreye soktuk. YHT ile Türkiye’yi buluşturduk ve YHT demiryolu projelerimiz devam ediyor. Ankara Metrosu önümüzdeki yılbaşında bitecek ve hizmete açacağız.”Uçak biletlerinin pahalı olması nedeniyle tarife çalışmaları yaptıklarını sözlerine ekleyen Yıldırım, “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çalışmalar yaparak, 1 yıl boyunca iç hat uçuşlarında ortalama fiyat çıkardılar. Havayolu şirketleri ile görüşmeler yapıldı ve karar aşamasına gelindi. Uçuş rezervasyonları önceden yapıldığı için ve internetten bilet alımı önceden gerçekleştiği için uygulama bayram sonunda yürürlüğe girecek. Bizim için önemli olan vatandaşın mağdur olmaması. Fırsatçılığın önüne geçmek için bu uygulamayı getireceğiz” diye konuştu.

Türksat, Türkiye Ve Kktc’nin Şehiriçi Ulaşım Entegrasyonunu Kuruyor

| Ankara Haberleri | 05 Eylül 2013

Türksat, Türkiye Ve Kktc’nin Şehiriçi Ulaşım Entegrasyonunu KuruyorTürksat A.Ş., Ulusal Ulaştırma Portalı ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kara, hava, deniz ve demiryolları ile şehiriçi ulaştırmasının entegrasyonunu kuruyor.KKTC’nin CBS sistemi ile birlikte, Türkiye’nin Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AYDES), Uzun Mesafe Gemi Tanıma ve İzleme Projesi (LRIT)’in yanı sıra, KKTC’nin Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), e-KKTC CBS Projeleri de TÜRKSAT tarafından yürütülüyor.TÜRKSAT’tan yapılan açıklamaya göre, yürütülen projeler şöyle:”e-KKTC CBS Projesie-KKTC Merkezi Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulumu işi ile KKTC genelinde üretilmiş ve üretimi devam etmekte olan coğrafi verinin tek bir merkezde depolanması ve bir “Coğrafi Bilgi Portalı” aracılığıyla yayınlanması ve bu coğrafi veriye erişimin sağlanması hedeflenmektedir.Bu bağlamda coğrafi veri üretimini gerçekleştiren kurumların, artık bu proje ile tek bir merkezden üretecekleri verinin yayınlayabilmesi için ihtiyaç duyacağı teknik altyapı tesis edilecek ve yayınlanan bu coğrafi veriye erişimin sağlanabilmesi için merkezi bir “Coğrafi Bilgi Portalı” oluşturulacaktır.AYDES MBS ProjesiProje kapsamında Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi Mekânsal Bilgi Sistemi kurulması planlanmaktadır. Bu çerçevede coğrafi bilgi (konum verisi + öznitelik verisi) teknolojilerini kullanarak, sürdürülebilir bir Afet ve Acil Durum Yönetiminin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak, afet ve acil durum öncesi, esnası ve sonrasında; hazırlık ve zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme aşamalarını içeren afet ve acil durum yönetiminde coğrafi bilgi teknolojileri karar destek aracı olarak kullanılacaktır.UUP ProjesiUlaştırma Portali; Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklardan yararlanarak ülke çapında ulaştırma bilgilerinin vatandaşlarımıza tek noktadan sunulmasını amaçlayan bir bilişim projesidir. Portalde iki yerleşim birimi arasındaki mesafe, tahmini varış süresi, alternatif ulaşım güzergâhları, toplu taşıma ve özel araçla yolculuk seçenekleri, tren, gemi, uçak ve otobüs ulaşım alternatiflerinin tarifeli sefer sorgulamalarının yapılarak ihtiyaç duyulan biletin satış noktalarına yönlendirmesi, ülke çapında ulaşımla ilgili acil durum ve önemli uyarılar (Kapalı yollar, Çalışma yapılan yollar, Kaza kara noktaları vb.) konusunda bilgilendirme hizmeti ve tüm karayollarımızı kapsayan yol-hava durumu bilgileri hizmet olarak sunulmaktadır.LRIT (Uzun Mesafe Gemi Tanıma ve İzleme) ProjesiProje tamamen TÜRKSAT A.Ş. mühendislerinin çalışmaları ile tamamlanmış ve hizmete açılmıştır. LRIT sistemi ile 15 dakikada bir konum bilgisi alınarak kutuplar dışında dünyanın her yerindeki gemilerimizin uydu üzerinden takibi yapılmaktadır”.

Saat 19.30′a Kadar Ambargoludur

| Ankara Haberleri | 01 Eylül 2013

Saat 19.30'a Kadar AmbargoludurBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti olarak sadece bölgenin birliği ve dirliği için mücadele verdiklerini, bu coğrafyadaki kardeşlere sadece nizam, huzur, istikrar, barış telkin ettiklerini belirtti.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ağustos ayı ‘Millete Hizmet Yolunda’ konuşmasında Suriye ve Mısır’daki olayları değerlendirerek ‘kardeşlik’ vurgusu yaptı. Ağustos ayının son haftasının Türkiye’de Zafer Haftası olarak kutlandığını anımsatan Başbakan Erdoğan, 26 Ağustos 1922’de, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşanın ordulara Büyük Taarruz emrini verdiğini ve 5 gün sonra 30 Ağustos’ta ordunun kesin bir zafer kazandığını söyledi. 30 Ağustos zaferiyle Türkiye’nin adeta bir uçurumun kenarından döndüğünü, işgalden kurtulduğunu, kendisine yeni ufuklar, büyük hedefler çizerek geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemeye başladığının altını çizen Başbakan Erdoğan, “91. yıldönümünde, milletimizin 30 Ağustos Zaferi’ni bir kez daha yürekten tebrik ediyorum. Kurtuluş Savaşımızın tüm şehitlerini rahmetle, minnetle yad ediyor; başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm gazilerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi.“ALPARSLAN KAZANDIĞI BÜYÜK ZAFERLE TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRDİ”Ağustos ayının son haftasında, 26 Ağustos tarihinde, milletçe bir başka önemli yıldönümünü idrak edildiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın, 942 yıl önce, 1071 yılında, Malazgirt Ovası’nda kazandığı büyük zaferle tarihin akışını değiştirdiğini, bölgede yeni bir dönemin başlamasını sağladığını dile getirdi. Bugünlerde, bölgede yaşanan elim hadiselere ışık tutmak amacıyla, Malazgirt Zaferinin üzerinde biraz olsun durmak istediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Büyük Selçuklu Devleti’nin Sultanı Alparslan döneminde, yaklaşık 950 yıl önce, içinde bulunulan coğrafyada maalesef bugünkü gibi bir manzaranın arz ettiğini belirtti. Sultan Alparslan’ın, Sultan Melikşah’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Nurettin Zengi’nin, Sultan Kılıçarslan’ın ordularının sadece Türklerden oluşan ordular olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Bu ordularda, evet, Türkler vardı, Türk komutanlar vardı. Ama bu ordularda, en az Türkler kadar, kardeşleri olan Kürtler vardı, Araplar vardı, bölgenin diğer tüm halkları vardı. Bölgede akan kandan, bölgedeki kaostan, husumetten, acıdan bizar hale gelmiş her halk, Selçuklu Sancağı altında toplanmak suretiyle, nizamı ve huzuru tesis etmek için mücadele veriyordu. Bu coğrafyanın, dağınık, zayıf, birbirine karşı husumet içindeki halkları, bir araya geldikçe güçleniyor, refah ve huzurlarını artırıyor, kardeşçe yaşıyor ve tarihin en büyük medeniyetlerini inşa ediyorlardı. Şunu biliniz ki, dünya tarihinin en büyük medeniyetlerinden olan Endülüs Medeniyeti ve Osmanlı Medeniyeti, işte bu kaynaşmanın, dayanışmanın, birliğin, en önemlisi de kardeşliğin eseridir” diye konuştu.Bu bölgenin ne zaman kucaklaştıysa, ne zaman birbirine kardeşçe muamele ettiyse, o zaman büyüdüğün ve büyük medeniyetler inşa ettiğini sözlerine ekleyen Erdoğan, bu bölgenin ne zaman ki birbirine düşmüş, birbirine düşmanlık etmiş, kardeşinin kanını akıtmışsa, o zaman kaybettiğini, zayıfladığını, çok büyük acılar yaşadığını, çok ağır bedeller ödediğini söyledi.“BÖLGEMİZDE YAŞADIĞIMIZ ACILAR TARİHİN TEKRAR ETMESİNDEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİL”İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un şiiri ile konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:“İstiklal Marşımızın şairi, büyük mütefekkir Mehmet Akif, bir şiirinde şu çok anlamlı ifadeleri kullanıyor… Diyor ki Akif: ‘Geçmişten adam hisse kaparmış; ne masal şey… Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” Evet… Bugün, bölgemizde yaşadığımız büyük acılar, tarihin tekrar etmesinden başka hiçbir şey değildir. İşte, son aylarda Mısır’da yaşananları gördünüz… Mısır’da, 6 binden fazla kardeşimiz 2 ay içinde şehit edildiler. Onları, dışardan gelen düşmanlar, işgalciler, Vandallar, barbarlar değil, ne acıdır ki, kendilerinden olan, kendi ülkelerinin vatandaşları, hatta kardeşleri katlettiler. Suriye’de aynı şekilde, 2,5 yıl içinde 100 binden fazla insan hayatını kaybetti… Suriyeli kardeşlerimizi de dışardan gelenler değil, ne yazık ki kendi içlerinden çıkan zalimler katletti. Bugün Irak’ta kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Lübnan’da kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Filistin’de kardeşler arasındaki anlaşmazlığın mücadeleyi zayıflattığını görüyoruz. Kuzey Afrika’da, Asya’da, Arap Yarımadasında, mazlumların düşman çizmeleri altında değil, kardeşlerinin kırbacı altında inlediklerini üzülerek müşahede ediyoruz.”“TÜRKİYE KARDEŞ KAVGASININ İÇİNDE DEĞİLDİR”“Şunu çok büyük gururla ve bahtiyarlıkla ifade etmeliyim ki, bundan bin yıl önce Selçuklu Devleti’nin yaptığı gibi, bundan 100 yıl öncesine kadar Osmanlı Cihan Devleti’nin yaptığı gibi, bugün de Türkiye Cumhuriyeti, bu çatışmaların, bu kanlı mücadelenin, bu kardeş kavgasının içinde değildir” diyen Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti olarak sadece bu bölgenin birliği ve dirliği için mücadele verdiklerini, bu coğrafyadaki kardeşlere sadece nizam, huzur, istikrar, barış telkin ettiklerini kaydetti. Başbakan Erdoğan, “İşte böyle bir tasavvurla 26 Ağustos ta Malazgirt’te Selçuklunun torunları Sultan Alparslan ve Malazgirt Zaferi’ni çok büyük bir coşkuyla kutladılar. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın tertip ettiği bu büyük kutlama merasimine 81 vilayetimizden 15.000 e yakın gencimiz, Gençlik ve Spor Bakanımız, Kalkınma Bakanımız ve milletvekillerimiz katıldılar. Gençliğimiz Şühedanın izinde, Sultan Alparslan’ın izinde bir kez daha zaferine sahip çıktı. Birliğine, beraberliğine sahip çıktı. Aynı gençlik Dumlupınar’da benzeri bir merasimle 30 Ağustos zaferimize de coşkuyla sahip çıktı” dedi.“ECDADIMIZIN ETTİĞİ DUALARIN AYNISINI BUGÜN MİLLETÇE BİZLER DE EDİYORUZ”Türkiye olarak bu bölgede, bu coğrafyada, her halka, her etnik kökene, her inanca ve her mezhebe eşit mesafede olduklarının altını çizen Başbakan Erdoğan, “Türk bizim kardeşimizdir. Kürt bizim kardeşimizdir, Arap bizim kardeşimizdir; Sünni de, Şii de bizim kardeşimizdir” dedi.Mısır’da, seçilmiş bir iktidara karşı askeri darbe yapılmasına karşı çıkarken, dengeleri, konjonktürü, çıkarları gözeterek değil; tarihi, ecdadı ve ilkeleri gözeterek karşı çıktıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, Suriye’de, zalim bir iktidarın halkına ölüm kusmasına karşı çıkarken, ilkeler, idealler, değerler adına buna karşı çıktıklarını vurguladı. Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:“Sultan Alparslan, Şam’a, Mısır’a yöneldiğinde, altını çizerek ifade ediyorum, iktidarı için, otoritesi için, dünyevi hırsları için değil; kardeşlik için, birlik için, helalleşme ve kucaklaşma için bu seferlere çıkmıştı. Şarkın En Sevgili Sultanı Selahaddin, Kudüs ve Mısır için canını ortaya koyarken, bunu güç için, kudret için değil, kendi değerleri için, kardeşlik için yapmıştı. Selçuklu Sultanı Nurettin Mahmut Zengi’nin şu duasını burada özellikle hatırlatmak istiyorum…Mahmut Zengi, Yaradan’a aynen şöyle yakarmıştı: ‘Ya Rabbi, zaferi Mahmut’a değil, İslam’a nasip et… Mahmut kölen zafere layık değildir…’ Malazgirt Ovası’nda, 26 Ağustos Cuma günü, Cuma Namazının hemen ardından, Sultan Alparslan şöyle dua etmişti: ‘Ya Rabbi! Sen’i kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Sen’in uğrunda mücadele veriyorum. Ey Allah’ım! Niyetim halistir, bana yardım et, sözlerimde hilaf varsa, beni kahret…’ Evet… İşte bu büyük dedelerimizin, ecdadımızın ettiği bu samimi duaların aynısını bugün milletçe bizler de ediyoruz. Sadece kendimiz için değil, bütün kardeşlerimiz, bütün bölge için barış istiyoruz, huzur istiyoruz, refah istiyoruz. Ben için değil, hatta Biz için değil, Hepimiz için barış ve kardeşlik mücadelesi veriyor; herkesin dostça, kardeşçe yaşayacağı bir bölgenin inşası için ter döküyoruz. Tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi, hem de bin yıl önce ve bin yıl boyunca yaptığı gibi, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın, bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor, bunun için samimi gayret gösteriyoruz.”“ONURLU, ŞEREFLİ İNSANLAR ZALİM’E ZALİM, CANİ’YE CANİ, KATİLE TAKİL DEMEKTEN ASLA ÇEKİNMEZLER”Başbakan Erdoğan, bundan 942 yıl önce Sultan Alparslan’a, “Senin Halep’le, Şam’la, Kudüs’le, Kahire’yle ne işin var” denilseydi, Malazgirt Zaferi’nin olamayacağını, Kayı Boyu Söğüt’e gelemeyeceğini, Ortadoğu’nun kendisini toparlayamayacağını ve tarihin tozlu sayfalarında kaybolur gideceğini söyledi. Bundan 800 yıl önce Sultan Selahaddin’e, “Senin ne işin var Kudüs’le, sarayında otur, rahatına bak” denilseydi, bu coğrafyanın tarihinin çok daha farklı olacağını belirten Başbakan Erdoğan, “Ecdadımız, tarihimizin yüce şahsiyetleri, bizlere en çok da onuru, şerefi, insani ve vicdani değerleri miras bırakmışlardır. Onurlu, şerefli, kalbi ve vicdanı olan insanlar, Hakk’a Hak, zalime zalim, caniye cani, katile katil demekten asla çekinmezler. Bizler, nasıl onurlu ve şerefli bir tarihi miras devraldıysak, çocuklarımıza, torunlarımıza da aynı şekilde öyle onurlu, şerefli bir tarih miras bırakmak istiyoruz. İşte onun için, dünyanın neresinde olursa olsun, Hakk’ı, adaleti savunuyor; dünyanın her ülkesi, her halkı için doğruları yürekli şekilde dile getiriyoruz. Şunu bilmenizi isterim ki, Türkiye’nin hadiseler karşısında dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu, dünyanın her yerinde takdirle ve gıptayla karşılanmıştır. Başta dünyanın mazlum ve mağdur halkları olmak üzere, insanların kalbinde Türkiye kendisine müstesna bir yer edinmiş, ilkelerinden taviz vermeyen tutumuyla milyarların takdir hislerine mazhar olmuştur” şeklinde konuştu.“BUGÜN BİR GÖNÜLLÜLER KOALİSYONU OLABİLİR”Bu zorlu süreçte Türkiye’nin, düşman değil, yeni dostlar, samimi dostlar edindiğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin dik duruşuyla, darbelere darbe, katliamlara katliam diyen cesur duruşuyla, dünyaya hem demokrasi dersi, hem de insanlık dersi verdiğini dile getirdi. Şu anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi iki ülkenin süreci tıkaması neticesinde karar alınamadığına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, “Demek ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi şu anda iş yapamaz durumda. Dolayısıyla 100 binin öldürüldüğü bir Suriye’de artık burada ortak hareket etmenin kararına vardık. Yani bugün bir gönüllüler koalisyonu olabilir. Ama burada artık bir adım atmanın zamanı gelmiştir. Çünkü burada ölümlerin durma zamanı gelmiştir. İnsani değerlere sahip çıkan insan hakları evrensel beyannamesine sahip çıkanların el ele vermek suretiyle artık burada bir adım atmanın zamanı gelmiştir. 11 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı, disiplinli duruşumuzu muhafaza edeceğiz. Hem ülke içinde, hem bölgemizde, barıştıran, kucaklaştıran, helalleştiren bir ülke olarak geleceğe ilerleyeceğiz. Her zaman ifade ediyorum: Türkiye, demokrasi ve kardeşlik gibi 2 önemli temel ilke üzerinde yükselmeye devam edecektir. Demokrasimiz güçlendikçe, Türkiye güçlenecek. Kardeşliğimiz güç kazandıkça, Türkiye güç kazanacak. Bakınız bu yıl, Ekim ayının 29’unda, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yılını milletçe idrak edeceğiz. 100. yıla şurada sadece 10 yıl kaldı. İnşallah, 2023 yılında, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını çok farklı şekilde, çok farklı şartlarda kutlayacağız. 2023 hedeflerini tutturmuş, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olmuş, müreffeh, barış ve kardeşlik içinde bir Türkiye inşa edecek, ardından da bir başka hedefe, 2053 hedefine doğru yol alacağız. İstanbul’un fethinin 600’üncü yıldönümünü kutlayacağımız 2053 yılı Türkiye’nin hedef tarihlerinden biridir. Ardından, çocuklarımızın, torunlarımızın görebileceği, Malazgirt Zaferimizin 1000. yıldönümü olan 2071’e de milletçe emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Güçlü bir ekonomiyle, çok büyük projelerle, ama en önemlisi de demokrasi ve kardeşlikle, inşallah bu hedeflerimizin hepsini tutturacağız. Kendimize inanırsak, ülkemize ve potansiyellerine inanırsak, en önemlisi de, birbirimize inanır, güvenir, birbirimizle muhabbetimizi artırırsak, hiç şüpheniz olmasın, tüm bu hedeflere ulaşır, hatta bu hedefleri aşarız. Bu noktada şunu da tekrar hatırlatmak istiyorum: 942 yıl önce kazandığımız Malazgirt Zaferimiz, kardeşliğin ve dayanışmanın eseridir. 91 yıl önce 30 Ağustos’ta yazdığımız büyük destan, kardeşliğin ve dayanışmanın eseridir. İnşallah, kardeşlik ve dayanışma içinde, hep birlikte nice destanlar yazacak, nice başarılara imza atacağız. Bu zaferler haftasında, bir kez daha tüm şehitlerimizi, tüm gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyor, mekanları inşallah cennet olsun diyorum” şeklinde konuştu.“SANAL VE YAPAY GÜNDEMLERE TAKILMADAN HİZMETE DEVAM ETTİK”Ağustos ayı içinde de, yatırımlara, hizmetlere, reformlara hiç durmadan, hiç duraklamadan, hiç ara vermeden devam ettiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, sanal gündemlere takılmadan, yapay gündemlere aldanmadan, Türkiye’nin gerçek gündemiyle ilgilendiklerinin altını çizdi. Türkiye’yi belirledikleri hedeflere ulaştırmak için çok yoğun şekilde çalışmaya devam ettiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, Ağustos ayı içinde de birçok hizmeti, birçok eseri Türkiye’ye, şehirlere kazandırdıklarına vurgu yaptı. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:“Bu ayın hemen başında, 3 Ağustos tarihinde, İstanbul Küçükçekmece’de muhteşem bir eseri, tüm Türkiye’ye hitap edecek, tüm Türkiye’nin gurur kaynağı olacak çok büyük bir yatırımı, 35 bin kişi kapasiteli bir gösteri merkezini resmi olarak İstanbullularla, Türkiye ile buluşturduk. Evet, Ağustos ayı içindeki ikinci hizmet durağımız yine İstanbul’daydı… İstanbul’da yine tüm Türkiye’nin geleceğini, hatta Avrupa’nın, Asya’nın ve Afrika’nın geleceğini de yakından ilgilendiren bir eser üzerinde yoğunlaştık. Türkiye’nin 150 yıllık rüyası olan Marmaray Projesi’nin işletmeye açılması arifesinde test sürüşlerini gerçekleştirdik. Marmaray, İstanbul’un binlerce yıllık geçmişinde, bu geçmişin dünya tarihine altın harflerle yazılan 470 yıllık Osmanlı döneminde, ardından 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizde, 157 yıllık demiryolu tarihimizde eşi benzeri bulunmayan bir projedir. Yüzeyin 60 metre derinliğinde, dünyanın en derin batırma tüp tüneliyle iki kıtayı birleştiren Marmaray projesiyle, bir raylı ulaşım sistemi kurmanın ötesinde, adeta bir sanat eseri inşa edildi. Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağlayacak bu proje, Modern İpek Demiryolu’nun da altın halkasını oluşturuyor.”“TÜRKİYE ASYA-AVRUPA KORİDORUNDA EN AVANTAJLI ÜLKE HALİNE GELECEK”Bakü-Tiflis-Kars hattının yanında, tamamlanan ve yapımı devam eden Yüksek Hızlı Tren hatlarıyla, Türkiye’nin Asya-Avrupa koridorunda en avantajlı ülke haline getireceklerini belirten Başbakan Erdoğan, “Test sürüşleri ve diğer ince işlerin tamamlanmasının ardından, inşallah fevkalade bir durum olmazsa 29 Ekim 2013 tarihinde, Cumhuriyetimizin 90. kuruluş yıl dönümünde, Ayrılıkçeşme-Kazlıçeşme arasında Marmaray’ı halkımızın hizmetine sunacağız.İnşallah, o gün geldiğinde, coşkulu bir kutlamayla, coşkulu bir merasimle bu heyacanı, bu gururu hep birlikte yaşayacağız. Ve yine inşallah fevkalade bir durum olmazsa Eskişehir-İstanbul etabını da Yüksek Hızlı Tren de bitirmenin şuanda gayreti içindeyiz” diye konuştu.Ağustos ayının 17’sinin, herkesin hafızasında ayrı bir öneme sahip olduğunu aktaran Başbakan Erdoğan, 17 Ağustos 1999’da Gölcük’te büyük bir deprem yaşandığını, Türkiye’nin ve milletin çok acı bir tecrübe edindiğini hatırlattı. Türkiye’nin deprem kuşakları üzerinde bulunan bir ülke olduğuna vurgu yapan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:“Bizim, millet olarak, devlet olarak bu şuurla hareket etmemiz ve deprem sonrasına ilişkin tedbirlerden evvel, deprem olmadan önce alınacak tedbirlere yoğunlaşmamız gerekiyor. Bizler de hükümet olarak bu şuurla hareket ediyor, “deprem değil çürük bina öldürür” anlayışıyla hazırlıklarımızı yürütüyor, bu yöndeki tedbirlerimizi arttırıyoruz. Bu kapsamda, Türkiye genelinde Kentsel Dönüşüm Projelerini başlattık ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlıksız, çürük, en küçük sarsıntıda yıkılması muhtemel binaları tek tek tespit ediyor, bunları sahipleriyle, sakinleriyle anlaşarak yıkıyor, yerlerine sağlıklı, sağlam, depreme dayanıklı binalar inşa ediyoruz. Kentsel Dönüşüm Seferberliğimizin ilk adımını 5 Ekim 2012 tarihinde attık 35 ilimizde afetlere dayanıksız 3 bin 169 bina, 6 bin 404 bağımsız bölüm ve 34 hizmet binasının yıkımını gerçekleştirdik. Ardından, bu yıl 6 Nisan’da İstanbul’da yaptığımız törenle, Türkiye genelinde 33 bin 529 bağımsız bölümün dönüşümünü başlattık. Bu ay içinde, 17 Ağustos depreminin 14. sene-i devriyesinde Bursa’da 3. Büyük Kentsel Dönüşüm Projemizi başlattık. Bursa’yla birlikte, 46 ilimizde, toplam 87 bin 628 konutun dönüşümünü başlattık. Bu seferberlik inşallah dalga dalga yayılacak. Türkiye genelinde, sağlıksız, çürük, afetlere dayanıksız tek bir ev, tek bir bina dahi kalmayıncaya kadar istiyoruz ki bu dönüşüm projeleri devam etsin. Halkımız bize bu konuda yardımcı olsun. Güçlü Türkiye’nin bir yansıması olarak, güçlü şehirleri, sağlıklı çevreleri, sağlam konutları inşa ediyoruz, inşa etmeye de devam edeceğiz. Hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Hiç kimsenin hakkının yenmesine de göz yummayacağız. Ranta, yağmaya asla izin vermeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz. Tek bir derdimiz var: O da halkımızı daha sağlam konutlara, daha güzel bir çevreye, daha yaşanabilir şehirlere kavuşturmaktır. Sizin desteğinizle, sizin yardımlarınızla, sizin hayır dualarınızla bunu başaracak, hem şehirlerimizin çehresini değiştirecek, hem de insanımızın yaşam kalitesini yükselteceğiz. Evet, bir diğer açılış programımız ise Rize’deydi… 24 Ağustos’ta yaptığımız merasimle, Rize’de tam 19 farklı eseri resmi olarak hizmete aldık. Rize Merkez’de, Çamlıhemşin’de, Çayeli’nde, Güneysu’da, Hemşin’de, İyidere’de yapımı tamamlanan okul, pansiyon, eğitim tesisi ve yurtları resmi olarak açtık. Gerçekleştirdiğimiz bu toplu açılış töreniyle Rize’ye 60 milyon lira tutarında hizmeti, eseri kazandırmış olduk. 30 Ağustos zaferini kutladığımız gün içinde, 30 Ağustos zaferini sevk ve idare eden Başkentimiz Ankara’da çok önemli ulaşım projelerinin açılışını yaptık. Ankara Büyükşehir Belediyemiz tarafından inşa edilen, 2 viyadük, 19 kilometrelik yan yol, tam 17 tane alt ve üst geçit, Ankaralıların katıldığı coşkulu bir törenle resmi olarak hizmete girdi. Bu vesileyle, buradan bir kez daha Ağustos ayı içinde ülkemize kazandırdığımız tüm yatırımların, tüm hizmetlerin, tüm eserlerin hayırlı olmasını diliyorum.”“MISIR VE SURİYE İÇİN TELEFON DİPLOMASİSİNE AĞUSTOS AYINDA DA DEVAM ETTİK”Dış politika çalışmalarını da değerlendiren Başbakan Erdoğan, “İçeride kalkınmak, ilerlemek, daha bayındır hale gelmek için yoğun bir mücadele verirken, diğer yandan dış politikada Türkiye’nin çok daha itibarlı bir konuma yükselmesi için de var gücümüzle çaba harcıyoruz. Bu kapsamda, yurt dışı temaslarımıza da ağırlık veriyoruz. Ağustos ayının 15’inde, bu amaçla, kardeş ülke Türkmenistan’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Ziyaret programımız çerçevesinde Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Berdimuhammedov ile verimli görüşmeler yaptık. Yaptığımız görüşmelerde, ülkelerimiz arasındaki mevcut ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri gözden geçirdik. Ve bir Türk firmasının aldığı gerçekten çok büyük yatırımın, büyük bir liman projesinin temelini attık. Ayrıca, önümüzdeki döneme ilişkin olarak başta ekonomi, ulaştırma, ticaret ve turizm alanları olmak üzere gerçekleştirilebilecek işbirliği imkânları hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Bu ziyaretin yanı sıra, Türkiye’de, birçok devlet adamını da ağırlama imkanı bulduk. Başta Slovakya Cumhurbaşkanı İvan Gasparoviç ve Güney Kore Başbakanı Sayın Chung ile bir araya geldik ve kendilerine ev sahipliği yaptık. Mısır ve Suriye’deki gelişmeleri değerlendirme amacıyla yürüttüğümüz telefon diplomasisine, Ağustos ayında da yoğun biçimde devam ettik. Fransa, Almanya, Yunanistan, Rusya, İngiltere, Malezya, Katar, İtalya, Pakistan, Hollanda, Danimarka, Endonezya lideriyle Ayrıca Birleşmiş Milletler Genel sekreteri ile telefon görüşmeleri yaparak, gerek Mısır’da, gerek Suriye’de durumun ciddiyetini ve derhal bir şeylerin yapılması gerektiğini muhataplarımıza ilettik. Bu çerçevedeki uluslararası temaslarımız, önümüzdeki süreçte de devam edecek” dedi.“BÜYÜK DEVLET REFLEKSİYLE HAREKET EDİYORUZ”Bölgede ne kadar büyük acılar yaşanırsa yaşansın, Türkiye olarak büyük devlet refleksiyle hareket ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin de katkılarıyla, bölgede sorunlar çözüme kavuştuğunda, Türkiye’nin ilerlemesinin, kalkınmasının daha da ivme kazanacağını, Türkiye’nin çok daha hızlı ve istikrarlı şekilde hedefleriyle buluşacağını söyledi.

Antika Telli Teyp, Dinleyenleri Hayran Bırakıyor

| Ankara Haberleri | 01 Eylül 2013

Antika Telli Teyp, Dinleyenleri Hayran BırakıyorAntika teypler arasında birçok değişik model görmek mümkün. Bantlı, kasetli, plak vb… Ancak içlerinden bir tanesi var ki incecik bir telin üzerine müzik veya ses kaydetmek mümkün. Teybi açmak için düğmeye basmak yeterli. Yaklaşık 12 adet Türk Halk Müziği kaydedilmiş tellerin makaraya sarılmasıyla ortaya muazzam bir ses çıkıyor. Telli teypten çıkan ses öylesine doğal ki adeta dinleyen, şarkıyı söyleyeni yanında sanıyor.Manyetik teyplere ses kaydı yapıldığı gibi ‘telli teyp’ olarak adlandırılan müzik dinleme aletinin ince tellerine ses kaydı yapmak mümkün. Telli teybi çalıştırmak için makaraların dönmesini sağlamak amacıyla düğmeye basmak yeterli. 1920’lerin başında ortaya çıkan telli teyp hakkında bilgi veren antika tamircisi Mehmet Peker, “Manyetik teyplerin üzerine kaydedildiği gibi bunun da üstüne kayıt yapılıyor. Herhangi bir manyetik alana duyarlı bir şey düşünün, demir tozu gibi. Bunda ses kaydı yapılmadan evvel molekül yapısı rastgele dizilmiş bir yapıdadır. Önce bunu ses kaydı yapacağınızda ‘bayas’ dediğimiz bir manyetik düzeltmeden geçirirsiniz hepsi tren vagonları gibi sıraya dizilir moleküller, sonra bir sinyal yollayınca moleküllerin sırasını değiştirirsiniz. Sizin uyguladığınız sinyalle bağımlı olarak oradaki molekül yapısı değişir siz onu ses olarak dinlersiniz.” dedi.SON MODEL TEKNOLOJİ DE ONDAN SORULURElektronik eşya tamiri yapan Mehmet Peker, en eski elektronik antika eşyalardan son model teknolojik aletlere kadar tüm elektronik aletlerin tamirini yapabiliyor. Elektronik eşya doktoru Mehmet Peker, lise 2’den terk olmasına rağmen çalıştığı alandaki ilmi derinliği dikkat çekiyor. “Prize takılan her aleti tamir ederim.” diyen Peker, “ Yaptığım her şeyin bir artısını gördüm. Hiçbir şeyi boşuna çalışmış olmadım. Boşuna çalışmış olsanız bile size bir getirisi var. Benim teknolojiye bir merakım var. Arabamı bile kendim tamir ederim. Anlamadığım alet yok.” şeklinde konuştu.İnsanın kendini yenilemesinin daima kendi menfaatine olacağını vurgulayan Mehmet Peker, “1948 model televizyon da var 2013 model LCD de. Hepsinin tamirini yapabilirim.” diyerek hızla ilerleyen teknolojiye meydan okudu.Lise 2’den terk olan Mehmet Peker, bilgisayara olan ilgisini şöyle anlattı: “Büyük oğlumu bilgisayar kursuna yolladım. 1995 yılında bir makine aldık, bunun üzerinde uğraşırken çocuklar işletimini bozdular. Çocuklara ‘bunu tamir edin’ dedim onlar da dalga geçti. Servise yolladık 50 dolar verdik, bu benim zoruma gitti. Daha sonra ben öğrenip tamiri kendim yapmaya başladım. Oğluma kızıp bilgisayar öğrendim.”Elektronik eşya doktoru Peker, “Tamir edeceğimiz aletin parçası yoksa bile biz o parçayı kendimizce yapıyoruz. Eski bir antika parçası olsun ne olursa olsun yapamadığımız yok. Yeter ki bana getirip ben bunun çalışmasını istiyorum desinler.” dedi.

Bakanlık, 2 Bin 500 Ton Atık Pil Topladı

| Ankara Haberleri | 04 Ağustos 2013

Bakanlık, 2 Bin 500 Ton Atık Pil TopladıÇevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 2004 yılından 2012 yılı sonuna kadar toplam 2 bin 403 ton atık pil toplandığını belirtti. Erdoğan Bayraktar, MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin yazılı soru önergesine verdiği cevapta, Türkiye’de atık pil konusunda tek yetkili kuruluş olan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’nin (TAP) 2004 yılından beri atık pil toplama çalışmalarını bakanlığı koordinasyonu ile yürüttüğünü kaydetti.Bakan Bayraktar, “Atık pil toplama çalışmaları 497 protokollü belediye, 77 kamu kurum kuruluşu ile yürütülmektedir. Atık pillerin evlerden ayrı toplanması konusunda tüm il ve ilçe belediyeleri, camilerde atık pil toplama çalışmaları için Diyanet İşleri Başkanlığı , cezaevleri için Adalet Bakanlığı, orduevleri ve askeri birlik kantinleri için Genelkurmay Başkanlığı, polis evleri için Emniyet Genel Müdürlüğü, hastaneler için Sağlık Bakanlığı, oteller için Kültür Turizm Bakanlığı ve otelciler federasyonları, izci kampları için Gençlik ve Spor Bakanlığı, tren istasyonları, havaalanları, limanlar ve postaneler için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, okullar için Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği yapılan kurumlar arasında yer almaktadır.” dedi. 2004 yılından 2012 yılı sonuna kadar toplam 2 bin 403 ton atık pil toplandığını ifade eden Bayraktar, “2012 yılında toplanan miktar 497 tondur. Toplanan atık piller TAP’ın anlaşma yaptığı ayrıştırma tesisleri tarafından türlerine göre ayrıştırılmaktadır.” diye konuştu. Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre 2005 yılında 31 ton, 2006 yılında 199 ton, 2007 yılında 234 ton, 2008 yılında 252 ton, 2009 yılında 325 ton, 2010 yılında 414 ton, 2011 yılında 457 ton atık pil toplandı.

Tesk Başkanı Palandöken: “turist Sayısını Artırdık Ama Yabancı Turistin Harcamaları Düştü”

| Ankara Haberleri | 03 Ağustos 2013

Türkiye’ye gelen turist sayısının her geçen yıl arttığına dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Son 10 yılda ülkemize gelen turist sayısı 20 milyon arttı. Ama ortalama harcaması düştü. Artık her şey dahil sisteminden vazgeçerek, turizmimizi çeşitlendirmeliyiz. Gelen turistin daha çok alışveriş yapabileceği, aynı zamanda bölge ekonomisine katkı olması için yöreyi tanıtıcı, kültürel özelliklerini yansıtan kapalı çarşılar kurularak, turistlerin otelden çıkması sağlanmalı” dedi.“10 YILDA 20 MİLYON ARTIŞ”Yaptığı yazılı açıklamada, turist olarak Türkiye‘ye gelen ziyaretçi sayısının 2003 yılında 16 milyon 300 bin kişiden 2012 yılında 36 milyon 776 bine ulaştığını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Turizm alanında büyük bir başarı göstererek ziyaretçi sayısını 10 yılda 20 milyon kişi artırdık. Gelirlerimiz 29 milyar 400 milyon dolara çıktı. Ama 10 yıl içinde turist başına ortalama harcamalar 850 dolardan 798 dolara geriledi. 2013 yılında 1. çeyrekte turizm geliri 4,9 milyar, 2. çeyrekte ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 22.8 artışla 8.68 milyar dolar oldu. Detaylarına baktığımızda yabancıların ortalama harcaması 766 dolar. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise bin 335 dolar olmuş. Yani yabancı turistin kişi başı harcaması düşmektedir” ifadelerini kullandı.“KÜLTÜREL ÇARŞILAR KURULMALI”Anadolu coğrafyasındaki kültürel çeşitliliğin, yöresel farklılıkların yurt dışından gelen misafirlere sunulabilmesi için turistin otellerden çıkması gerektiğini vurgulayan Palandöken, “Turizm sektöründeki yüksek rekabetin yanında her şey dahil sistemi otel işletmecisinin karlılığını düşürdüğü gibi hem de bölge esnafına bir faydası olmadı. Bölge ekonomisine katkı sağlayacak şekilde yerel yönetimlerin destekleriyle özümüzü yansıtan sistem kurulmalı. Turistlerin otelden çıkarılarak bölgeyi tanımasına, alışveriş yapmasına fırsat tanınmalı. Bunun için Ankara‘nın Samanpazarı, İstanbul‘un Kapalı Çarşısı, İzmir’in Kemeraltı Çarşısı, Edirne’nin Bedesten ve Arasta Çarşıları gibi yörenin kültürünü yansıtan, o yöreye ait eşyaların, simgelerin tanıtıldığı, satışının yapıldığı çarşıların sayısının artırılması gerekmektedir” dedi.“TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ DOĞRU YANSITILMIYOR”Palandöken, sadece deniz, kum ve güneşten oluşan tatil anlayışının Türkiye’nin potansiyelini doğru yansıtmadığını ifade ederek, “Mutlaka kongre, dağ, kış ve inanç turizmi gibi değişik alanlarda yatırım yaparak, turizm çeşitliliğimizi artırmamız gerekiyor. Marka şehirler yaratarak kongre turizmini geliştirip farklılığımızı dünyaya anlatmamız lazım. Bu çabalar turizm gelirlerimizin artmasına ve bölgesel kalkınmaya sayısız fayda sağlayacaktır. Dünyanın gözdesi havayollarımızla 2 saat içinde ulaşılabilen ülkemizin, yurtiçi ulaşımındaki hızlı tren gibi teknolojik gelişmeleri de kullanarak turizm gelirlerini artırabilmeliyiz” dedi.

Başkent, Pazartesi Banliyölerine Kavuşuyor

| Ankara Haberleri | 27 Temmuz 2013

Başkent, Pazartesi Banliyölerine Kavuşuyor

TAMER TOĞANAŞ – Ankaralılar, yaklaşık 2 yıl aranın ardından banliyö seferlerine kavuşacak. Sincan-Kayaş arasındaki 36 kilometrelik parkurda banliyö trenleri karşılıklı olarak 29 Temmuz’dan itibaren çalışmaya başlayacak. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü, banliyölerin çalıştırılmasına yönelik bütün hazırlıkları tamamladı. Tamamı yeni ve klimalı trenler, pazartesi gününden itibaren Sincan-Kayaş arasında günde 154 sefer gerçekleştirecek. Yoğun saatlerde her 10 dakikada, diğer saatlerde her 15 dakikada bir yolcu taşıyacak trenlerle Sincan-Ankara arası 31 dakika, Ankara-Kayaş arası 22 dakika olmak üzere doğu batı hattında seyahat süresi toplam 53 dakika olacak. Banliyö ücretleri, 1,75 kuruş olarak belirlendi. Bir ay sınırsız seyahat imkanı veren abonman kartı ücretleri ise yetişkinler için 65 lira, genç abonman ücreti de 50 lira olacak. – TCDD boş durmadı Banliyö işletmeciliğine ara verilen sürede TCDD de boş durmadı. Söz konusu süre içerisinde Ankara-Behiçbey arasında yeni çift hat, Behiçbey-Sincan arasında yeni tek hat olmak üzere toplam 28 kilometre yeni tren yolu yapıldı. Ayrıca Kayaş-Sincan arasındaki mevcut demiryolu yeniden elden geçirilerek gerekli düzenlemeler gerçekleştirildi. Hızlı tren işletmeciliğine uyum için hemzemin geçitler alt ve üst geçide dönüştürüldü. Sincan-Ankara arasında 6 araç alt ve üst geçidi yapılırken, TCDD toplam 170 milyon liranın üzerinde harcama gerçekleştirdi. Sincan-Kayaş Hattı banliyö seferlerine, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Yeni Çiftlik Bulvarı yapımı ve hat üzerindeki hemzemin geçitlerin alt ve üst geçide dönüştürülmesi çalışmaları nedeniyle 1 Ağustos 2011′de son verilmişti. Daha sonra TCDD, 25 Nisan 2012′de Sincan-Ankara-Kayaş tren hatlarının yeniden inşasını içeren Başkentray Proje ihalesini gerçekleştirdi. Aradan geçen sürede ihaleye yapılan itirazlar ve hukuki süreçler nedeniyle proje hayata geçirilemedi. Son olarak geçen mayıs ayında Kamu İhale Kurumu, Başkentray Projesi ihalesinin iptaline karar verdi. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Başkentray ihalesine en kısa süre içerisinde yeniden çıkacaklarını açıklamıştı.

Hızlı Tren Için ‘Trafik Yönetim Sistemi’ Kurulacak

| Ankara Haberleri | 26 Temmuz 2013

Hızlı Tren Için 'Trafik Yönetim Sistemi' KurulacakTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü, hızlı tren seferlerini yönetmek için Yüksek Hızlı Tren (YHT) Trafik Yönetim Sistemi kurmaya hazırlanıyor. Sistemin merkezi Ankara olacak. 126 milyon liralık işin ihale süreci ise başladı. Demiryollarında trenlerin tamamı tren takip sistemi merkezi sayesinde anlık takip ediliyor. Kısa vadede 15 ili birbirine yüksek hızlı trenle bağlayacak ve yüzlerce orta vadede binlerce hızlı tren seferinin olacağı bir trafiği yönetmek için yeni bir Yüksek Hızlı Tren Trafik Yönetim Sistemi kurulacak. Avrupa Birliği (AB) standartlarına uygun ileri teknolojinin kullanıldığı bu sistemle, 24 saat trenler anlık takip edilecek. Yönlendirme, bilgi depolama özelliği yanında her nevi seyir simülasyonları da bu merkezde yapılacak. Sistemin merkezi ise Ankara olacak. 126 milyon liralık işin ihale süreci başladı. Öte yandan TCDD Genel Müdürlüğü, saatte 300 kilometre hız yapabilecek 7 adet çok yüksek hızlı tren setinin ihalesini tamamlayarak 31 Mayıs 2013 tarihinde sözleşmesini imzaladı. Tren setinin biri Ekim ayında teslim alınacak. Geriye kalanı da 2016 yılına kadar teslim alınmış olacak. Çok yüksek hızlı tren setinin 483 kişilik yolcu kapasitesi bulunuyor ve 8 adet vagondan oluşuyor. 2023 yılına kadar ise 106 adet daha yüksek hızlı tren seti temin edilmesi planlanıyor. 106 adet yüksek hızlı tren seti temini için Kalkınma Bakanlığı’na müracaat edildi. 2013 yılı yatırım programına alınması bekleniyor.

Ankara-Eskişehir Hızlı Tren Hattında 4 Yılda 8 Milyon Yolcu Taşındı

| Ankara Haberleri | 26 Temmuz 2013

Ankara-Eskişehir Hızlı Tren Hattında 4 Yılda 8 Milyon Yolcu TaşındıTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü tarafından 2009 yılında hizmete açılan Ankara-Eskişehir Hızlı Tren hattında, açıldığı tarihten bugüne kadar 8 milyon 173 bin yolcu taşındı.Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi, mevcut hattan bağımsız 533 km uzunluğunda 250 km/saat hıza uygun, tamamı elektrikli ve sinyalli yeni çift hatlı hızlı demiryolu yapımı projesi. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesinin ilk etabı olan 245 kilometrelik Ankara-Eskişehir hattı 2009 yılında hizmete açıldı. Açıldığı tarihten bugüne kadar 8 milyon 173 bin yolcu taşındı. Ankara-İstanbul arası ise 3 saate inecek ve yolcu taşımacılığındaki demiryolu payı yüzde 10′dan yüzde 78′e çıkacak.Hattın, Eskişehir-İnönü kesiminde alt ve üst yapı işleri tamamlandı. Test ve sertifikasyon işleri devam ediyor. Güzergahın altyapısı tamamlanma noktasına geldi. Bu kapsamda, 123 adet menfez, 40 altgeçit 13 üstgeçit, 13 bin metre uzunluğunda 28 adet köprü-viyadük ve 59 bin metre uzunluğunda 35 adet tünel inşa edildi. Üst yapı ve elektromekanik kısım yarı yarıya tamamlandı.Bu kapsamda 387.500 metreküp balast 5450 mt alt balast ,132.932 metre tek hat panel serildi, 10 adet makas montajı tamamlandı, 101.000 metre kaynak yapıldı, 2.404 adet kataner direği dikildi, 125.507 metre kablo kanalı tamamlandı, 14 adet teknik bina tamamlandı. Hattın 56 kilometrelik Köseköy-Gebze kısmı İPA fonlarıyla yapılıyor. Gebze-Pendik arasını ise Marmaray kapsamında yapılıyor. Bu sonbaharda Ankara-Pendik arasında Yüksek Hızlı Treni çalıştırılacak. 29 TEMMUZ’DA SİNCAN TREN SEFERLERİ YENİDEN BAŞLIYOR Ankara içinde doğu batı aksında ise Kayaş-Sincan arasında 36 kilometrelik mevcut demiryolu bulunuyor. Bu 36 km’lik mesafede yüksek hızlı trenler, yük trenleri, yolcu trenleri, banliyö trenleri çalışıyor. Güzergahı bazı yerlerde 4 hatta bazı yerlerde 6 hatta çıkaracak, yüksek hızlı trenle banliyö hattını birbirinden ayıracak, metro sistemleriyle entegre, durakların ve işletmeciliğin metro standardında olduğu, hem doğu yüksek hızlı tren yolu olan Ankara-Sivas hem Ankara-İstanbul hızlı tren yoluyla entegre bir sistem için Eryaman’a yapılacak Batı Hızlı Tren Garı için ihaleye çıkıldı. TCDD Ankara-Sincan arasında, bir kısmı iki hat olmak üzere, yeni bir hat yapıldı ve tamamladı. Bu arada Ankara-Sincan arasında 6 araç alt ve üst geçidi tamamlandı. Yol bu çalışmalar için kapatılmıştı. Şimdi bu çalışmalar tamamlandığı için 29 Temmuz günü trenler yeniden sefere çıkacak.HIZLI TREN GARI YENİ İHALE KAPSAMINA ALINDI Başkentray ihalesi yeniden yapılıp sonuçlandığı takdirde; inşaat esnasında işletmecilik yapılması planlanıyor. Sincan-Ankara arasına Eryaman bölgesine Ankara Batı Yüksek Hızlı Tren Garı yapımı, yeni ihale kapsamına alındı. İhale süreci tamamlanan Ankara Gar havzasına yapılacak gar; eskisiyle yeniyi, geçmişle geleceği buluşturan, modern bir mimari çizgide olacak. Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılacak gar için 230 milyon dolar harcanacak. Söz konusu gar devletten tek kuruş çıkmadan yapılacak. Ankara YHT Garı, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Ankara-Sivas yüksek hızlı tren yollarının en etkin garı olacak. Bir toplama ve dağıtım merkezi özelliğine sahip olacak. Konya‘ya ise ikinci YHT Garı için de süreç başlatıldı. Uygulama projeleri tamamlandı. Yer için Konya Buğdaypazarı uygun görüldü.Hem kentsel dönüşüm alanı olması, hem Selçuk Üniversitesine yakınlığı, hem Konyalıların talebi yer seçimde etkili oldu. Yolcuların her türlü sosyal, kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak donanımlar mevcut yeni gar, köprü yapı özelliğine sahip. Yaklaşık 65-70 milyon TL maliyetli yeni Konya Gar için yapım ihale süreci başlatılacak.

Yangınların Sebebi Sigara Ve Kibrit

| Ankara Haberleri | 24 Temmuz 2013

Yangınların Sebebi Sigara Ve Kibrit

Yanar haldeki sigara ve kibritlerin, yangın nedenleri arasında ilk sırada yer aldığı bildirildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, ocak-haziran dönemi yangın raporlarını açıkladı. Bu dönemde başkentte 3 bin 682 yangının meydana geldiği belirtilen raporda, itfaiye ekiplerinin tüm ihbarlara çok kısa sürede müdahale ettiği vurgulandı. Haziran ayı sonuna kadar Ankara itfaiyesine 7 bin 109 ihbar geldiği, bunlardan 582’sinin asılsız çıktığı, 360 ihbardan ekiplerin yarı yoldan döndüğü ve 567 trafik kazasına müdahale edildiği kaydedildi. İtfaiye ekiplerinin müdahale ettiği trafik kazalarında, 52 vatandaşın hayatını kaybettiği ve 849’unun yaralı olarak kurtarıldığına işarete dilen raporda, itfaiyenin görev aldığı yangın, suda boğulma, tren kazası, zehirlenme, asansör kazaları ve intihar gibi olaylarda 11 vatandaşın hayatını kaybettiği, 967 kişinin yaralandığı aktarıldı. -Sigara ve kibrit ilk sırada Başkentte, bin 791 yangının yanar halde atılan sigara ve kibrit nedeniyle çıktığına dikkat çekilen raporda, 821 yangının sabotajdan, 590 yangının da elektrik kontağından çıktığı kaydedildi. LPG, doğalgaz, ocak, soba, kalorifer kazanı, baca tutuşması, akaryakıt, patlayıcı madde ve yıldırım düşmesi gibi çeşitli nedenlerden de yangınların meydana geldiği bildirildi. Raporda, 3 kamu binasının yangınlardan hasar gördüğü belirtilirken, ekiplerin bina, motorlu araç, atölye, imalathane, fabrika, odun-kömür depoları ile fidanlık alanları yangınına müdahalede bulunduğu ifade edildi. İtfaiye yetkililerinin, 154 kamu ve özel kuruluşta, yangınla ilgili bilgilendirme çalışması yaptığı, 47 bin 744 kişiye ders verildiği vurgulandı.  

TOPlist