Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

Tel örgü
Bahçenin ya da herhangi bir bölgenin sınırını belirlemek amacıyla kullanılan materyallere tel örgü adı verilmektedir.
Şimdilerde birçok farklı şey için kullanılan bu örgüler,
kullanım alanına bağlı olarak gerek şekilde gerekse fiyat anlamında çok büyük farklara sahip olmaktadır.
Tel örgü arasında meydana gelen değişimler arasında inceleme yaparken öncelikli olarak nasıl bir tel istendiği göz
önünde bulundurulmalıdır.


Etiketler; Tel Örgü, Panel Çit, Jiletli Tel, Ankara Tel Örgü, Ankara Panel Çit, Tel Örgü Fiyatları, Tel Örgü Firmaları, Ankara Tel Örgü Firmaları,



Etiketler; Tel Örgü, Panel Çit, Jiletli Tel, Ankara Tel Örgü, Ankara Panel Çit, Tel Örgü Fiyatları, Tel Örgü Firmaları, Ankara Tel Örgü Firmaları,

Mhp Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın Basın Toplantısı

| Ankara Haberleri | 09 Ekim 2013

Mhp Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın Basın ToplantısıMHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Balyoz Davası kararıyla ilgili, “Bugün PKK’nın silahıyla Türk milletinin egemenliğine darbe vuruluyor. Bir gün gelecek PKK tehdidi ile bizim milletimize, egemenliğimize yapılan bu darbenin hesabını soracak cumhuriyet savcıları ve hakimleri çıkacaktır inşallah” dedi.TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısındaki sözlerini eleştiren MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan’a meydan okuyarak, “Er meydanına, gel dik dur” ifadelerini kullandı. Adana mitingine katılanların ve katılmayanların fişlendiğini iddia eden Oktay Vural, “Adana’da miting yapılıyor, mitingler emirli, barkodlu, vaazlı mitingler. Demokrasi bunun neresinde. Kendi mitingine gelenleri fişliyorsun” diye konuştu.Vural, “Her gün ‘Türk’üm’ diyerek Türk olunmuyor; sen her gün ‘demokrat, demokrat, demokrat’ diyerek demokrat olduğunu mu sanıyorsun” dedi.Andımızın kaldırılmasına tepki gösteren ve Başbakan Erdoğan’ı eleştiren Oktay Vural, “Bu milletin adını çıkartmak isteyenler her şeyden önce namus ve şereflerini ayaklar altına almışlardır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türk milletinin milli adına bir saldırı başlatmıştır” ifadelerini kullandı.Başbakan Erdoğan’ın bir videosunu izlettiren Vural, “Millete ‘ormanda yaşa’ diyen sensin, ‘ya sev, ya terk edeceksin’ diyen sensin. Böyle birisi kalkıp işgal ettiği programlarda yalan propaganda ile milletin aklını çelmeye çalışmaktadır. Andımızdan adımızı çıkartıyorlar. Ne bu sendeki Türk düşmanlığı” açıklamasını yaptı.Ruhban Okulu açılması konusu ile ilgili konuşan Vural, “Lozan’ı uygulamayan Yunanistan’ı karşı Lozan’ı delerek ‘Ruhban Okulunu sana hediye edeyim’ diyerek kılıf arıyorsun” ifadelerini kullandıktan sonra dershanelerin kapatılması konusuyla ilgili olarak, “Sebepler ortadan kaldırılmadan dershanelerle ilgili alınan kararın amaç ve hedefi siyasidir” dedi.Hüseyin Çelik’i de eleştiren Vural, “Hüseyin Çelik sürekli yarışma programları izliyor galiba, kılık kıyafet denetimi yapıyor, hem izliyor, hem ‘böyle bir şey izletilir mi?’ diyor. Ben de diyorum ki, bundan sonra bir hat kurulsun bugün ne giysem hattı olsun, fotoğraflar Hüseyin Çelik’e gönderilsin, o da onaylasın. Zihniyet olarak bakıldığında bu konunun siyaseten böylesine gündeme getirilmesi bile medya üzerinde nasıl etkili olunduğunu ortaya koymaktadır” diye konuştu.Balyoz Davası ile ilgili sorulan sorulara, “Bugün PKK’nın silahıyla Türk milletinin egemenliğine darbe vuruluyor. Bir gün gelecek PKK tehditti ile bizim milletimize, egemenliğimize yapılan bu darbenin hesabını soracak Cumhuriyet Savcıları ve hakimleri çıkacaktır inşallah” şeklinde cevap veren Vural, CHP ve MHP’nin MİT tarafından fişlendiği iddiaları ile ilgili sorulara ise, “İtiraf ediyorlar, Türkiye’de muhalefet partisi izleniyor, dinleniyor, fişleniyor. Neredesiniz ey demokratlar, nerede demokrasi, nerede özgürlükler? Recep Tayyip Erdoğan tarafından görevlendirilen gizli görevliler, Recep Tayyip Erdoğan’ın koruması altındadır. Derin AK Parti hepimizin özgürlük alınana müdahale etmektedir. AK Parti’ye oy veren değerli insanlar, hepimizin bu zihniyetin tehdidi altındayız. Evren Paşa’ya bile boyun eğmemiş ülkücü hareket senin bu yönetim anlayışın karşısında mı bezecek. Kendine oy veren insanları bile fişliyorlar. Bu gerçek bir demokrasi sorunudur” açıklamasında bulundu.Başbakan Erdoğan’ın Reşit Galip ile ilgili sözlerini de eleştiren Vural şu ifadeleri kullandı: “Türk milletine ırkçı demek ancak ırkçı bir zihniyetin tezahürüdür. Sen Türk milleti önünde yemin etmedin mi, bayrağımız Türk bayrağı değil mi, ırkçı bayrak diye onu da mı sileceksin? lafı dolaştırmasın. Bunların niyeti İstiklal Marşı’nı da yasaklamak herhalde”

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: “türkiye Artık Alan El Değil, Veren El Konumuna Gelmiştir”

| Ankara Haberleri | 27 Eylül 2013

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: “türkiye Artık Alan El Değil, Veren El Konumuna Gelmiştir”Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, BM’nin ilk defa düzenleyeceği Dünya İnsani Yardım Zirvesi’nin 2016 yılında İstanbul‘da yapılmasına yönelik alınan kararın tarihi bir karar olduğunu vurgulayarak, “Bu karar, Türkiye’nin son yıllarda büyük bir artış oranı gösteren insani yardımlarla ilgili attığı adımların somut bir neticesidir” dedi.Başbakan Yardımcısı Bozdağ, twitter hesabından yaptığı açıklamada, BM’nin ilk defa düzenleyeceği Dünya İnsani Yardım Zirvesi’nin 2016 yılında İstanbul’da yapılmasına yönelik alınan kararın tarihi bir karar olduğunu ifade ederek şunları dedi:”Bu karar, Türkiye’nin son yıllarda büyük bir artış oranı gösteren insani yardımlarla ilgili attığı adımların somut bir neticesidir. Türkiye, 2002 yılında sadece 85 milyon dolar olan resmi kalkınma yardımında bulunurken, 2012 yılında 2.530 milyar dolarla rekor kırmıştır. Türkiye, TİKA’nın koordinasyonunda dünyanın dört bir yanındaki muhtaç insanlara yardım elini uzatmaktadır. Türkiye artık alan el değil, veren el konumuna gelmiştir. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti kadrolarının başarısıdır.”

İç Anadolu’nun Stresini Alan Termal

| Ankara Haberleri | 25 Eylül 2013

İç Anadolu’nun Stresini Alan TermalKırşehir merkezde yaklaşık 100 milyon liralık yatırımla tamamlanan ve Anadolu’nun en büyük termal tesisi unvanına sahip Makissos Thermal&Spa Hotel, hem termal özelliği, hem de kongre turizmine uygunluğu nedeniyle özellikle İç Anadolu’da iş yoğunluğundan bunalan işadamlarına nefes aldıracak, stres atmalarını sağlayacak.Coğrafi olarak Türkiye‘nin tam orta yerinde yer alan otel, Ankara’ya 2, Konya’ya 2.5, Kayseri’ye 1.5, Nevşehir’e 1 saatlik uzaklıkta bulunuyor. Makissos Thermal&Spa Hotel, convention, termal ve şehir oteli özelliklerinin bir arada olması nedeniyle de ön plana çıkıyor.İnşası sırasında tüm detayların titizlikle düşünüldüğü otellerine ulaşım kolaylığına dikkati çeken Renkyol İnşaat AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sungur, “Örneğin Ankaralı bir iş adamının hafta içi ya da sonu iş stresinden uzaklaşmak, eşsiz termal suda terapi yapmak, fizyoterapistler eşliğinde fiziksel aktivitelerle rahatlamak için en fazla 2 saatlik yol kat etmesi yeterli olacak. İş toplantılarını otelimiz sayesinde stresten uzaklaşarak küçük tatiller olarak da değerlendirebilecek. Çünkü otelimiz aynı zamanda convention otel özelliği taşıyor. Kırşehir merkezde olmamız otelimize ayrıca kent oteli özelliği de kazandırıyor. Kırşehir’e iş yapmaya gelen iş adamları termal suya girerek bir taşla iki kuş vurabilecek. Biz bu otelimiz için sanayi ve ticaretin kalbinin attığı İç Anadolu’nun stresini alacak termal tesis yakıştırması yapıyoruz” dedi.20. Dönem Kırşehir Milletvekili Dr. Mehmet Ali Altın’ın oğlu Oğuz Altın ve Erteks Oto Sahibi Ercan Malkoç’un girişimleriyle Kırşehir’e kazandırılan otellerinin İç Anadolu’ya hizmet vermekle sınırlı kalmayacağını, tüm Türkiye’ye hatta yurt dışına hizmet vereceğinin altını çizen Bülent Sungur, eklem, romatizmal hastalıklar, bel ağrıları, kalsiyum eksikliği, astım, bronşit, gut, ülser, böbrek ve idrar yollarında taş oluşumu, magnezyum eksikliği gibi bir çok rahatsızlığa iyi gelen ve suyu içilebilen termal özelliklerin şimdiden İranlılar’ı otellerine çektiğini söyledi.“BOZKIR’IN TEZENESİ”NE GÖRKEMLİ ANMASungur, otelin 28 Eylül Cumartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın katılımıyla yapılacak resmi açılış gününde Kırşehir’in yetiştirdiği ve Türkiye’de herkesin “bozkırın tezenesi” olarak bağrına bastığı Neşet Ertaş’ı da ölümünün birinci yıl dönümünde anacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:“Bir Kırşehirli olarak memleketimize böyle büyük bir tesis kazandırmak bizler için gurur kaynağı. Kırşehirliler’in gururu, tüm halkın gönlüne taht kuran usta sanatçımızı anmak da, ilk açılış günümüzde bizlere nasip olacak. Açılış yapacak olmanın heyecanı, Neşet Ertaş’ı da anacak olmamızla beraber katlanıyor.”Bülent Sungur, etkinlikler kapsamında düzenlenecek “Altın Bağlama Ödül Töreni”ne çok önemli sanatçıların katılacağını da sözlerine ekledi.MAKİSSOS THERMAL&SPA HOTELAnadolu’nun en büyük termal yatırımında birbirinden konforlu 198 odanın yanında tuz odası, kneipp refleks havuzu, spor merkezi, sauna, buhar odası, açık, kapalı yüzme havuzları, termal havuzlar, kova, macera duşları, kar çeşmesi, şok havuzu, çocuk havuzları, VIP aile odaları, aqua park; Kırşehir manzarasına sahip roof restoran gibi bölümler bulunuyor.

Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

| Ankara Haberleri | 20 Eylül 2013

Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları ToplantısıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda partililere seslenecek.AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı, Genel Merkez’de başlıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda partililere seslenerek, gündemdeki konuları değerlendirecek.

Chp Lideri Soruları Yanıtladı

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Chp Lideri Soruları YanıtladıCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, demokratikleşme paketine ilişkin hükümete eleştirilerde bulunarak, “Türkiye demokratikleşecek ama halkın bundan haberi yok. Paketin kamuoyuna açıklanması gerekir” dedi.Kılıçdaroğlu, Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ile birlikte, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören eski bakan Ali Rıza Uzuner’i ziyaret etti. Çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, demokratikleşme paketine ilişkin, “Masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, diğer ucunda da Recep Tayyip Erdoğan var. İkisi görüşüp pazarlık yapıyorlar. Toplumun haberi yok. Nasıl bir demokratikleşme paketi, bilmiyoruz. Türkiye demokratikleşecek ama halkın bundan haberi yok. Böyle bir demokrasi anlayışını biz kabul etmiyoruz. Bu paketin kamuoyuna açıklanması, tartışılması, düşünürlerin görüşlerini bildirmesi gerekir. Öyle anlaşılıyor ki bunlar kendi aralarında oturup pazarlık yaptılar. Bir iki noktada kuşkular var. Bunları da giderecekler, apar topar parlamentodan geçirip yasalaştıracaklar ve böylece Türkiye demokratikleşmiş olacak. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engel 12 Eylül askeri rejiminin getirdiği yasalardır. Bu yasalar değişmeden Türkiye’de sağlıklı bir demokrasi olmaz. Yasalarla kılık kıyafet düzenlenmez. Kılık kıyafetin düzenlenmesiyle ilgili yönetmelikler vardır ve şu anda uygulanıyor zaten. Kılık kıyafet serbest. Yargıç yargılama sırasında kürsüye istediği kıyafetle mi çıkacak. Önce bir bakalım neyi açıklayacaklar, pazarlıklar ne oldu. Bunları göreceğiz, bundan sonra kararımızı vereceğiz” diye konuştu.ERDOĞAN’IN “MISIR” ELEŞTİRİLERİBaşbakan Erdoğan’ın, Mısır ziyaretine yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Kendisi Başbakan olmadan önce pek çok yurt dışı seyahati yaptı. Hangi sıfatla gitti? Biz Mısır’a da, Irak’a da, Suriye’ye de halkımızdan aldığımız yetkiyle gidiyoruz. Bölgemizde savaş olmasın, insanlar birbirini öldürmesin istiyoruz. Savaş kışkırtıcılığı yapan dünyada başka bir siyasi lider var mı? Herkes barış ister, bizimki savaş ister. Bir başbakanın eli kirli olmaz. Eli kirli yetmedi, şimdi dili kirli. Bu doğru değil. Recep Tayyip Erdoğan bir şey söylüyor, Onun milletvekilleri, bürokratları, savcıları yargıçları, söylemlerini yerine getirmek için çaba harcıyor. Türkiye’de gelinen nokta maalesef bu. Demokrasi açısından son derece tehlikeli. Yargılamalar siyasetin isteği üzerine yapılırsa o zaman Türkiye’de yargı bağımsızlığından söz edilemez. Zaten söz etmiyoruz. Yargı tümüyle siyasi iktidarın emrinde. O bir talimat veriyor, yargı da gereğini yapıyor” açıklamasında bulundu.ANAYASA YAZIMI KOMİSYONUNDAKİ GERGİNLİKBir soru üzerine, Anayasa Yazımı Komisyonu’ndaki tartışmaların normal olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “4 parti var. Bunlar bir araya gelip ne yapıyorlar, tartışıyorlar. Anayasa Komisyonu’nda görüş bildirmek, tartışmak ne zamandan beri ayrışmanın esası olmaya başladı. İnsanlar o komisyonda düşüncelerini özgürce dile getirecekler, bundan halkımız kazanacak” dedi.BDP’NİN BOYKOTUKılıçdaroğlu, anadilde eğitim için okulları boykot edeceklerini açıklayan BDP’lileri de eleştirerek, “Çocukları siyasete malzeme etmek doğru değil” diye konuştu.

Chp Lideri Soruları Yanıtladı

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Chp Lideri Soruları YanıtladıCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, demokratikleşme paketine ilişkin hükümete eleştirilerde bulunarak, “Türkiye demokratikleşecek ama halkın bundan haberi yok. Paketin kamuoyuna açıklanması gerekir” dedi.Kılıçdaroğlu, Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ile birlikte, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören eski bakan Ali Rıza Uzuner’i ziyaret etti. Çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, demokratikleşme paketine ilişkin, “Masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, diğer ucunda da Recep Tayyip Erdoğan var. İkisi görüşüp pazarlık yapıyorlar. Toplumun haberi yok. Nasıl bir demokratikleşme paketi, bilmiyoruz. Türkiye demokratikleşecek ama halkın bundan haberi yok. Böyle bir demokrasi anlayışını biz kabul etmiyoruz. Bu paketin kamuoyuna açıklanması, tartışılması, düşünürlerin görüşlerini bildirmesi gerekir. Öyle anlaşılıyor ki bunlar kendi aralarında oturup pazarlık yaptılar. Bir iki noktada kuşkular var. Bunları da giderecekler, apar topar parlamentodan geçirip yasalaştıracaklar ve böylece Türkiye demokratikleşmiş olacak. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engel 12 Eylül askeri rejiminin getirdiği yasalardır. Bu yasalar değişmeden Türkiye’de sağlıklı bir demokrasi olmaz. Yasalarla kılık kıyafet düzenlenmez. Kılık kıyafetin düzenlenmesiyle ilgili yönetmelikler vardır ve şu anda uygulanıyor zaten. Kılık kıyafet serbest. Yargıç yargılama sırasında kürsüye istediği kıyafetle mi çıkacak. Önce bir bakalım neyi açıklayacaklar, pazarlıklar ne oldu. Bunları göreceğiz, bundan sonra kararımızı vereceğiz” diye konuştu.ERDOĞAN’IN “MISIR” ELEŞTİRİLERİBaşbakan Erdoğan’ın, Mısır ziyaretine yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Kendisi Başbakan olmadan önce pek çok yurt dışı seyahati yaptı. Hangi sıfatla gitti? Biz Mısır’a da, Irak’a da, Suriye’ye de halkımızdan aldığımız yetkiyle gidiyoruz. Bölgemizde savaş olmasın, insanlar birbirini öldürmesin istiyoruz. Savaş kışkırtıcılığı yapan dünyada başka bir siyasi lider var mı? Herkes barış ister, bizimki savaş ister. Bir başbakanın eli kirli olmaz. Eli kirli yetmedi, şimdi dili kirli. Bu doğru değil. Recep Tayyip Erdoğan bir şey söylüyor, Onun milletvekilleri, bürokratları, savcıları yargıçları, söylemlerini yerine getirmek için çaba harcıyor. Türkiye’de gelinen nokta maalesef bu. Demokrasi açısından son derece tehlikeli. Yargılamalar siyasetin isteği üzerine yapılırsa o zaman Türkiye’de yargı bağımsızlığından söz edilemez. Zaten söz etmiyoruz. Yargı tümüyle siyasi iktidarın emrinde. O bir talimat veriyor, yargı da gereğini yapıyor” açıklamasında bulundu.ANAYASA YAZIMI KOMİSYONUNDAKİ GERGİNLİKBir soru üzerine, Anayasa Yazımı Komisyonu’ndaki tartışmaların normal olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “4 parti var. Bunlar bir araya gelip ne yapıyorlar, tartışıyorlar. Anayasa Komisyonu’nda görüş bildirmek, tartışmak ne zamandan beri ayrışmanın esası olmaya başladı. İnsanlar o komisyonda düşüncelerini özgürce dile getirecekler, bundan halkımız kazanacak” dedi.BDP’NİN BOYKOTUKılıçdaroğlu, anadilde eğitim için okulları boykot edeceklerini açıklayan BDP’lileri de eleştirerek, “Çocukları siyasete malzeme etmek doğru değil” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘demokratikleşme Paketi’ne İlişkin Açıklama (1)

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Kılıçdaroğlu'ndan ‘demokratikleşme Paketi’ne İlişkin Açıklama (1)CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önümüzdeki hafta açıklanması beklenen ‘Demokratikleşme Paketi’ne ilişkin, “Eğer gerçekten demokratik olacaksa, bu paketin kamuoyuna açıklanması, paylaşılması, tartışılması, düşünürlerin görüşlerinin değerlendirilmesi gerekir” dedi.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisine devam edilen önceki Çalışma Bakanlarından Ali Rıza Uzuner’i CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal ile birlikte ziyaret etti. Uzuner’in ailesi ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, acil şifa dileklerinde bulunduklarını söyledi.Ziyaret sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Demokratikleşme Paketi üzerinde çalışılıyor. Dün bir toplantı yapılacaktı iptal edildi ve bunun nedeni olarak da BDP’nin İmralı’ya yapacağı ziyaret gösterildi. Demokratikleşme Paketi’nin Salı günü açıklanması bekleniyor. Sizin bu konuya bakış açınız nedir” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu şunları söyledi:“Daha önce de söylemiştim masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, diğer ucunda Recep Tayyip Erdoğan var. İkisi görüşüyorlar, pazarlık yapıyorlar. Toplumun ilgisi yok, haberi yok. Nasıl bir demokratikleşme paketi haberimiz yok. Demokratikleşecek ama Türkiye halkının bundan haberi yok. Böyle bir demokratikleşme anlayışını biz kabul etmiyoruz. Eğer gerçekten demokratik olacaksa, bu paketin kamuoyuna açıklanması, paylaşılması, tartışılması, düşünürlerin görüşlerinin değerlendirilmesi gerekir. Sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini bildirmesi gerekir. Öyle anlaşılıyor ki bunlar kendi aralarında oturdular pazarlık yaptılar. Bir iki noktada kuşkular var onları da giderecekler apar topar parlamentodan geçirip yasalaştıracaklar ve böylece Türkiye demokratikleşmiş olacak. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engel 12 Eylül askeri rejiminin getirdiği yasalardır. Bu yasalar değişmeden Türkiye’de sağlıklı bir demokrasi olmaz.”Yasalarla kılık kıyafetin düzenlenemeyeceğini de kaydeden Kılıçdaroğlu, “Kılık kıyafet düzenlenmesiyle ilgili yönetmelikler var. Şu anda uygulanıyor zaten. Paket olmadan kamuoyuna açıklanmadan görüş bildirmek çok doğru değil. Önce bakalım neyi açıklayacaklar, pazarlıklar ne oldu, uzlaştılar mı uzlaşmadılar mı bunları göreceğiz; ondan sonra da kararımızı vereceğiz” diye konuştu.

Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Açıklamaları (2)

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Açıklamaları (2)CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz Mısır’a da Irak’a da Suriye’ye de halkımızdan aldığımız yetkiyle gidiyoruz, bölgemizde savaş olmasın istiyoruz, insanlar birbirini öldürmesin diyoruz” dedi.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisine devam edilen önceki Çalışma Bakanlarından Ali Rıza Uzuner’i CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal ile birlikte ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, ziyaret sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bir diğer gazetecinin, “Başbakan’ın Mısır ziyaretiyle ilgili partinize, milletvekillerinize yönelik ‘hangi sıfatla oraya gidiyorlar’ diye bir soru yöneltti bunu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Kendisi Başbakan olmadan önce pek çok yurttaşı ziyareti yaptı. Hangi sıfatla gitti. Önce onun hesabını versin. Biz Mısır’a da Irak’a da Suriye’ye de halkımızdan aldığımız yetkiyle gidiyoruz. Bölgemizde savaş olmasın istiyoruz. İnsanlar birbirini öldürmesin diyoruz. Bana söyler misiniz savaş kışkırtıcılığı yapan bu Başbakandan başka bir siyasi lider var mı? Yok böyle bir şey herkes barış istiyor. Bizim ki savaş ister. Bir Başbakanın eli kirli olmaz. Eline silah verip Suriye’ye gönderiyorsunuz git kardeşini vur diyorsunuz. Eli kirli yetmedi şimdi di dili kirli” şeklinde konuştu.BDP’nin ana dilde eğitim olmadığı için yaptıkları boykot çağrısını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Çocukları siyasete malzeme etmek hiç doğru değil. Bunlar bizim çocuklarımız. O çocukları alıp siyasete malzeme etmenin hiç bir anlamı yoktur” dedi.Kılıçdaroğlu, gazetecilerin “28 Şubat soruşturmasıyla ilgili Başbakan’ın bunun sivil kanadının da olduğuna ilişkin açıklamalarda bulunması üzerine ardından Aydın Doğan ve Koç Grubuna gelen soruşturma başlatılması sürecine yönelik ne düşünüyorsunuz” sorusuna da şu cevabı verdi:“Hitler’in Almanya’sında, Hitler bir şey söyler ertesi gün bütün milletvekilleri ve bürokrasiler onu yerine getirmek için yarışırlardı. Benzer bir uygulama 2013 Türkiyesi’nde var. Recep Tayyip Erdoğan bir şey söylüyor onun milletvekilleri, bürokratları, savcıları söylemlerini yerine getirmek için çaba harcıyorlar. Türkiye’de gelinen nokta bu maalesef. Demokrasi açısından son derece riskli. Yargılamalar siyasetin istekleri üzerine yapılırsa o zaman Türkiye’de yargı bağımsızlığından söz edilemez. Zaten de söz etmiyoruz. Yargı tümüyle siyasi iktidarın elinde.”Anayasa Komisyon çalışmalarında Atilla Kart ile Süheyl Batum arasında maddeler üzerinde görüş ayrılığı yaşanmasının değerlendirilmesini isteyen gazeteciye Klıçdaroğlu, “Anayasa komisyonunda 4 siyasal parti var. Bunlar bir araya gelip tartışıyorlar. Görüş bildirmek, tartışmak ne zamandan beri ayrışma oldu. İnsanlar düşüncelerini o komisyonda düzgünce dile getirecekler. Bundan halkımız kazanacak” ifadelerini kullandı.Son olarak sorulan “Cami-cemevi projesini nasıl değerlendirirsiniz” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Dini siyasette kullanmak dine yapılacak en büyük kötülüktür. Allah ile kulun arasına kimsenin girmediği öngörülen dinde araya birilerinin girip dine yön vermelerini doğru bulmuyoruz. Herkesin inancına saygılıyız. Çatışarak çatışma kültürüyle doğruları bulamayız” dedi.

Başbakan Erdoğan, Adıyaman’da

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Başbakan Erdoğan, Adıyaman’da

ADIYAMAN - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş’ı ziyaret etti. Başbakan Erdoğan, Adıyaman’daki programı kapsamında, Vilayet Meydanı’nda düzenlenen, bazı eserlerin ortak açılış töreninin ardından, Adıyaman Valiliğine geçti. Erdoğan, Vali Mahmut Demirtaş’tan çalışmalarıyla ilgili brifing aldı. Başbakan Erdoğan, burada ayrıca Adıyaman’ın kanaat önderlerinden Rıza Tanrıverdi ve Ali Büyükşahin ile bir araya geldi. Erdoğan’a, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile bazı milletvekilleri de eşlik etti.

Ak Parti Aday Adaylığı Müracaatları 21 Ekim’de Başlıyor

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Ak Parti Aday Adaylığı Müracaatları 21 Ekim’de BaşlıyorAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, yerel seçimler için AK Parti aday adaylığı müracaatlarının başlangıç tarihinin 21 Ekim 2013 olarak belirlendiğini açıkladı.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısında alınan yerel seçim kararını sosyal paylaşım sitesi twitter hesabı üzerinden açıkladı. Çelik, 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimler ile ilgili AK Parti aday adaylığı müracaatlarının başlangıç tarihinin 21 Ekim 2013 tarihi olarak belirlendiğini bildirdi.

Ak Parti Mkyk Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Ak Parti Mkyk Toplantısı Sona ErdiGenel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi.Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MKYK toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü.

Ak Parti’nin Belediye Başkan Adayları Temayül Yoklamasından Sonra Belirlenecek

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Ak Parti’nin Belediye Başkan Adayları Temayül Yoklamasından Sonra BelirlenecekAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti’nin belediye başkan adaylarının teşkilatlar nezdinde yapılacak temayül yoklamalarından sonra Genel Merkez’ce belirleneceğini açıkladı.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısında alınan yerel seçim kararını sosyal paylaşım sitesi twitter hesabı üzerinden açıkladı. Çelik, mahalli seçimler için başvuruda bulunacak olan kadın adaylardan yüzde 50, engelli vatandaşlardan ise yüzde 75 daha az başvuru ücreti alınacağını bildirdi. MKYK’da alınan karara göre AK Parti’nin tüm seçim çevrelerinde seçime katılacağını ifade eden Çelik, AK Parti’nin belediye başkan adaylarının teşkilatlar nezdinde yapılacak olan temayül yoklamalarından sonra Genel Merkez’ce belirleneceğini bildirdi.

AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu Toplantısı Sona ErdiAK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısı sona erdi. AK Parti Genel Merkezi’nde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen toplantı yaklaşık 3,5 saat sürdü. Toplantının sona ermesinin ardından, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, Twitter hesabı üzerinden açıklamalarda bulunarak, özellikle önümüzdeki yerel seçimlerle ilgili alınan bazı kararları paylaştı.Hüseyin Çelik, ilk olarak MKYK toplantısında, mahalli seçimler için AK Parti aday adaylığı müracaatlarının başlangıcı olarak 21 Ekim 2013 tarihinin belirlendiğini bildirdi. Hüseyin Çelik, ayrıca, başvuracak olan hanım adaylardan yüzde 50, engelli vatandaşlardan yüzde 75 daha az başvuru ücreti alınacağını duyurdu. Çelik, ayrıca, MKYK’da alınan kararlara göre AK Parti’nin, tüm seçim çevrelerinde seçime katılacağını aktardı.MKYK sonrasında konuşulan gündemle ilgili bilgi aktarmayı sürdüren Hüseyin Çelik, AK Parti’nin belediye başkan adaylarının, teşkilatların nezdinde yapılacak temayül yoklamalarından sonra Genel Merkez tarafından belirleneceğini kaydetti.

Demokratikleşme Paketi Toplantısı Ertelendi

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Demokratikleşme Paketi Toplantısı ErtelendiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında demokratikleşme paketini grüşmek üzere bugün yapılması planlanan toplantı ertelendi. AK Parti MKYK toplantısının uzun sürmesinden dolayı, toplantının önümüzdeki hafta içinde birgün yapılacağı belirtildi.

Demokratikleşme Paketi Değerlendirme Toplantısı Ertelendi

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Demokratikleşme Paketi Değerlendirme Toplantısı ErtelendiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak olan Demokratikleşme Paketi Değerlendirme Toplantısı önümüzdeki haftaya ertelendi.Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti MKYK toplantısının ardından yapılacak olan Demokratikleşme Paketi Değerlendirme Toplantısı önümüzdeki hafta içerisinde belirlenecek bir günde yapılacak.

Ak Parti’de Belediye Başkan Aday Adayları İçin Başvuru Ücretleri Belli Oldu

| Ankara Haberleri | 14 Eylül 2013

Ak Parti’de Belediye Başkan Aday Adayları İçin Başvuru Ücretleri Belli OlduBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısında alınan kararlara göre, AK Parti’de büyükşehir belediye başkanı aday adaylarından 7 bin 500 Türk Lirası, nüfusu 100 binin üzerinde olan il belediye başkan aday adaylarından 3 bin Türk Lirası başvuru ücreti alınacak.AK Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısında alınan kararlara göre, büyükşehir belediye başkan aday adaylarından 7 bin 500 TL, nüfusu 100 binin üzerinde olan il belediye başkan aday adaylarından 3 bin TL, nüfusu yüz bin ve daha az olan il belediye başkanı aday adaylarından ise bin 500 Türk Lirası başvuru ücreti alınacak. Kararlara göre nüfusu 200 binin üzerinde olan ilçe belediye başkan aday adaylarından 2 bin 250 TL, nüfusu 50 binden fazla ve 200 bine kadar olan ilçe belediye başkan adaylarından bin 500 TL, nüfusu 50 bin ve daha az olan ilçe belediye başkan aday adaylarından 750 TL, nüfusu 10 binden fazla olan belde belediye başkanı aday adaylarından 750 TL, nüfusu 10 bin ve daha az olan belde belediye başkanı aday adaylarından 400 TL, büyükşehirlerdeki Belediye Meclis üyesi aday adaylarından 750 TL ve İl Genel Meclisi üyesi ve büyükşehir olmayan diğer illerin belediye Meclisi üyesi aday adaylarından 250 TL başvuru ücreti alınacak.

Güvenlik Zirvesi Toplanıyor

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Zirvesi ToplanıyorBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek olana Güvenlik Zirvesi toplantısı saat 15.00’a ertelendi.Güvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanıyor. Başbakanlık Resmi Konutu’nda ilk olarak saat 14.30’da gerçekleştirileceği açıklanan Güvenlik Zirvesi toplantısı, saat 15.00’a alındı.Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek olan Güvenlik Zirvesine, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın katılması bekleniyor.

Güvenlik Zirvesi Toplanıyor

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Zirvesi ToplanıyorBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek olana Güvenlik Zirvesi toplantısı saat 15.00’a ertelendi.Güvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanıyor. Başbakanlık Resmi Konutu’nda ilk olarak saat 14.30’da gerçekleştirileceği açıklanan Güvenlik Zirvesi toplantısı, saat 15.00’a alındı.Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek olan Güvenlik Zirvesine, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın katılması bekleniyor.

Güvenlik Zirvesi Erdoğan’ın Başkanlığında Toplandı

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Zirvesi Erdoğan'ın Başkanlığında ToplandıGüvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında toplandı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konutu’nda Güvenlik Zirvesi’ni saat 15.30′da topladı. Toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katılıyor. Zirvenin ana gündem maddesi Suriye‘ye olası müdahale olacak. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un, “Suriye, kimyasal silahlarını imha edilmek üzere uluslararası topluma teslim etsin” önerisinin de masaya yatırılacağı belirtildi.

Güvenlik Zirvesi Erdoğan’ın Başkanlığında Toplandı

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Zirvesi Erdoğan'ın Başkanlığında ToplandıGüvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında toplandı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konutu’nda Güvenlik Zirvesi’ni saat 15.30′da topladı. Toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katılıyor. Zirvenin ana gündem maddesi Suriye‘ye olası müdahale olacak. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un, “Suriye, kimyasal silahlarını imha edilmek üzere uluslararası topluma teslim etsin” önerisinin de masaya yatırılacağı belirtildi.

Güvenlik Toplantısı Sona Erdi

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Toplantısı Sona ErdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı sona erdi.Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında Başbakanlık Resmi Konutu’nda gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 2 saat 20 dakika sürdü.Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısına, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katıldı.Toplantının sona ermesinin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı.

Güvenlik Zirvesi “çözüm Süreci” İçin Toplanıyor

| Genel | 10 Eylül 2013

Güvenlik Zirvesi “çözüm Süreci” İçin ToplanıyorBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Güvenlik Zirvesi’ne yarın da devam edilecek. Toplantının yarınki kısmında gündem ‘çözüm süreci’ olacak.Başbakanlık Resmi Konutu’nda bugün saat 15.30’da başlayan Güvenlik Zirvesi sona erdi. Güvenlik Zirvesi’ne yarın da devam edilecek. Yarın saat 11.00’de başlayacak toplantıya da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlık edecek.Toplantının yarınki gündeminde ise ‘çözüm süreci’ olacak. Kurmayların üzerinde çalışmalarını tamamlayıp Başbakan Erdoğan’a sunduğu demokratikleşme paketinin de ele alınacağı zirvede, PKK’nın çekilme süreci başta olmak üzere örgüt tarafından çekilmenin durduğuna yönelik açıklamaları değerlendirilecek. Toplantıda, İçişleri Bakanı Muammer Güler ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın çekilme konusunda bazı istihbari bilgileri paylaşması bekleniyor.Yarınki toplantıya Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İçişleri Bakanı Muammer Güler, AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan’ın katılması bekleniyor.

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hayrünnisa Gül Ve Emine Erdoğan İle İlgili Yazıları Değerlendirdi.

| Ankara Haberleri | 03 Eylül 2013

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hayrünnisa Gül Ve Emine Erdoğan İle İlgili Yazıları Değerlendirdi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Bakanlığımızın önemli görevlerinden biri kadına karşı ayrımcılığı önlemektir. Gerektiğinde davalara müdahil olabilmektedir” denildi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın twitter adresinde bir köşe yazarının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile ilgili kullandığı sözlerle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Konuyla ilgili olarak twitter adresinde şu ifadelere yer verildi:“Dün bir köşe yazarı Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın eşlerine yönelik olarak yazısında bazı uygun olmayan ifadeler kullanmıştır. Bakanlığımızın önemli görevlerinden biri kadına karşı ayrımcılığı önlemektir. Gerektiğinde davalara müdahil olabilmektedir. Hukuk Müşavirliğimiz bu yetkiyle TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun işlendiği iddiasıyla mahkemeye başvuracaktır.”

Myk Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 03 Eylül 2013

Myk Toplantısı Sona ErdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti MYK toplantısı sona erdi.AK Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MYK toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 2.5 saat sürdü.

Türkiye’nin Aldığı Hava Araçları Kırıma Uğradı

| Ankara Haberleri | 03 Eylül 2013

Türkiye'nin Aldığı Hava Araçları Kırıma UğradıMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye‘nin satın aldığı hava araçlarından birinin kısmi, bir tanesinin de külli kırıma uğradığını bildirdi. Kırımın sebebinin ise henüz netleşmediğini açıkladı.CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun, hükümetin 2008 yılında İsrail firması Aeronautics’den insansız hava aracı için yaptığı sözleşme ve İHA’ların arıza ve onarımıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘a vermiş olduğu soru önergesine Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz tarafından cevap verildi. CHP Basın Birimi’nden yapılan açıklamada, “Yılmaz’ın yanıtına göre 3 adet hava aracından müteşekkil 1 İHA sistemi satın alındı. 3 adet hava aracından biri kısmi, bir tanesi de külli kırıma uğradı. Kırımın sebebinin henüz netleşmediğini açıklayan Yılmaz, İHA sisteminde kesinleşmiş bir üretim hatası olmadığını da ifade etti. Yılmaz’ın açıklamasına göre Aeronautics’e yapılan sözleşme bedeli ise 15.500.000 ABD Doları’dır. Yılmaz, Roboski katliamının, söz konusu şirketten alınan Heronlar tarafından elde edilen bilgiler doğrultusunda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin sorularımızı ise yanıtsız bırakmıştır.” denildi.

Erdoğan, Orta Doğu’yu Selçuklu Örnekleriyle Anlattı

| Ankara Haberleri | 01 Eylül 2013

Erdoğan, Orta Doğu'yu Selçuklu Örnekleriyle AnlattıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, ağustos ayı Millete Hizmet Yolu’nda konuşmasında Orta Doğu’da yaşananları, Selçuklu ve Osmanlı döneminden örnekler vererek anlattı. Başbakan Erdoğan, “Bölgede akan kandan, bölgedeki kaostan, husumetten, acıdan bizar hale gelmiş her halk, Selçuklu Sancağı altında toplanmak suretiyle, nizamı ve huzuru tesis etmek için mücadele veriyordu. Bu coğrafyanın dağınık, zayıf, birbirine karşı husumet içindeki halkları, bir araya geldikçe güçleniyor, refah ve huzurlarını artırıyor, kardeşçe yaşıyor ve tarihin en büyük medeniyetlerini inşa ediyorlardı. Bu bölge ne zaman kucaklaştıysa, ne zaman birbirine kardeşçe muamele ettiyse, o zaman büyümüş ve büyük medeniyetler inşa etmiştir. Bu bölge, ne zaman ki birbirine düşmüş, birbirine düşmanlık etmiş, kardeşinin kanını akıtmışsa, o zaman kaybetmiş, zayıflamış, çok büyük acılar yaşamış, çok ağır bedeller ödemiştir.” ifadelerini kullandı.Konuşmasının hemen başında, 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla birlikte 26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşı’na değinen Erdoğan, “Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 942 yıl önce 1071 yılında, Malazgirt Ovası’nda kazandığı büyük zaferle tarihin akışını değiştirmiş, bölgede yeni bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Bugünlerde, bölgemizde yaşanan elim hadiselere ışık tutmak amacıyla Malazgirt Zaferimiz üzerinde biraz olsun durmak istiyorum.” dedi.Ardından, Alparslan döneminde, yani yaklaşık 950 yıl önce, içinde bulunulan coğrafyanın bugünkü gibi bir manzara arz ettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, özellikle hatırlatmak istediğim husus şudur; Sultan Alparslan’ın, Sultan Melikşah’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Nurettin Zengi’nin, Sultan Kılıçarslan’ın orduları, dikkatinizi çekiyorum, sadece Türklerden oluşan ordular değillerdi. Bu ordularda, evet Türkler vardı, Türk komutanlar vardı. Ama bu ordularda, en az Türkler kadar, kardeşleri olan Kürtler vardı, Araplar vardı, bölgenin diğer tüm halkları vardı. Bölgede akan kandan, bölgedeki kaostan, husumetten, acıdan bizar hale gelmiş her halk, Selçuklu Sancağı altında toplanmak suretiyle, nizamı ve huzuru tesis etmek için mücadele veriyordu. Bu coğrafyanın dağınık, zayıf, birbirine karşı husumet içindeki halkları, bir araya geldikçe güçleniyor, refah ve huzurlarını artırıyor, kardeşçe yaşıyor ve tarihin en büyük medeniyetlerini inşa ediyorlardı. Şunu biliniz ki dünya tarihinin en büyük medeniyetlerinden olan Endülüs Medeniyeti ve Osmanlı Medeniyeti, işte bu kaynaşmanın, dayanışmanın, birliğin, en önemlisi de kardeşliğin eseridir. Bu bölge ne zaman kucaklaştıysa, ne zaman birbirine kardeşçe muamele ettiyse, o zaman büyümüş ve büyük medeniyetler inşa etmiştir. Bu bölge ne zaman ki birbirine düşmüş, birbirine düşmanlık etmiş, kardeşinin kanını akıtmışsa, o zaman kaybetmiş, zayıflamış, çok büyük acılar yaşamış, çok ağır bedeller ödemiştir.”Bugün, bölgede yaşanan büyük acıların, tarihin tekrar etmesinden başka hiçbir şey olmadığını söyleyen Erdoğan, “İşte, son aylarda Mısır’da yaşananları gördünüz. Mısır’da 6 binden fazla kardeşimiz 2 ay içinde şehit edildi. Onları, dışarıdan gelen düşmanlar, işgalciler, vandallar, barbarlar değil, ne acıdır ki kendilerinden olan, kendi ülkelerinin vatandaşları, hatta kardeşleri katletti. Suriye’de, aynı şekilde 2,5 yıl içinde 100 binden fazla insan hayatını kaybetti. Suriyeli kardeşlerimizi de dışardan gelenler değil, ne yazık ki kendi içlerinden çıkan zalimler katletti. Bugün Irak’ta kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Lübnan’da kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Filistin’de kardeşler arasındaki anlaşmazlığın mücadeleyi zayıflattığını görüyoruz. Kuzey Afrika’da, Asya’da, Arap Yarımadası’nda mazlumların düşman çizmeleri altında değil, kardeşlerinin kırbacı altında inlediklerini üzülerek müşahede ediyoruz.” diye ifade etti.Bundan bin yıl önce Selçuklu Devleti’nin yaptığı gibi, bundan 100 yıl öncesine kadar Osmanlı Cihan Devleti’nin yaptığı gibi, bugün de Türkiye Cumhuriyeti‘nin bu çatışmaların, bu kanlı mücadelenin, bu kardeş kavgasının içinde olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti olarak, sadece bu bölgenin birliği ve dirliği için mücadele veriyoruz; bu coğrafyadaki kardeşlerimize sadece nizam, huzur, istikrar, barış telkin ediyoruz.” dedi.Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu bölgede, bu coğrafyada, her halka, her etnik kökene, her inanca ve her mezhebe eşit mesafedeyiz. Türk bizim kardeşimizdir, Kürt bizim kardeşimizdir, Arap bizim kardeşimizdir, Sünni de Şii de bizim kardeşimizdir. Biz, Mısır’da, seçilmiş bir iktidara karşı askeri darbe yapılmasına karşı çıkarken, dengeleri, konjonktürü, çıkarları gözeterek değil; tarihimizi, ecdadımızı ve ilkelerimizi gözeterek karşı çıktık. Biz, Suriye’de, zalim bir iktidarın halkına ölüm kusmasına karşı çıkarken, ilkelerimiz, ideallerimiz, değerlerimiz adına buna karşı çıktık. Sultan Alparslan Şam’a, Mısır’a yöneldiğinde, altını çizerek ifade ediyorum, iktidarı için otoritesi için dünyevi hırsları için değil; kardeşlik için birlik için helalleşme ve kucaklaşma için bu seferlere çıkmıştı. ‘Şarkın En Sevgili Sultanı Selahaddin’, Kudüs ve Mısır için canını ortaya koyarken, bunu, güç için kudret için değil, kendi değerleri için, kardeşlik için yapmıştı. Selçuklu Sultanı Nurettin Mahmut Zengi’nin şu duasını burada özellikle hatırlatmak istiyorum. Mahmut Zengi, Yaradan’a aynen şöyle yakarmıştı: ‘Ya Rabbi, zaferi Mahmut’a değil, İslam’a nasip et… Mahmut kölen zafere layık değildir…’ Malazgirt Ovası’nda, 26 Ağustos Cuma günü, Cuma namazının hemen ardından, Sultan Alparslan şöyle dua etmişti: ‘Ya Rabbi! Sen’i kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Sen’in uğrunda mücadele veriyorum. Ey Allah’ım! Niyetim halistir, bana yardım et, sözlerimde hilaf varsa, beni kahret…’ Evet… İşte bu büyük dedelerimizin, ecdadımızın ettiği bu samimi duaların aynısını bugün milletçe bizler de ediyoruz. Sadece kendimiz için değil, bütün kardeşlerimiz, bütün bölge için barış istiyoruz, huzur istiyoruz, refah istiyoruz. Ben için değil, hatta biz için değil, hepimiz için barış ve kardeşlik mücadelesi veriyor; herkesin dostça, kardeşçe yaşayacağı bir bölgenin inşası için ter döküyoruz. Tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi, hem de bin yıl önce ve bin yıl boyunca yaptığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın, bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor, bunun için samimi gayret gösteriyoruz. Eğer, bundan 942 yıl önce Sultan Alparslan’a, ‘Senin Halep’le, Şam’la, Kudüs’le, Kahire’yle ne işin var’ denilseydi, inanın Malazgirt Zaferi olmaz, Kayı Boyu Söğüt’e gelemez, Orta Doğu kendisini toparlayamaz, tarihin tozlu sayfalarında kaybolur giderdi. Eğer bundan 800 yıl önce Sultan Selahaddin’e, ‘Senin ne işin var Kudüs’le, sarayında otur, rahatına bak’ denilseydi, inanın, bu coğrafyanın tarihi çok daha farklı olurdu. Ecdadımız, tarihimizin yüce şahsiyetleri, bizlere en çok da onuru, şerefi, insani ve vicdani değerleri miras bırakmışlardır. Onurlu, şerefli, kalbi ve vicdanı olan insanlar, Hakk’a Hak, zalime zalim, caniye cani, katile katil demekten asla çekinmezler. Bizler, nasıl onurlu ve şerefli bir tarihi miras devraldıysak, çocuklarımıza, torunlarımıza da aynı şekilde öyle onurlu, şerefli bir tarihi miras bırakmak istiyoruz. İşte onun için, dünyanın neresinde olursa olsun, Hakk’ı, adaleti savunuyor; dünyanın her ülkesi, her halkı için doğruları yürekli şekilde dile getiriyoruz.””SURİYE’DE ADIM ATMA ZAMANI GELMİŞTİR”Türkiye’nin hadiseler karşısında dik duruşunun, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşunun, dünyanın her yerinde takdirle ve gıptayla karşılandığını bildiren Başbakan Erdoğan, “Başta dünyanın mazlum ve mağdur halkları olmak üzere, insanların kalbinde Türkiye, kendisine müstesna bir yer edinmiş, ilkelerinden taviz vermeyen tutumuyla milyarların takdir hislerine mazhar olmuştur. Bu zorlu süreçte Türkiye, düşman değil, yeni dostlar, samimi dostlar edinmiştir. Türkiye dik duruşuyla, darbelere darbe, katliamlara katliam diyen cesur duruşuyla, dünyaya hem demokrasi dersi hem de insanlık dersi vermiştir. Ve bakın şu anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2 ülkenin maalesef süreci tıkaması neticesinde karar alamıyor. Demek ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi şu anda iş yapamaz durumda. Dolayısıyla 100 binin öldürüldüğü bir Suriye’de artık burada ortak hareket etmenin kararına vardık. Yani bugün bir ‘Gönüllüler Koalisyonu’ olabilir. Ama burada artık bir adım atmanın zamanı gelmiştir. Çünkü burada ölümlerin durma zamanı gelmiştir. İnsani değerlere sahip çıkan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne sahip çıkanların el ele vermek suretiyle artık burada bir adım atmanın zamanı gelmiştir. 11 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı, disiplinli duruşumuzu muhafaza edeceğiz. Hem ülke içinde hem bölgemizde, barıştıran, kucaklaştıran, helalleştiren bir ülke olarak geleceğe ilerleyeceğiz. Her zaman ifade ediyorum; Türkiye, demokrasi ve kardeşlik gibi 2 önemli temel ilke üzerinde yükselmeye devam edecektir. Demokrasimiz güçlendikçe Türkiye güçlenecek. Kardeşliğimiz güç kazandıkça Türkiye güç kazanacak.” diye ifade etti.Erdoğan ardından Ağustos ayı içinde açılışı yapılan yatırımlar ve hizmetlerden örnekler verdi. Başbakan Erdoğan, 17 Ağustos depremine de değinerek, “Yitirdiğimiz canlara bir kez daha Rabbim’den rahmet niyaz ediyorum. Ailelerine ve milletimize sabır temenni ediyorum.” temennilerini ifade eden Erdoğan, son olarak yurt dışı temaslarını anlattı. Ağustos ayının 15’inde, kardeş ülke Türkmenistan’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Mısır ve Suriye’deki gelişmeleri değerlendirme amacıyla yürüttükleri telefon diplomasisine, Ağustos ayında da yoğun biçimde devam ettikleri dile getirdi. Erdoğan; Fransa, Almanya, Yunanistan, Rusya, İngiltere, Malezya, Katar, İtalya, Pakistan, Hollanda, Danimarka, Endonezya lideriyle ayrıca Birleşmiş Milletler Genel sekreteri ile telefon görüşmeleri yaparak, gerek Mısır’da, gerek Suriye’de durumun ciddiyetini ve derhal bir şeylerin yapılması gerektiğini muhataplarına ilettiğini aktardı.Erdoğan, son olarak, “Bölgemizde ne kadar büyük acılar yaşanırsa yaşansın, Türkiye olarak, kendi gündemimizle, kendi hedeflerimize doğru ilerliyor, büyük devlet refleksiyle hareket ediyoruz. İnşallah, Türkiye’nin de katkılarıyla bölgede sorunlar çözüme kavuştuğunda, Türkiye’nin ilerlemesi, kalkınması daha da ivme kazanacak, Türkiye, çok daha hızlı ve istikrarlı şekilde hedefleriyle buluşacaktır.” şeklinde konuştu.

Kara Harp Okulu’ndaki Diploma Törenine Devletin Zirvesi Katıldı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Kara Harp Okulu’ndaki Diploma Törenine Devletin Zirvesi KatıldıKara Harp Okulu’ndan mezun olan teğmenler, devletin zirvesinin katıldığı törenle diplomalarını aldı. Kara Harp Okulu’ndan; 17’si kadın, 23’ü ise kardeş ve dost ülkelerden olmak üzere toplam 621 Harbiyeli mezun oldu.Kara Harp Okulu’ndan mezun olan 164. dönem teğmenler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakan İsmet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, kuvvet komutanları ve ailelerinin katıldığı törenle diplomalarını aldı. Tören, Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Harbiyelilerin, törenin gerçekleştirildiği Cemal Turan Stadyumu’na, ‘Harbiye Marşı’nı söyleyerek girmeleriyle başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün şeref tribünündeki yerini alması ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alayı’nın Gül’e takdim edilmesiyle tören başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Harbiyelileri, ‘Kara Harp Okulu merhaba’ diyerek selamladı. Daha sonra okunan İstiklal Marşı’nın ardından diploma töreni devam etti.Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Yılmaz Uyar, tören başlangıcında bir konuşma yaparak, diploma töreni ile ilgili olarak devletin zirvesine ve ailelere bilgi verdi. Dönem birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy, teğmenlere ant içtirerek, mezunlar adına yaş kütüğüne yıldız ve plaket çaktı.MEZUN OLAN TEĞMENLERE DEVLETİN ZİRVESİ DİPLOMA VERDİYapılan konuşmaların ardından diplomalar dağıtıldı. Dönem Birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy’a diplomasını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül verdi. Dönem ikincisi Piyade Teğmen Mehmet Kutay Kutlu’ya diplomasını TBMM Başkanı Çiçek verirken, dönem üçüncüsü Tank Teğmen Gökhan Kılınç’a diplomasını Başbakan Erdoğan verdi. Törende, yabancı ülkelerden gelen ve dereceye giren öğrencilere de diplomalarını büyükelçilik yetkilileri verdi.Öğrenci alayı sancağının devir tesliminin de yapıldığı tören, sancaktar ve sancak muhafızlarına kılıç ve diploma verilmesiyle sürdü. Tören, mezun olan Harbiyelilerin, alkışlar eşliğindeki geçişiyle sona erdi.

Başbakan Erdoğan: “suriye’ye Sınırlı Müdahale Bizi Tatmin Etmez, Kosova Gibi Olmamalıdır”

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan: “suriye’ye Sınırlı Müdahale Bizi Tatmin Etmez, Kosova Gibi Olmamalıdır”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’ye sınırlı müdahale bizi tatmin etmez. Kosova benzeri bir operasyon olmalı” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde ilk defa verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunu eşi Emine Erdoğan ile katıldı.Başbakan Erdoğan, Suriye’ye olası müdahaleyle ilgili olarak, “Suriye’ye sınırlı müdahale bizi tatmin etmez. Kosova benzeri bir operasyon olmalı” dedi. Erdoğan, müdahalenin 1-2 günlük vur çık değil, rejimi bıraktırma noktasına getirmesi gerektiğini söyledi.Suriye konusunda TBMM’yi olağanüstü toplamaya gerek olmadığını belirten Erdoğan, “Tezkereye şu anda ihtiyacımız yok. 4 Ekim’e kadar. Şu andaki süreç Meclis zaten tatilde. Olağanüstü toplantıya gerek olur mu olmaz mı, bunu Sayın Cumhurbaşkanımızla da görüşürüz. Meclisin kapalı olduğu dönemde Cumhurbaşkanımızın yetkisi var” dedi.Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin açıklamalarıyla ilgili olarak da, “Kerry’nin açıklamalarına bakılırsa. G20 zirvesi öncesi müdahale olabilir” dedi. Erdoğan ayrıca Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini söyledi.Resepsiyona katılan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da, Suriye konusunda Türkiye‘den operasyonla ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, doğru olanın Esad yönetiminin iktidardan uzaklaştırılması olduğunu söyledi.Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ise, Suriye konusunda Türkiye’nin her türlü tedbiri aldığını ve endişeye gerek olmadığını söyledi. Özel, mevcut tezkereye göre çalışma yaptıklarını açıkladı.

Köşk’te 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Köşk'te 30 Ağustos Zafer Bayramı ResepsiyonuCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde resepsiyon verdi. Çankaya Köşkü’nün tören alanında da ilk defa resepsiyon verildi.Bu yıl gerçekleştirilen 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ilkler yaşanmaya devam ediyor. Sabah saatlerinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde tebrikleri kabul eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, akşam saatlerinde de ilk defa ‘Başkomutan’ sıfatıyla eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte resepsiyon verdi. Bin 600 kişinin davet edildiği resepsiyonda Cumhurbaşkanı Gül, yaklaşık bir saat davetlilerle tokalaştı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı resepsiyonda köşk tarihinde de bir ilk yaşandı. Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki tören alanında ilk defa bir resepsiyon gerçekleştirildi.

Köşk’te 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Köşk'te 30 Ağustos Zafer Bayramı ResepsiyonuCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde resepsiyon verdi. Çankaya Köşkü’nün tören alanındaki resepsiyonda Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül yaklaşık bir saat davetlilerle tokalaştı. Resepsiyona muhalefet liderlerin katılım gerçekleşmedi.30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘Başkomutan’ sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde ilk kez resepsiyon verdi. Sabah saatlerinde Çankaya Köşkü’nde tebrikleri kabul eden Cumhurbaşkanı Gül, akşam saatlerinde de bir ilki gerçekleştirdi. Köşk tarihinde ilk defa bir resepsiyon tören alanında gerçekleştirildi. Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki tören alanında gerçekleştirilen resepsiyona bin 600 kişi davet edildi.TOKALAŞMA BİR SAAT SÜRDÜEşi Hayrünnisa Gül ile birlikte resepsiyon veren Cumhurbaşkanı Gül, yaklaşık bir saat resepsiyona katılan davetlilerle tokalaştı. Resepsiyona TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve eşi Kamuran Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Ferruh Kaleli, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Ali Babacan, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kuvvet komutanları, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, milletvekilleri, yabancı misyon temsilcileri, işadamları, akademisyenler, sanatçılar, sporcular, gaziler ve şehit yakınları, sivil toplum kuruluşları, İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol, TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı (İHA) Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, medya kuruluşlarının temsilcileri, askerler ve çok sayıda davetli katıldı.Uzun kuyrukların oluştuğu ve yaklaşık bir saat süren karşılamanın ardından gazetecilerin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Gül, ilk kez açık havada bir resepsiyon verdiklerini belirterek, “Yağmur yağacaktı diye korktuk ama yağmadı” dedi.MUHALEFET LİDERLERİ RESEPSİYONA KATILMADITarihte ilk defa bir Cumhurbaşkanı tarafından ‘Başkomutan’ sıfatıyla verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonuna muhalefet liderleri katılmadı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BDP Eş Genel Başkanları Selehattin Demirtaş ile Gültan Kışanak resepsiyona katılmadı. BDP’den Sırrı Sakık katılırken, CHP’den ise sadece Sinan Aygün resepsiyonda yer aldı.HAYRÜNNİSA GÜL’E NAZAR BONCUĞUCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’ün davetlileri kabulü sırasında ilginç bir olay yaşandı. AK Partili bir milletvekili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’e nazar boncuğu hediye etti. Nazar boncuğunu avucunun içine alan Hayrünnisa Gül, korumasını yanına çağırarak nazar boncuğunu verdi.RESEPSİYON ALINANA DEV EKRANÇankaya Köşkü’nün tören alanında ilk defa gerçekleştirilen resepsiyonda, alana dev ekran kuruldu. Alan içerisine kurulan dev ekran sayesinde Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’ün davetlileri kabul edilişi buralardan izlendi.

Başbakan Erdoğan, 30 Ağustos Resepsiyonunda Soruları Cevaplandırdı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, 30 Ağustos Resepsiyonunda Soruları CevaplandırdıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Biz aşırı uçlar nerede olursa olsun, ister ülkemizde olsun, ister diğer ülkelerde olsun, bu bizim temel prensibimizdir, temel ilkemizdir, biz aşırı uçların hepsine karşıyız” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ilk kez başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunu eşi Emine Erdoğan ile katıldı. Burada soruları cevaplayan Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşüp görüşmeyeceği yönündeki bir soru üzerine, “Kerry ve Ahmet Bey ile görüşmeler sürüyor. Gerekirse bu hafta başı falan gibi zaten çarşamba günü Saint Petersburg’da bir araya geleceğiz. Orada fazla kalmayacak, görüşeceğim. Kendisi de orada fazla kalmayacak zaten. Aldığım habere göre belki açılışta bulunacak, sonra Saint Petersburg’dan ayrılacak” ifadelerini kullandı.Erdoğan, bölgedeki gidişatın sıkıntılı olması durumunda Arjantin ziyaretini erteleyebileceğini belirtti.“BİZ AŞIRI UÇLARIN HEPSİNE KARŞIYIZ”Operasyona şüphe ile bakan kesimlerin, operasyonun El Nusra’ya yakın cephelere yarayacağı konusunda endişelerini dile getirdiklerinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:“Bizim bir defa aşırı uçların hiçbirine yakın olmamızı kimse lütfen konuşmasın. Biz aşırı uçlar nerede olursa olsun, ister ülkemizde olsun, ister diğer ülkelerde olsun, bu bizim temel prensibimizdir, temel ilkemizdir; biz aşırı uçların hepsine karşıyız. Hepsinden uzağız. Açıklama yapmış BDP‘nin Başkanı, diyor ki ‘Ben adresleri veririm’ Yani bu kadar bu işlerde kabiliyetli ise bize PKK‘lıların da adreslerini versin. Onlar da aşırı uçtur. Biz onların da üzerine gidelim. Nusra’nın da üzerine gidelim. Biz biliyorsunuz El Kaide ile güvenlik güçlerimiz çok ciddi mücadeleler verdi. Malatya‘da olan hadiseleri hatırlayın, neler olduğunu. Bizim bu konularda asla tavizimiz yok. Ama bunu BDP’nin Genel Başkanı söylerken PKK’lıların adreslerini daha iyi bilirler. Bize o adresleri de versinler. Biz hepsinin de üzerine gideriz, tavizsiz .”“ŞU ANDA MİLLETİN ÖZETİ BURADA”Erdoğan, Gül’ün ilk kez başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde verdiği resepsiyonla ilgili de, “Hamdolsun gayet güzel. Şu anda milletin özeti burada. Ama tabii gelmemekte direnenler de var. Ayrı mesele ” şeklinde konuştu.Başbakan Erdoğan, demokrasi paketine ilişkin bir soru üzerine ise, “Herhalde Arjantin sonrası olur. Şöyle arkadaşlarla bir araya gelip oturup konuşup değerlendirmemizi yapamadık. Bu olaylar sebebiyle. Ben çalışmamı yaptım. Arkadaşlarla şöyle bir görüşeceğiz. Arjantin dönüşü inşallah” dedi. (BY-

Dış Güvenlik Zirvesi Toplanıyor

| Ankara Haberleri | 29 Ağustos 2013

Dış Güvenlik Zirvesi ToplanıyorSuriye konulu Dış Güvenlik Zirvesi toplanıyor. Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek toplantıya, Başbakan Yardımcıları ve bakanların yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katılacak.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün Başbakanlık Resmi Konutu’nda saat 18.30’da toplanacak olan Dış Güvenlik Toplantısına, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Ali Babacan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın katılması bekleniyor.Zirvede Suriye’deki son gelişmelerin masaya yatırılması beklenirken, Suriye’ye olası müdahalenin de değerlendirilmesi bekleniyor.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, toplantı öncesinde, haftalık olağan görüşme kapsamında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Çankaya Köşkü’nde bir araya gelecek.

Dışişleri Bakanlığı Önünde ‘Suriye’ Protestosu

| Ankara Haberleri | 29 Ağustos 2013

Dışişleri Bakanlığı Önünde 'Suriye' Protestosuİşçi Partisi (İP), kimyasal saldırı sonrası gündeme gelen Suriye’ye yönelik olası askeri müdahaleyi Dışişleri Bakanlığı önünde protesto etti. İP Ankara İl Başkanı Osman Yılmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye karşı operasyon yapılması için Haçlı ordularını ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Yılmaz, “Türkiye’yi ABD’nin çıkarları doğrultusunda Suriye’ye yapılacak askeri bir müdahalenin tarafı haline getirmek, Türkiye’nin yıkımına neden olacaktır. Türkiye’nin kardeş Suriye’ye yönelik askeri bir müdahaleden hiçbir çıkarı yoktur. Suriye’de iki buçuk yıldır devam eden çatışmalarda yaşanan can kayıplarında ve oluşan kaos ortamında Erdoğan iktidarının büyük rolü vardır.” dedi. Türkiye halkının Suriye’ye düşman olmadığını ifade eden Yılmaz, milletin müdahaleye karşı olduğunu savundu. Bakanlık önünde toplanan grup üyeleri, ‘NATO’nun değil Mustafa Kemal’in askerleriyiz’, ‘Katil ABD, işbirlikçi AKP‘ dövizleri açtı. ‘Suriye kardeştir, AKP kalleştir’, ‘Katil ABD Ortadoğu’dan defol’ sloganları attı. Eylem nedeniyle bakanlık önünde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yapılan açıklamanın ardından İşçi Partililer olaysız bir şekilde dağıldı.

BDP’li Baluken: Tezkere Tartışmalarını Talihsiz Buluyoruz

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

BDP’li Baluken: Tezkere Tartışmalarını Talihsiz BuluyoruzBarış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken, tezkere tartışmaları ile ilgili, “Suriye ile ilgili özellikle son tezkere ile ilgili yapılan tartışmaları talihsiz buluyoruz.” dedi. AK Parti’nin dış politikada savaş ısrarının sürdüğünü söyleyen Baluken, “AKP hükümeti yeni bir savaş macerasına girecekse tabi ki geçmiş olan tezkere üzerinden herhangi bir süreç yürütemeyecektir. Yeni bir tezkereyi Meclis’in gündemine getirmesi gerekecektir. Böylesi bir şey yaşanırsa, BDP olarak daha önceki tezkerede olduğu gibi bu tezkerede de yine savaşa karşı en güçlü muhalefeti ortaya koymak için Meclis’te olacağız.” diye konuştu. İdris Baluken, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demokratikleşme taleplerinin sahiplenilmesini ve bu taleplerin tüm alanlarda dile getirilmesini şans olarak değerlendirdiklerini belirten Baluken, “1 Eylül Dünya Barış Günü’ne az bir süre kadı. Bugün kalıcı bir barış için tüm Türkiye halklarının iradesini göstermesi için önemli bir gün. Parti olarak biz de hazırlık içindeyiz. Yaklaşık 4 büyük merkezde bölgesel mitinglerle 1 Eylül’ü halkların barış iradesini gösterecek şekilde karşılayacağız. Tüm Türkiye halklarına bu topraklarda kalıcı bir barış için, Ortadoğu’da yaşanan savaş süreçlerine karşı ses vermek için alanlara kendi taleplerini haykırmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Baluken, AK Parti’yi de 1 Eylül’den önce demokratikleşme paketi ile ilgili yapılan çalışmaları kamuoyu ile tartışma noktasında bir gayret göstermeye davet ettiklerini söyledi. Konuyla ilgili bir soru üzerine Baluken, mitinglerin İstanbul, Diyarbakır, Van ve Mersin’de yapılacağını aktardı. Baluken, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevapladı. Bir soru üzerine PKK’nın geri çekilme sürecinin halen devam ettiğini belirten Baluken, “Biz yaklaşık 2 ay önce bir heyet olarak Kandil’e gittiğimizde yüzde 30’un üzerinde bir gerilla gücünün zaten o dönem içinde, iki ay önce Kandil’e ulaştığına dair, KCK Yürütme Konseyi’nin bize aktarımları vardı. Yine büyük bir oranda gerilla gücünün de kendi alanlarını daha önce bulunmuş oldukları mevzileri terk ederek geri çekilmek için yollarda olduklarını ve geri çekilme sürecini devam ettirdiklerini ifade etmişlerdi. O dönem dile getirilen rakamlar büyük bir oranda bu geri çekilme sürecinin yerine getiriliyor olduğu idi.” şeklinde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın algı yönettiğini kaydeden Baluken, “Kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemenin kamuoyunda, halk nezdinde tartışılmamasını sağlamaya çalışıyor.” ifadesini kullandı. “ADIM ATILMAZSA, KÜRT HALKI HÜKÜMET ÜZERİNDE DEMOKRATİK BASKI OLUŞTURMANIN ARAYIŞI İÇİNDE OLACAKTIR”Baluken, başka bir soruya karışlık silahsız eylem yapmanın meşru bir hak olduğunu ifade ederek, “Kürt halkı, Türkiye’deki tüm ezilenler, hükümetin antidemokratik uygulamalarının baskısını ensesinde hisseden tüm kesimler, hükümet adım atmadığı zaman bununla ilgili bütün demokratik eylemselliklerini örgütleme ve hayata geçirme özgürlüğüne sahiptirler. Önümüzdeki dönemler önemlidir. Meclis’in açılması, toplumsal barışı güçlendirecek bazı adımların atılması noktasında tüm Türkiye halklarında güçlü bir beklenti vardır. Hükümet bu konuda gerekli adımları atmazsa, Türkiye halkları, başta Kürt halkı olmak üzere alanlarda meydanlarda Meclis platformlarında, her yerde bunları gündemleştirmenin, hükümet üzerinde demokratik bir baskı oluşturmanın arayışı içinde olacaklardır. Bundan daha doğal bir şey olamaz.” dedi.”TEZKERE TARTIŞMALARINI TALİHSİZ BULUYORUZ”Suriye ile ilgili savaşın çözüm getirmeyeceğini ısrarla vurguladıklarını söyleyen Baluken, “Yapılması gereken Suriye halklarını temsil eden tüm kesimlerin bir araya gelerek uluslar arası gözlemcilerin de katlımı ile müzakere yöntemi ile çözüm araması gerektiğini başından beri ifade ediyoruz.” şeklinde konuştu. Türkiye’nin Suriye politikasının çöktüğünü iddia eden Baluken, şunları kaydetti: “Ancak AKP hükümetinin dış politikada bir savaş ısrarı halen devam ediyor. Suriye ile ilgili özellikle son tezkere ile ilgili yapılan tartışmaları talihsiz buluyoruz. BM kararı olmadan, uluslar arası bir karar, hukuksal meşruiyeti tartışılmayan bir karar çıkmadan en ön safta tekrar hükümet yetkililerinin çıkarak savaş çağrıları yapmalarını hem Türkiye halkları açısından hem de Suriye ve Ortadoğu halkları açısından son derece tehlikeli girişimler olarak değerlendiriyoruz. Daha önce çıkmış olan tezkere uluslar arası bir hukuk meşruiyetinin sağlanması şartını öngörüyordu. BM kararı olmadan böylesi bir hukuksal zeminin sağlandığını ifade etmek mümkün değildir. Dolayısı ile AKP hükümeti yeni bir savaş macerasına girecekse tabi ki geçmiş olan tezkere üzerinden herhangi bir süreç yürütemeyecektir. Yeni bir tezkereyi Meclis’in gündemine getirmesi gerekecektir. Böylesi bir şey yaşanırsa, BDP olarak daha önceki tezkerede olduğu gibi bu tezkerede de yine savaşa karşı en güçlü muhalefeti ortaya koymak için Meclis’te olacağız. Türkiye’nin savaş senaryosu içinde kaotik felaketler silsilesini girmesini engellemek için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz.

Emşav, Şehit Ve Gazi Ailelerinin ‘özlük Hakları’na İlişkin Açıklama Yaptı

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Emşav, Şehit Ve Gazi Ailelerinin ‘özlük Hakları’na İlişkin Açıklama YaptıEMŞAV, şehit ve gazi ailelerinin özlük haklarını iyileştirmeye yönelik çalışmalarına devam ettiklerini bildirdi.Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV), 6495 sayılı torba yasa olarak adlandırılan “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 12.07.2013 tarihinde kabul edildiğini ve 2 Ağustos’ta 28726 sayılı resmi gazete de yayımlandığını belirtti. 6495 sayılı kanunun şehit ve gazi aileleriyle ilgili maddelerinin bazılarının kanunun yayımı ile birlikte yürürlüğe girse de (ücretsiz seyahat hakkı gibi), henüz ilgili kurumlarca hakların kullanımı ile ilgili gerekli hazırlıkların tamamlanamadığı için kullanımının mümkün olamadığının bildirildiği açıklamada, “Kanunun şehit ve gazi ailelerimizi ilgilendiren maddeleri uygulama yönetmeliklerinin çıkarılması ve gerekli düzenleyici işlemlerin tamamlanmasının ardından, maddi haklar sağlayanlar Ağustos 2013 ödeme dönemini de kapsayacak şekilde yılbaşında (01.01.2014 te) yürürlüğe girecektir” ifadelerine yer verildi.Açıklamada, şehit ve gazi ailelerinin özlük haklarını iyileştirmeye yönelik çalışmaların devam ettiği bildirilirken, 6495 sayılı kanunun genişletilen başlıklarına ise şöyle yer verildi:“-‘İstihdam Hakkı’nın kapsamı genişletildi.-‘Faizsiz Konut Kredisi’ kapsamı genişletildi.-‘Vazife Malullerinin Aylıklarında Derece Kademe İlerlemesi’ imkânı getirildi.-‘Ek Ödeme/Eğitim Öğretim Yardımı’nın kapsamı genişletildi.-‘Ücretsiz Seyahat ile Su ve Elektrik Ücret İndirimi’ kapsamı genişletildi.-‘Anne ve Babaya Aylık Bağlamada Muhtaçlık Şartı’ kaldırıldı.-‘Aylık Miktarının Artırılması’ ve ‘Çalışma Durumunda Maluliyet Aylığının Kesilmemesi’ düzenlemesi getirildi.”EMŞAV’ın açıklamasının son kısmında ise 6495 sayılı kanunun şehit ve gazi aileleriyle ilgili kısmının hazırlanması talimatını veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere kanunun yürürlüğe girmesinde emeği geçenlere teşekkürleri yer aldı.

Erdoğan, Danimarka Başbakanı Schmidt Ile Görüştü

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Erdoğan, Danimarka Başbakanı Schmidt Ile GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danimarka Başbakanı Helle Thorning Schmidt ile telefon görüşmesi yaptı. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, görüşmenin detayına ilişkin daha sonra açıklama yapılacak.

Erdoğan, Danimarka Başbakanı Ile Suriye Ve Mısır’ı Görüştü

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Erdoğan, Danimarka Başbakanı Ile Suriye Ve Mısır'ı GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile bugün telefonla görüştü. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan’ın Güneysu’dan Trabzon Havalimanı’na helikopterle intikali akabinde gerçekleşen telefon görüşmesinde, iki lider Suriye ve Mısır’daki son gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulundu.Başbakan Erdoğan’ın, Suriye ve Mısır konularında bir süredir yürütmekte olduğu telefon diplomasisi çerçevesinde gerçekleştirdiği görüşmede, Esed yönetiminin masum halka karşı kimyasal silah kullanmasının ardından uluslararası toplumun somut adımlar atmasının kaçınılmazlaştığına dikkati çektiği öğrenildi.Görüşme sırasında, Mısır’da tüm tarafların katılımıyla demokratik sürece geçilmesi gerektiği hususunun da Başbakan Erdoğan tarafından Danimarka Başbakanı Thorning-Schmidt’e ifade edildiği bilgisi edinildi.

Başbakan Erdoğan, Danimarka Başbakanı İle Telefonda Görüştü

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Danimarka Başbakanı İle Telefonda GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile telefon görüşmesi yaptı. Erdoğan görüşmede, Esad yönetiminin masum halka karşı kimyasal silah kullanmasının ardından uluslararası toplumun somut adımlar atmasının kaçınılmazlığına dikkat çekti.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan’ın Güneysu’dan Trabzon Hava Limanı’nda helikopterle intikali akabinde gerçekleşen telefon görüşmesinde, iki lider Suriye ve Mısır’daki son gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulundukları öğrenildi. Başbakan Erdoğan’ın, Suriye ve Mısır konularında bir süredir yürütmekte olduğu telefon diplomasisi çerçevesinde gerçekleştirdiği görüşmede, Esad yönetiminin masum halka karşı kimyasal silah kullanmasının ardından uluslararası toplumun somut adımlar atmasının kaçınılmazlaştığına dikkati çektiği öğrenildi.Görüşme sırasında, Mısır’da tüm tarafların katılımıyla demokratik sürece geçilmesi gerektiği hususunun da Başbakan Erdoğan tarafından Danimarka Başbakanı Thorning-Schmidt’e ifade edildiği öğrenildi.

Erdoğan, İngiltere Başbakanı Ile Görüştü

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Erdoğan, İngiltere Başbakanı Ile GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde bulunduğu sırada, İngiltere Başbakanı David Cameron ile Suriye konusunda bir telefon görüşmesi yaptı. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre iki lider, görüşme sırasında, Şam yönetiminin sivil halka karşı kimyasal silah kullanmaktan çekinmediğinin açıkça ortaya çıkmasının ardından, uluslar arası toplumun yaşanan bu insanlık dramına seyirci kalamayacağını vurguladı.Başbakan Erdoğan, bugün Güneysu’dan Trabzon Hava Limanı’nda helikopterle intikali sonrasında, Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt’i de telefonla arayarak, Suriye ve Mısır’daki son gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunmuştu.

Başbakan Erdoğan, İngiltere Başbakanı Cameron İle Telefonda Görüştü

| Ankara Haberleri | 27 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, İngiltere Başbakanı Cameron İle Telefonda GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Başbakanı David Cameron ile Suriye konusunda bir telefon görüşmesi yaptı.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan, Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde bulunduğu sırada İngiltere Başbakanı David Cameron ile telefon görüşmesi yaptı. Suriye’deki son gelişmeleri ele alan iki lider, görüşme sırasında Şam yönetiminin sivil halka karşı kimyasal silah kullanmaktan çekinmediğinin açıkça ortaya çıkmasının ardından uluslararası toplumun yaşanan bu insanlık dramına seyirci kalamayacağını vurguladı.Başbakan Erdoğan, bugün Güneysu’dan Trabzon Havalimanı’nda helikopterle intikali sonrasında, Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt’i de telefonla arayarak, Suriye ve Mısır’daki son gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunmuştu.

Başbakan Erdoğan, Rize’de

| Ankara Haberleri | 25 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Rize'de

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliğini ziyaret etti.  Erdoğan, toplu açılış töreninin ardından, Valiliği ziyaret ederek Vali Nurullah Çakır’dan şehir hakkında bilgi aldı.  Burada onuruna verilen yemeğe de katılan Erdoğan, daha sonra Güneysu ilçesine geçti. Erdoğan burada da halk eğitim merkezinde AK Parti il ve ilçe teşkilatıyla bir araya geldi.    

Erdoğan, ‘Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın Toplantısına Katılacak

| Ankara Haberleri | 24 Ağustos 2013

Erdoğan, 'Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı'nın Toplantısına KatılacakBaşkanlığını Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yürüttüğü Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın önce Yönetim Kurulu sonra da 2. Genel Kurulu Ankara’da toplanacak. Dünyanın farklı kıtalarından 30 kentin yerel yöneticilerinin katılacağı büyük buluşmanın açılışını ise 28 Ağustos Çarşamba günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yapacak.Ulusal ve uluslar arası düzeyde pek çok önemli buluşmaya ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 27-30 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanından belediye başkanlarını bir araya getirecek bir organizasyonla diyalog çalışmalarını sürdürüyor. Kore Cumhuriyeti’nde 2010 yılında gerçekleştirilen Küresel Tasarım Kentleri Zirvesi’nin ardından kurulan Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın Yönetim Kurulu Toplantısı 27 Ağustos, 2. Genel Kurulu 28 Ağustos’ta Ankara’da gerçekleşecek. 2011-2013 Dönemi Başkanlığı’nı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı teşkilatın Genel Kurulu için aralarında Seul, Bangkok, Torino, Medine, Şangay, Budapeşte, Cape Town, Kiev gibi önemli kentlerin de bulunduğu 30 kentin belediye başkanı ve yerel idarecileri Başkent’e gelecek. Kentsel dönüşüm projelerinin de masaya yatırılacağı genel kurulda, katılımcı şehirler tecrübelerini paylaşma imkanı bulacak.GENEL KURUL’UN AÇILIŞINA BAŞBAKAN ERDOĞAN DA KATILACAK Konuk kentlerin yerel yönetim temsilcileri 26 Ağustos’ta Ankara’da olacak. Teşkilatın Yönetim Kurulu toplantısı, 27 Ağustos Salı günü saat 09.30′da Sheraton Otel’de Mimoza Salonu’nda yapılacak. Toplantının ardından şehir turu yapacak olan konuklar için Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik Parkı’ndaki Kabul Salonu’nda resepsiyon düzenlenecek.Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın 2. Genel Kurulu ise 28 Ağustos Çarşamba günü saat 11.00’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Teşkilatın Genel Sekreteri Jong Won Baik ve Başkan Melih Gökçek’in konuşmalarıyla başlayacak. Genel Kurul toplantısında açılış konuşmalarının ardından yeni üyeliklerin onaylanması görüşülecek ve şehirlerin tanıtımları yapılacak. Başkan Gökçek’in sunumu ile devam edecek toplantının ikinci bölümünde ise ‘Kentsel Dönüşüm Metotları’ ve ‘Kentsel Dönüşüm Sonrası Ortaya Çıkan Alanların Değerlendirilmesi’ temalı forum gerçekleştirilecek. Dünyaca ünlü uzmanların sunumlarının yer alacağı forumda şehirlerin tasarımına ilişkin öne çıkan projeler paylaşılacak. Genel Kurul, teşkilatın başkanlığını yürütecek yeni şehrin seçimi ve katılımcı şehirlere konferans plaketi sunumu ile sona erecek. Genel Kurul’un ardından konuk kentlerin temsilcileri için gala yemeği verilecek. Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın üyeleri, Ankara’daki son günlerinde ise Başkent’in tarihi ve turistik mekanları ile önemli kentsel projelerini gezecek.KENTSEL TASARIM KENTLERİ TEŞKİLATIKentsel Tasarım Kentleri Teşkilatı, Kore Cumhuriyeti’nin Başkenti Seul kentinde 2010 yılında gerçekleştirilen Küresel Tasarım Kentleri Zirvesi’nin ardından, kentsel tasarımda küresel gelişim için dayanışmanın sağlanabilmesi amacıyla kuruldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi, teşkilatın kurulduğu 2010 yılından bu yana düzenlenen tüm toplantılara katılarak Başkent’in çehresini hızla değiştiren kentsel tasarım projelerini tüm dünya ülkeleri ile paylaşarak, büyük ilgi gördü. Kentsel dönüşüm projeleri, dev rekreasyon alanları, Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi, şehir aydınlatmaları gibi projeleri ile Büyükşehir Belediyesi, Yönetim Kurulu üyeleri ve bağımsız uzmanların oluşturduğu seçici kurulun yaptığı değerlendirme sonrası teşkilatın 2011-2013 Dönemi Başkanlığı’na seçildi.

Bağlum Hizmet Binası Açıldı

| Ankara Haberleri | 24 Ağustos 2013

Bağlum Hizmet Binası AçıldıKeçiören Belediyesi, yapımını tamamladığı Bağlum Ek Hizmet Binası’nı törenle açtı.Keçiören Belediyesi, yapımını kısa bir sürede tamamladığı Bağlum Ek Hizmet Binası’nı düzenlenen bir törenle açtı. Hizmet binasının açılışında konuşma yapan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, ”Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ın yaptığı birçok hizmetten bir tanesi de bu hizmet binasıdır. Ek hizmet binasının açılması, üniversiteye bir yer tahsis edilmiş olması buraya değer katıyor. İleride üniversite kampüsü de olursa çok iyi olur. Şehrin genişleme alanı Bağlum-Pursaklar’a doğru kayıyor. AK Parti ve Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’a her alanda yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.”ARTIK ANNELER AĞLAMIYOR”Emrullah İşler, hizmetlerin devam etmesi için siyasi istikrara ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, “Ekonomik kriz, siyasi kriz çıkarmak için uğraştılar, ama çıkaramadılar. Şimdi terör krizi çıkarmak istiyorlar. Çözüm süreci ile 6-7 aydır annelerin gözyaşı akmıyor. Mazlumların ve kimsesizlerin yardımcısı olmak için yola çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu işi çözdü” diye konuştu. Terörle mücadeleye harcanacak milyar dolarlarla Türkiye’ye hızlı trenlerin, havayollarının, hastanelerin yapıldığına dikkat çeken İşler, “Kalkınan ve gelişen Türkiye’den rahatsız olanlar var. Gezi olayları ile Başbakanı hedef gösterdiler. Sizlerin sağduyulu desteğiniz ile bunda başarılı olamadılar. ‘Bu olaylar yeniden çıkabilir’ diye duyumlar alıyoruz” mesajını verdi.”BAĞLUM BİZİM BİR PARÇAMIZ”Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ise Ek Hizmet Binası’nın açılışını yapmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek şöyle konuştu:“Bağlum belde olmaktan çıktıktan sonra hizmetlerini Keçiören Belediyesi veriyor. Bağlum en eski yerleşim alanlarından bir tanesidir. Burada bulunan evliyaları, alimleri nedeniyle de ayrı bir önemi vardır. Bağlum ileride geleceği olan, aynı zamanda bizim de açılım noktamız olacak bir bölgedir, bizim bir parçamızdır” dedi. Hizmet binasının içerisinde KEDEM(Keçiören Belediyesi Eğitime Destek Merkezi), KADEM(Kadınların Eğitimine Destek Merkezi) ve KEÇMEK(Keçiören Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları) şubelerinin bulunduğunu söyleyen Başkan Ak, “KEDEM şubelerinde ilkokul çağındaki çocuklarımıza eğitim veriliyor.””KADEM İLE ÜNİVERSİTEYE GİRENLER VAR”KEÇMEK şubelerinde vatandaşların meslek eğitim kursları aldıklarını, seçtikleri hobi kursları ile kendilerini geliştirdiklerini kaydeden Ak, “Aynı zamanda komşuların bir araya geldiği ve sağlam arkadaşlıkların kurulduğu sosyal bir yaşam alanıdır. KADEM ise çeşitli nedenlerle eğitimi yarım kalmış kadınlarımızın eğitimlerini tamamladığı bir kurstur. Bu kurslara katılan kadınlarımızdan üniversiteye girenler de vardır” dedi.KÜLTÜR MERKEZİ VE YENİ MEZAR ALANI YAPILIYORBağlum’da imar çalışmalarının 2007 yılında durdurulduğunu, ancak belediye olarak dört ayrı etapta imar çalışmalarını tekrar başlattıklarını dile getiren Başkan Ak, “Burada Kültür Merkezi inşaatı yapacağız. Bağlum’da asfalt ve park yenileme çalışmalarımız da devam ediyor. Burada bulunan mezarlığın güvenliği konusunda sizlerden şikayet alıyorduk. Mezarlığın güvenliğinin sağlanması amacıyla Büyükşehir Belediyesi oraya güvenlik koydu. Yeni bir mezar alanı çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapıyoruz” şeklinde konuştu. Hizmet binasını gezen heyet, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Keçiören Belediyesi, açılış törenine katılan bütün Keçiörenlilere dondurma ikram etti.

BBP’den AK Parti Ve CHP’ye ‘yüzde 10 Seçim Barajı Kaldırılsın’ Teklifi

| Ankara Haberleri | 23 Ağustos 2013

BBP'den AK Parti Ve CHP’ye 'yüzde 10 Seçim Barajı Kaldırılsın' TeklifiBüyük Birlik Partisi (BBP) Genel Sekreteri Üzeyir Tunç ve beraberindeki heyet, AK Parti ve CHP genel merkezlerini ziyaret etti. Tunç ile BBP Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Gürhan, Selahattin Şenliler ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi Ali Keser önce AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ardından da CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin ve Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil ile görüştü.Üzeyir Tunç, muhataplarına BBP olarak daha önce de Demokratik Sol Parti (DSP), Demokrat Parti (DP) ve Saadet Partisi (SP) ile görüştüklerini ve seçim konusunda hazırladıkları dosyaları sunduklarını söyledi. Tunç, görüşmelerde yüzde 10 barajının kaldırılması, milletvekillerinin tercihli sistemle seçilmesi, hazine yardımından tüm partilerin yararlanması, seçim yazılım sisteminin yenilenmesi ve denetime açık olması, kamuoyu araştırma şirketlerinin de denetlenebilmesi ve propaganda araçlarının tüm partilerin hakça kullanımına açılması gibi konularda DSP, DP ve SP ile mutabakat sağladıklarını ifade etti. ÇİFT TURLU SEÇİMAK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ise görüşmeden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Şahin, “Çift turlu ve ikinci turlu seçim işbirliğine açık tercih sistemli seçimlerin yapılmasını benimsiyoruz. Vermiş olduğunuz dosyayı Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımıza, YSK Başkanı’na ve reform paketini hazırlayan ekibin başı olan Beşir Atalay’a takdim edeceğim.” dedi.CHP’Lİ KESKİN İLE GÖRÜŞTÜLERHeyet daha sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin ve Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil’i ziyaret etti. BBP Genel Sekreteri Tunç, burada yaptığı konuşmada ise “Türkiye’de halen uygulanmakta olan yüzde 10’luk seçim barajı, temsilde adaleti sağlamadığı gibi yönetimde istikrarın da bir garantisi değildir. 2002 yılında ülkemizde seçmenin yüzde 46′sının yani 20 milyona yakın insanın, bir tane bile temsilcisi Meclis’e giremedi. O dönemde CHP ikinci parti olarak Meclis’e girdi. DSP ile aralarında oyları paylaşsalardı yüzde 34′le tek parti Meclis’e girecekti. Yüzde 34′le tek partinin 550 milletvekiliyle sahip olması demokratik midir? Ülke genelinde uygulanan seçim barajının acilen kaldırılması lazım. Bize göre bunun sıfır olması lazım. Aslında bu, bir pazarlık konusu da yapılamaz. Çünkü demokrasilerde bazı haklar pazarlık konusu olmaz.” diye konuştu.Milletvekillerinin tercihli sistem ile seçilmesi gerektiğini belirten Tunç, şöyle devam etti: “Hükümetin reform paketinde yer aldığı bilgisi kamuoyuna yansıyan ‘daraltılmış seçim sistemi’ne karşıyız. Bu, ikinci ve daha yüksek baraj anlamına gelmektedir. Hazine yardımı, son genel seçime katılan partilerin aldıkları oy oranına göre anayasanın 68. maddesinde de ifade edildiği gibi adaletli bir şekilde, hakça dağıtılsın. Kanunlar çerçevesinde kuruluşunu gerçekleştirmiş, teşkilatlanma barajını aşmış, ilk büyük kurultayını yapmış ve seçime girmeye hak kazanmış her siyasi parti, bir genel seçime girdikten sonra aldığı oy sayısına göre her yıl devlet yardımı alır. Bütçeden partilere yardım maksadıyla ayrılan miktar, bir önceki seçime esas olan toplam geçerli oy sayısına bölünür. Elde edilen birim (TL) her partinin aldığı oy sayısı ile çarpılarak partilere dağıtılır. Siyasi partilere 300 milyon TL dağıtılacağını varsayalım. 15 siyasi partinin seçime girme hakkı elde etmiş olduğu durumda, seçime girmeye hak kazanan her siyasi partiye 2 milyon TL taban yardım yapılmalıdır. 2 milyon x 15= 30 milyon TL. Kalan 270 milyon TL ise partilerin aldığı oy oranlarına göre dağıtılmalıdır.”Tunç ayrıca “Bütçeden siyasi partilere yapılan yardım azaltılmalı ve aldıkları oy oranlarına göre adaletle dağıtılmalıdır. Seçime katılmaya hak kazanmış her partiye taban yardım yapılmalı, daha sonra bir önceki milletvekili genel seçimlerinde partilerin aldığı oya göre dağıtılmalıdır. Seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu’nca (YSK kullanılan yazılım sistemi yenilenmeli ve bağımsız denetçilerle denetlenmelidir. Kamuoyu araştırma şirketleri, denetime tâbi tutulmalıdır. Seçimlerdeki propaganda araçları bilbord, gazete, radyo, TV, vb. yazılı ve görsel basın) seçime katılmaya hak kazanan tüm partilere adil kullandırılmalıdır.” CHP’Lİ KESKİN: SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİCHP Genel Sekreteri Keskin ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bize takdim ettiğiniz dosyayı gerekli mercilere ulaştıracağım. Yalnız biz de sizinle aynı düşüncelere sahibiz. Baraj düşmeli. Seçim sistemi değişmeli.” şeklinde konuştu.

CHP’li Loğoğlu: Irak’a Umutlu Gittik, Memnun Ve Mutlu Olarak Döndük

| Ankara Haberleri | 23 Ağustos 2013

CHP'li Loğoğlu: Irak’a Umutlu Gittik, Memnun Ve Mutlu Olarak DöndükCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdikleri tarihi Irak ziyaretini, “Irak’a umutlu gittik, Irak’tan memnun ve mutlu olarak döndük. Biz Türkiye için gittik CHP için gitmedik.” sözleriyle değerlendirdi.Faruk Loğoğlu, Esenboğa Havalimanı’nda parti olarak gerçekleştirdikleri Irak seyahatini değerlendiren bir açıklama yaptı. Çok yoğun ilgi ve konukseverlik, yüksek düzeyde kabul gördüklerine anlatan Loğoğlu, Türkiye Irak ilişkileri bakımından ferahlatıcı ve verimli ziyaret yaptıklarını söyledi.Loğoğlu, “Bu seviyedeki ziyaretin devlet başkanları için bile uygulanmadığını söylediler.” diyerek ziyaret süresince yaşadıklarını aktardı.CHP olarak Irak’ta dostluk, iyi niyet iyi ilişkiler arzusu içinde olan bir Irak, ilişkilerini çok daha ileri götürmek isteyen bir Irak, ‘kapılarımız ardına kadar açık’ diyen bir Irak bulduklarını dile getiren Loğoğlu, “Ancak bugün ki hükümetin Irak’a yaklaşımını değişik açılardan eleştiren bir Irak hükümeti bulduk. Bize Irak olarak sadece Türkiye ile dost olmak istemiyor. Aynı zamanda ‘Türkiye’nin örneğin bütün enerji ihtiyacını karşılayabilecek bir konumdayız’ diyorlar. ‘Açık kapılarımız varken Türk hükümeti pencereden girmeyi tercih ediyor’ diyorlar. Eleştiriler daha çok Irak’ın iç işlerine müdahale noktasında toplanıyor. Bu bağlamda ellerinde bilgiler hatta belgeler olduğunu ifade eden Iraklı yetkililer oldu. Ama hükümete yönelik eleştiriler ötesinde bütün yetkiler Türkiye Irak halkının dostluk ve kardeşliğini ön plana çıkartıyor. Bütün görüşmelerimizde su meselesini ciddi bir mesele olarak gündeme getirdiler.” açıklamasını yaptı.ZİYARETİN SONUÇLARIFaruk Loğoğlu, Irak ziyaretinin sonuçlarını da işadamlarının ön plana çıkması olarak yorumladı. Türk hükümetinin Irak makamları tarafından olumsuz algılanan politikasının faturasını Türk işadamlarının ödediğini öne süren Loğoğlu, “Irak’ın bütün sathında büyük projelere imza atmış Türk işadamlarından övgüyle söz eden Irak yetkililer, daha büyük projeler için işadamlarının önünü Türk hükümetinin tutumu nedeniyle değişik zorluklar çıkartıyorlar. Biz bunu aşmak için Maliki başta olmak üzere işadamlarının hükümeti değil Türk halkını temsil ettiklerini vurguladık.” dedi.Türkiye ile Irak’ta karşılıklı iş yapan işadamlarının aralarındaki iletişimi sürekli hale getirecek bir yapı oluşturmak istediklerini belirten Loğoğlu, hükümet olmadıkları için gayrı resmi olacak bu yapının sorumlusunun Erdoğan Toprak olacağını ifade etti.”IRAK’TA 500 MİLYAR DOLARLIK ALTYAPI PROJELERİ VAR”CHP’li Faruk Loğoğlu, Irak’ta önümüzdeki dönemde 500 milyar dolar civarında bir altyapı projeleri harcaması olacağını öğrendiklerini vurgulayarak, Irak’ta muazzam bir potansiyel olduğunu, Irak’ın Türk işadamları tarafından yeniden inşa edilmemesi için bir sebep olmadığını, bu hazineyi nasıl görmedikleri konusunu da hükümetle paylaşacaklarını belirtti.KERKÜK ZİYARETİ İPTALİFaruk Loğoğlu, Kerkük ziyaretinin iptaline ilişkin de kendilerine oradaki makamların Kerkük’te durumun sıkıntılı olduğu yönünde istihbarat aldıklarını, ziyaret süresince kendilerine verilen programların da yine güvenlik gerekçesiyle sürekli değiştirildiğini anlattı.BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN AĞLAMASIFaruk Loğoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir televizyon programında Mısır’daki İhvan’ın lideri ölen kızı için yazdığı şiire ağlamasını da, “İnsanı bir tepki olabilir. Mısır’da ölen bir ama Sayın Başbakan’ın üzülmesi gereken çok daha acı tablolar Türkiye’de yaşanıyor. Öncelikle buradaki insanlarımıza sahip çıkması o hislerini buradaki insanlarımıza ayrım yapmadan hepsine göstermesi gerekiyor.” şeklinde yorumladı.

Ak Parti Mkyk Toplandı

| Ankara Haberleri | 22 Ağustos 2013

Ak Parti Mkyk ToplandıKültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Suriye‘de Beşar Esad yönetiminin kimyasal silah kullanmasına tepki gösterdi. Bu katliama karşı durması gerekenin Birleşmiş Milletler olduğunu hatırlatan Çelik, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise kınamanın ötesine geçen bir tutum alamıyor” dedi.AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde toplandı. Toplantı öncesinde AK Parti Genel Merkezi’ne gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Suriye’de Esad yönetiminin kimyasal silah kullanmasını değerlendiren Çelik, daha önce uluslararası toplumun kırmızı çizgilerinin belli olduğunu, Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının kırmızı çizgi kabul edildiğini hatırlattı.Gelinen noktada kimyasal silahların kullanıldığına dair çok güçlü delilerin ortaya çıktığını belirten Çelik, “Bir rejim kimyasal silah kullanarak kendi halkını katlediyor. Çocukları katlediyor. Bunun karşısında durması gereken öncelikli organ olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise kınamanın ötesine geçen bir tutum alamıyor. Bu aslında uluslarası toplumun hukuk açısından, meşruiyet açısından uluslararsı barışa katkı açısından tam anlamıyla bir krizdir. Şimdiye kadar uluslararası toplum tarafından konulmuş, takip edilmesi gereken, BM Güvenlik Konseyi’nin takip etmesi gereken hava kuvvetlerinin kullanılması kırmızı çizgisi aşıldı, şu anda kimyasal silah kullanılmasıyla ilgili kırmızı çizgi aşıldı” diye konuştu.İnsanlığın son 50 yılda yaşadığı katliamın sadece Suriye’de gerçekleştiğini ifade eden Çelik, “Ve maalesef hiçbir ses çıkmıyor. Yegane güçlü ses Türkiye‘den çıkmaya devam ediyor. Uluslararası organların Türkiye’nin gösterdiği tavır doğrultusunda bir tavır almasını bekliyor” şeklinde konuştu.”ABD’NİN CEVAP VERMESİ YADIRGANMALIDIR”Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Mısır’daki darbenin arkasında İsrail var” sözlerine, ABD, Mısır ve İsrail’den gelmesini de değerlendirdi. “Mısır’daki darbenin arkasında Mısırlılar ne kadar büyük bir koalisayon olduğunu, şu andaki Mısır’daki darbe yönetimi biliyor ve zaten bu açıkça ilan ediliyor” diyen Çelik, şöyle konuştu:”Karşılıklı teşekkürler yapılıyor. Sina’daki hareketlilik, Sina Yarımadası’nda Mısır’ın İsrail izniyle daha çok kuvvet bulundurmasına dönük yaklaşımlar ortaya bir tablo çıkarıyor. Burada enteresan olan şudur; ABD’nin kendisinin içinde ismi geçmeyen devlet olarak yönetim olarak ismi geçmeyen bir tutum karşısında cevap vermesi yadırganmalıdır. Eğer ABD ile ilgili bir iddia ortaya konulmuş olsaydı buna cevap vermesi anlaşılabilirdi fakat isminin geçmediği yönetiminden bahsedilmediği bir açıklamadan sonra başka bir devlet ile ilgili açıklamadan sonra ABD’nin cevap vermesi yadırganmalıdır.Bu tabi ki yadırganmalıdır. Mısır ile ilgili İsrail ile ilgili onların yaptıkları açıklamalara zaten cevap vermeye devam ediyoruz.””MÜBAREK’İN SERBEST KALACAK OLMASI, TAM BİR TRAJEDİ”Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile görüşmesine ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi. Çelik, “Yani bu darbe bir günde gelmedi. Göstere göstere geldi. Mısır’daki sıkışıklık devam ediyor. Türkiye bu konudaki demokrasi adına, komşuluk ilişkileri adına gördüğü dehditlerle tehlikelerle ilgili çeşitli ülkelerle normal istişareleri çerçevesinde Mısır ile ilgili görüşmesini paylaşmıştır. Bu görüşmeyi bu bağlamda değerlendirmek gerekir” diye konuştu.Çelik, Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek’in serbest kalacak olmasıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:”Bu tam bir trajedi. Seçilmiş cumhurbaşkanı içeride, Mursi içeride, ama eli kanlı diktatör serbest bırakılıyor. Şimdi bunun karşısında uluslararası organlarının hiçbir sesi çıkmıyor. Şimdi bundan sonra demokrasi adına, insan hakları adına, hukuk devleti adına uluslararası toplumun meşruiyetini oluşturan temel değerler adına bundan sonra kim ne söyleyecek merak ediyorum doğrusu.”

Tzob Eğitim Merkezi’nin Temeli Törenle Atıldı

| Ankara Haberleri | 22 Ağustos 2013

Tzob Eğitim Merkezi’nin Temeli Törenle AtıldıTürkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi’nin temeli, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in katılımıyla Ankara Yenimahalle’de atıldı.Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’nın Yenimahalle İlçesi Çamlıca Mahallesi’nde bulunan TZOB arsasına inşa edilecek TZOB Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bilgi çağında yaşanıldığını, bilgiye ulaşmanın tek yolunun da eğitimden geçtiğini belirtti.Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak eğitimi her şeyin üzerinde tuttuklarını bildiren Bayraktar, şunları söyledi:“Şunu iyi biliyoruz ki tarım, ancak eğitimle kazanılan bilgiyle en ideal şekilde yapılabiliyor. Eğitimle verimlilik artırılabiliyor. En uygun ürün, en mükemmel zamanlamayla, en iyi şekilde yetiştirilip, pazarlanabiliyor. Ve tabii eğitimle, başta toprak ve su olmak üzere doğal kaynaklarımız en etkili şekilde korunabiliyor ve sürdürülebilir tarımla gelecek nesillere aktarılabiliyor.Tarım sektöründe gereken kalkınmayı sağlamak için yani tek tek tarımsal işletmelerin karlı çalışabilmesi için çiftçi eğitiminden önce onlarla sürekli yüz yüze olması gereken yayımcıların eğitilmesi fevkalade önemlidir.”EĞİTİMLER SÜRECEKCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurlarında, 14 Mayıs 2012 tarihinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile imzaladıkları protokoller kapsamında, tarım danışmanlarına ve kadın çiftçilere yönelik eğitim faaliyetlerine başladıklarını bildiren Bayraktar, bu eğitim faaliyetlerinin belirli bir program dahilinde sürdürüleceğini belirtti. Bayraktar, “Tarımda, çevrenin korunması fevkalade önemli. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Erdoğan Bayraktar da uygun bulurlarsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de bir eğitim programına başlayabiliriz” dedi.“İL VE İLÇELERİN YÜZDE 86’SINDA ODA KURMUŞ DURUMDAYIZ”Gelişmiş ülkelerde Ziraat Odalarının, çiftçiyi temsil görevleri yanında, meslek hizmetleri alanında da çok aktif olduklarını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:“Bu ülkelerde özellikle tarımsal araştırma, çiftçi eğitimi ve tarımsal danışmanlık faaliyetleri geniş çapta Ziraat Odaları tarafından yerine getiriliyor. Biz de bu çerçevede vizyonumuzu değiştiriyor ve geliştiriyoruz.Buna bağlı olarak son yıllarda, Ziraat Odalarımızda önemli gelişmeler sağladık. Ziraat Odası sayımız 757’ye ulaştı. Bir diğer ifadeyle il ve ilçelerimizin yüzde 86’sında oda kurmuş durumdayız. Ancak Ziraat Odası bulunmayan ilçelerin tamamı en yakın ilçedeki Ziraat Odası çalışma alanına dâhil edildiğinden, esasen teşkilatımız tüm ülke çapında örgütlenmesini tamamlamış durumdadır ve tüm çiftçilerimize hizmet etmektedir.Tarımsal girdi temin eden, tarımsal laboratuvarlar, kurutma tesisleri, depolama tesisleri ve makine parkları vasıtasıyla çeşitli hizmetleri çiftçilerimize sunan Ziraat Odası sayımız önemli ölçüde arttı.Bugün, Ziraat Odalarımızın yüzde 65’i kendi binalarında faaliyet gösteriyor. Odalarımızın 75’inde toprak tahlil laboratuvarı var. Yine odalarımızın yüzde 44’ünün tarımsal araç ve makine parkı bulunuyor. Çiftçimize hizmet için bu imkânların daha da artırılması için çalışıyoruz.Ziraat Odalarımızın talepleri doğrultusunda çeşitli projeler hazırlandı ve uygulandı. Odalarımız ve Birliğimiz tarafından kırsal kalkınmayla ilgili 200 projenin 108’i onaylandı ve bu suretle Avrupa Birliği hibelerinden çiftçilerimizin daha fazla faydalanması sağlandı.”TESİS 7 AYDA BİTECEKEğitim vermek için bir eğitim tesisi ihtiyacı doğduğunu belirten Bayraktar, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:“Birliğimizi, ihtiyacı bulunan bir eğitim tesisine kavuşturmak amacıyla yapılan araştırmalar sonucu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mülkiyetindeki bu arsayı, 2 Nisan 2010 tarihinde satın aldık. Alınan bu arsa üzerinde, Birliğimize bir eğitim tesisi ve sosyal tesis kurmak için proje çalışmaları yaptırdık ve temel atma aşamasına getirdik. TZOB Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi çok amaçlı hizmet verecek şekilde projelendirildi. Toplam 3 bin 318 metrekare arsa üzerinde inşa edilecek olan binamız, toplam 8 katlı olacak. Projeye göre yapılacak tesisin, 200 yatak kapasitesine sahip 104 odası bulunacak. 7 ay gibi kısa bir zamanda hizmete girecek tesisimizde, 500 kişilik seminer/konferans salonu, 350 kişilik yemek salonu ve 50’şer kişilik gruplara hitap edecek 3 adet eğitim salonu yer alacak.Eğitim Merkezimiz, Ziraat Odalarımızın personel eğitimi için kullanılacak, Ankara’ya gelecek oda mensuplarımızın konaklama ihtiyaçlarını karşılayacak. Tesisimizde, misafirlerin her türlü sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak üniteler de bulunacak. Bugün temelini atacağımız tesisimiz, bu bölgeye de çok önemli ve anlamlı değer katacak, yeni bir çekim merkezi oluşturacak.”Bayraktar, başta Bakanlar olmak üzere törene katılan bütün konuklara ayrı ayrı teşekkür etti.GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHDİ EKERGıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de şehirlerin büyüyüp geliştiğini, kentsel dönüşüm projeleri uygulandığını, eskiden şehirlerin kıyısında yapılan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin, şehirlerin sınırlarının büyümesiyle şehir içinde kaldığını vurguladı. Tarım ve hayvancılık zarar görmeyecek şekilde imar faaliyetlerinin düzenlenmesi gerektiğini, perspektifleri içinde bunun da olduğunu bildirdi.21. yüzyılda toplumların gıda, su ve enerjiden oluşan 3 sahada mücadele edeceklerine ilişkin öngörülerin bulunduğunu belirten Eker, şunları söyledi:“Suyun yüzde 75’i tarımda kullanılıyor. Suya ilişkin mücadele de aslında gıdanın alanına giriyor. Gıdaya, diğer nesne ve eşyalardan farklı olarak her zaman muhtacız. Gıda ve tarım sektörü çalışanları olan çiftlere, sektörün daha verimli hale getirilmesi için eğitim verilmesi gerekir. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan TZOB’a milyonlarca çiftçi üye. Ne kadar iyi eğitim verilirse tarımda bunun faydası o kadar çok olacak.”Türkiye tarımını dünyada 7’inci, Avrupa’da birinci sıraya çıkardıklarını, bugün itibarıyla 62,5 milyar dolarlık tarımsal üretim yapıldığını vurgulayan Eker,“Bu sene çiftçiye nakdi karşılıksız destek veriyoruz. 14 Ağustos itibariyle desteklerin yüzde 77’sini, yani 7 milyar lirayı ödedik. Önümüzdeki bir hafta içinde 281 milyon lira daha ödeme yapacağız. Çoğunluğu büyükbaş hayvancılık destekleri olmak üzere eylül ayında da süt primi gibi ödemeler yapacağız. Yılsonunda 9 milyar lirayı bulacağız.Bu tesis Hükümetin çiftçiye, çiftçi örgütü olan TZOB’a verdiği önemi göstermesi bakımından önemli.ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÇELİKÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de tarımın, 76 milyon ve bütün dünyayı ilgilendiren çok önemli bir konu olduğunu söyledi.Eğitimin ihmal edilmemesi gereken en önemli alanlardan olduğuna vurgu yapan Çelik, şunları söyledi:“Kalkınan ve gelişen ülkelerin başarılarının altında eğitim sorununu çözmelerinin yatıyor. Japonya örneği var. Meiji dönemindeki eğitim yatırımlarının kalkınmasına etkisi var. Eğitim zinciri, tarım ve üretimdeki kalitenin artması açısından son derece önemli bir tablo arz ediyor.Eğitim, kayıt dışılığın önlenmesi açısından da önemlidir. Türkiye’de son 10 yılda yapılan yoğun çalışmalar neticesinde istihdamdaki kayıt dışılık yüzde 52′den yüzde 36′lara gerilemiştir. Bu gerileme, önemli bir oranı ortaya koymaktadır. Düşüş önemlidir ancak halen yüzde 36 olduğu düşünülürse ve bunun da önemli ölçüde tarım sektöründe gerçekleştiği ifade edilirse bu merkezlerin ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anlarız. Tesisin, kayıt dışılığın önlenmesine de önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI BAYRAKTARÇevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye’nin, dünyanın en zor coğrafyasının merkezinde, çevresindeki bütün olumsuzluklara rağmen istikrarlı gelişmesini sürdürdüğünü bildirdi.Türkiye’de, ülkenin coğrafi konumu ve yapısı gereği kırsal kesimdeki nüfusun azalmaması gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:”Bunun yolu da şehirde ne varsa onları köylere de tesis etmekten, temin etmekten geçiyor. Dünya genelinde bilim, iletişim, ulaşım ve sanayi son derece ilerledi. Beslenme ve barınma ise insan yaşamı için önemini koruyor. Dünya gelişirken gıda üretimi ve kalitesi her geçen gün daha da önem kazanıyor. Türkiye, birçok özelliğinin yanı sıra aynı zamanda bir tarım ülkesi. Dünyada şehirlerin nüfusu artarken, kırsal kesimin nüfusu azalıyor. Türkiye’de, coğrafi konumu ve yapısı gereği kırsal kesimdeki, köylerdeki nüfusu tutmamız lazım. Bunun bir yolu da şehirde ne varsa köylere de onları tesis etmekten, temin etmekten geçiyor.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, tören öncesi basın mensuplarının Suriye’de kimyasal silah kullanımıyla ilgili sorusu üzerine, “Suriye’deki olaylara sessiz kalanlar, Suriye’deki diktatörün yapmış olduğu bu vahşeti durdurmasa, dünyadaki bütün ülkelerin huzur ve vicdani bakımdan kendi vicdanlarının çok rahatsız olacağını kendi insanının yüzüne bakamayacağının net göstergesidir” dedi.Konuşmaların ardından protokoldekiler, butona basarak tesisin temelini attı.

DÜZELTME – Komutanlar Ilk Kez Başbakan’a Veda Ziyaretinde Bulundu

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

DÜZELTME - Komutanlar Ilk Kez Başbakan’a Veda Ziyaretinde BulunduSayın Abonemiz, ‘Komutanlar ilk kez Başbakan’a veda ziyaretinde bulundu’ başlığıyla servis edilen haberde; Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın soyadı sehven ‘Sezgin’, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel’in soyadı da ‘Birgel’ şeklinde yer almıştır. Haberimizi düzelterek yeniden servis ediyoruz. Saygılarımızla.Görev süreleri dolan kuvvet komutanları, veda ziyareti için ilk kez Başbakanlık makamını ziyaret etti.Komutanların, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın perşembe ve cuma günü gerçekleştirilecek kuvvet komutanlıklarındaki devir-teslim törenlerinin protokole kapalı olması nedeniyle ilk kez böyle bir ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel, emekli edilmeyip YAŞ üyeliğine kaydırılarak görev süresi uzatılan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Mehmet Erten ile Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu’yu Başbakanlık resmi konutunda saat 10.30’da ağırladı. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da ziyarette hazır bulundu.Emekli olan veya görev yerleri değişen kuvvet komutanları saat 11.30’da da Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşecek. Komutanlar bugün Çankaya Köşkü’nde yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına da son kez katılacak.

MGK Devir-teslim Nedeniyle Erken Toplandı

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

MGK Devir-teslim Nedeniyle Erken ToplandıMilli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplandı. Teamül gereği her ayın ayın son haftası yapılan MGK toplantısının, Ağustos ayında devir-teslim törenleri nedeniyle bir hafta önceye alındığı belirtildi.Saat 14.30’da başlayan toplantıya bugün veda ziyaretleri yapan kuvvet komutanları; Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel, emekli edilmeyip YAŞ üyeliğine kaydırılarak görev süresi uzatılan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Mehmet Erten ile Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu da son kez katıldı.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığındaki toplantı, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kurulun diğer üyelerinin katılımıyla başladı.

Başbakan Erdoğan, Malezya Başbakanı İle Görüştü

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Malezya Başbakanı İle GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Necip Tun Abdürrezzak ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Başbakan Erdoğan’ın MGK için Cumhurbaşkanlığı köşkü çıkışından önce gerçekleşen telefon görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye ve Mısır konularında görüş teatisinde de bulunuldu.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan, görüşme sırasında İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Mısır’daki gelişmeleri ele almak üzere olağanüstü toplanması için Malezya tarafından başlatılan girişimi Türkiye olarak desteklemekte olduklarını belirtti.Görüşme sırasında iki liderin, Suriye ve Mısır’da demokratik sürecin hızlandırılması ve güçlendirilmesi hususunda işbirliği konusunda mutabakat sağlandıkları da öğrenildi.

Başbakan Erdoğan, Malezya Başbakanı Ile Görüştü

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Malezya Başbakanı Ile GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Necip Tun Abdürrezzak ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Erdoğan’ın MGK için Cumhurbaşkanlığı köşküne çıkışından önce gerçekleşen telefon görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra, Suriye ve Mısır konularında görüş teatisinde de bulunuldu.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye Erdoğan, görüşme sırasında, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Mısır’daki gelişmeleri ele almak üzere olağanüstü toplanması için Malezya tarafından başlatılan girişimin Türkiye olarak desteklemekte olduklarını belirtti.Görüşme sırasında iki liderin, Suriye ve Mısır’da demokratik sürecin hızlandırılması ve güçlendirilmesi hususunda işbirliği konusunda mutabakat sağlandıkları da öğrenildi.

Bakanlar Kurulu Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Bakanlar Kurulu Sona ErdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın toplantının gündemine ilişkin açıklama yapması ve gazetecilerin sorularını cevaplaması bekleniyor.

Bakanlar Kurulu Sonrası Erdoğan’ı Çok Sayıda Bakan Uğurladı

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Bakanlar Kurulu Sonrası Erdoğan'ı Çok Sayıda Bakan UğurladıBaşbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sona erdi. Yaklaşık 6 saat süren toplantının ardından binadan çıkışında Erdoğan’ı çok sayıda bakan Başbakanlık binasının merdivenlerinden uğurladı. Erdoğan, aracına binmeden önce bir süre bakanlarla sohbet etti. Başbakan Erdoğan’ı Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ve Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala gibi isimler uğurladı.Erdoğan’ın bugünkü programında, AK Parti Genel Merkezi’nde Merkez Yönetim Kurulu toplantısı bulunuyordu. Bu toplantının 18.00′de başlaması planlanmıştı.

Arınç: Mısır’da İhvan’ın Terör Örgütü Olarak Yasaklanması Intihar Olur

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Arınç: Mısır'da İhvan'ın Terör Örgütü Olarak Yasaklanması Intihar OlurBaşbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sona erdi. Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi. Daha çok Mısır konusunda konuşan ve soruları cevaplayan Arınç, Mısır’da bir iç savaş tehdidi olduğu uyarısında bulundu. Arınç, İhvan’ın terör örgütü olarak yasaklanması ihtimalini ise intihar olarak değerlendirdi.Bülent Arınç, toplantıda Mısır konusunun ele alındığını, Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’nın verdiği bütün detayların görüşüldüğünü söyledi. Arınç, “Mısır’la ilgili gelişmeler esasen kamuoyunun da gündemindedir, sayın büyükelçi son yaşanan olayların öncesi mevcut durumu ile birlike en iyi bilenlerden birisidir. Hem mevcut durumlar, hem de dış dünya bakımından detaylı bir sunum yaptı.” dedi.METİN TURAN BU AKŞAM SERBEST KALABİLİRMısır’da ilk defa halkın oyları ile işbaşına gelmiş bir cumhurbaşkanının bugün yaşadığı akıbetin kendilerini hem endişelendirdiğini hem de hem de meraklandırdığını söyleyen Arınç, “İki Türk gazeteci de en son El Fetih camiinde muhasara altında kalmıştı. Bunlardan Arap asıllı olan bayan gazeteci Anadolu Ajansı muhabiridir, serbest bırakıldı. Diğeri TRT muhabiri Metin Turan’dır, şu anda gözaltında bulunuyor. Kendisi ile temas kuruldu, kendisi ile görüşüldü. Umuyorum ki bugün geç saatlerde bile olsa serbest bırakılmasını ümit ediyoruz. Hem kendi anlatımları hem de alınan ifadesinde suç teşkil eden bir olay yok. Ama biraz darbe aldığını biliyoruz. Camiden çıkarılış sırasında baltacı tabir edilen milis güçlerin müdahalesine maruz kalmış oradan emniyet tarafından alınmış Tora hapishanesinde bağlı bir yerde gözaltında tutuluyor. Dışişleri mensubu görevliler kendilerine geç de olsa güç de olsa ulaştılar. Ümit ediyoruz ki Metin Turan arkadaşımız bugün geç saatlerde bölge savcısının ifadesini almasının ardından serbest bırakılacaktır.” dedi. İKT’NİN SUSKUN KALMASI “Mısır’da olayların kötüye gitmesi halinde bir yaptırım söz konusu olur mu?” diye sorulan Arınç, şu cevabı verdi: “Büyükelçimizi geri çektik, onlar da mukabele ettiler. Bu diplomaside zaman zaman başvurulan yöntemlerden birisidir. Biz İKT’nin de ona bağlı ülkelerin de bu olay karşısında suskun kalmalarını istemiyorduk. Genel Sekreter tarafından bazı açıklamalar yapıldı. Bunların yeterli görülmediği bazı bakan arkadaşlarından da öğrenmişsinizdir. Şüphesiz Mısır’ın dönem başkanlığı yaptığı bir İKT’de, onun bütün üye ülkelere mesaj vermesi veya onları toplantıya çağırması düşünülemez. Darbeci bir yönetimde görev almış bir hükümetin veya bir bakanın bu teşkilatı göreve davet etmesi, Mısır’ın seçilmiş yönetimine sahip çıkmaya davet etmesi herhalde beklenecek bir olay değil. Sayın Genel Sekreter’in adeta Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi Genel Sekreterleri gibi bu olaylar karşısında daha çok söz sahibi olması, daha çok etkileyici, dikkat çekici konuşmalar ve çalışmalar yapması gerekirdi diye hükümetimiz düşünüyor. Bu konuda geri kalınmış olabilir. Türkiye‘nin hem AB, hem ABD, hem de İslam ülkelerine karşı uyarıcı sözleri olmuştur. Mısır’da yapılan bu darbe karşısında öncelikle siyasi tutuklamaların olmaması, tutuklu ve gözaltına alınanlar varsa derhal serbest bırakılmaları, İhvan ve yöneticilerinin kesinlikle gözaltında kalmaması, serbest seçimlerin en kısa sürede ulaşılabilecek bir yol haritasının takip edilmesi, bu yol haritası Türkiye tarafından bütün ülkelere önerilmiştir, yapılan bu olayın elbette kınanması, halka karşı şiddet ve silah yöneltilmemesi, silahın kullanıldığı yerlerde insan hakları ihlallerinin mutlaka olacağı, şu ana kadar 2 binden fazla ölümün Mısır’da maalesef genç kızlar, çocuklar, erkekler dahil olmak üzere yaşandığını biliyoruz. 5 binden fazla da yaralı olduğu bilinmektedir. Camilerde toplantı mahallerinde hedef gözetilmek suretiyle insanlar vurulmaktadır. Bunların içerisinde İhvan’ın önde gelen liderlerinin kızları, çocukları torunları da bulunmaktadır. Sivil gösteriler sırasında bazı kişiler hedef alınmış, bu kişilerin öldürülmesi yoluyla daha büyük infial ve acı meydana getirilmeye çalışılmıştır. Dayatma ve yaptırımlar konusunda Türkiye elinde hangi imkanlar varsa bu çerçeve içerisinde bunu söylemeye devam edecektir.”Türk girişimcilerin Mısır’da büyük yatırımları olduğunu, büyük işadamlarının açtığı mağazalar, 50 binden fazla Mısırlının istihdam edildiği işalanları olduğunu aktaran Arınç, “Maalesef bir kısmı kapatılmakta, bir kısım işverenler de faaliyetlerini tatil etmektedir. Bunun Mısır ekonomisine büyük bir zarar verebileceğini söyleyebiliriz. Bu da ülkede huzur ve güvenin kalmaması, hukuk sisteminin çökmesi ile yakından ilgilidir.” dedi.ABD Başkanı Obama’nın Mısırla ilgili ortak tatbikata son verdiklerini ifade etmesinin, başka seçeneklerin de gündemde olduğunu söylemesinin önemli olduğunu ifade eden Arınç sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupadan bazı ülkelerin, Hollanda, Almanya ve İngiltere olmak üzere Mısır’da yaşanan olaylara karşı seslerini biraz daha yükseltmeleri, kınamanın ötesine geçecek bazı tedbirleri düşünmeleri önemlidir. AB dışişleri bakanları toplantısı yapılabilir. Ama Mısır’da işbaşına gelen yönetimin yanlışlığını fark ettirecek ve halkına silah doğrultmaktan hayatına son vermekten vazgeçirecek bir tonda ve bir tavırda bunlara iletilmesi gerekmektedir. Türkiye bu uyarı vazifesini bugüne kadar yaptı, yapmaya da devam edecek. Beklenen gelişmeleri olabildiğince olumlu görmek istiyoruz, şu anda ümitlerimiz kırılmış olsa dahi.” BÜYÜKELÇİNİN DÖNME İHTİMALİ GÖRÜNMÜYORArınç bir başka soru üzerine de Büyükelçiyi iki saat dinlediklerini belirterek, “O bir diplomattır. Diplomasinin tüm incelikleri olabildiğince açık olarak Mısır’daki durumu ortaya koydu. Dönme konusu karşılıklı bir şeydir. Şu anda böyle bir ihtimal görünmüyor. Bugünden yarına büyükelçinin Mısır’da görevlendirilmesi söz konusu değildir. Gelişmelere göre değerlendireceğiz.” dedi.Arınç, Ekmeleddin İhsanoğlu’na ilişkin de şu değerlendirmede bulundu: “Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu ile bu konular çeşitli aşamalarda görüşüldü, konuşuldu. Onun da açıklaması var bugün gazetelerde. Mısır’da büyümüş yetişmiş Yozgatlı bir ailenin çocuğu olarak Mısırı da çok iyi bildiğini bildiğimiz bir insan. Elinde imkanlar var, imkansızlıklar da var. İmkanları ne derece kullanıp kullanmadığı söz konusudur. Hüseyin Çelik, Bekir Bozdağ’ın eleştirleri kendileri açısından önemli sayılabilir. Biz bu konuda Sayın İhsanoğlu’nun çok daha güçlü bir biçimde güçlü bir sesle Mısır’da olan biteni bütün dünyaya duyurmasını beklerdik. Belki beklentilerimizi karşılamadığı için arkadaşlarımız infial içinde olabilir. Kendisiyle şahsen de görüşüyorum. Ama Türkiye’nin yakından tanıdığı bir insan, ikinci dönem genel sekreterlik yapıyor, İKT’nin bugüne kadar ki serüveni içinde iki dönem üstüste sekreterlik yapmış birisini bulma, hele hele Türk olan birini bulmak mümkün değil. Bu bir başarıdır.” dedi.Arınç, Mısır’daki Türk vatandaşlarının tahliyesi konusunda bir soru üzerine şu anda o aşamada olmadıklarını, ama acil bir durum gerektirdiğinde tahliye edilebilecek durumda hazırlıklı olduklarını söyledi. MISIR’I BİR İÇ SAVAŞ TEHLİKESİ BEKLİYORArınç, bir başka soru üzerine de, “Mısır’da olan bir olaya karşı Türkiye’nin tavrı ne olur diye sorulunca şöyle anlamak lazım, Mısır’da yaşanan olaylara Türkiye’den başka tepki gösteren ülke yok. Mısır’da ne yapılacaksa Türkiye ile yapılacak, ne olacaksa Türkiye’siz olmayacak. Böyle değil tabi, bu kadar da olmamalı. Mısır’daki olaylarla şüphesiz ilgileniyoruz. Bir ülkede yaşanan bir darbe olayını Türkiye görmezden gelemez. Bu demokrasiye olan bağlılığımızın ötesinde Mısır halkı ile dayanışmamızın gereğidir. Mısır iç savaşa doğru gidiyor sözü boş bir söz değil. Zaman zaman darbe yönetimine karşı isyanvari olaylar oluyor. Polis araçlarına hücum edilmiş, 24 rejime bağlı polis ölmüş. Bunun aksi Kahire’de yaşananlardır, camidekiler meydanlardakiler vuruluyor, 2 bin ölüden bahsediliyor, başlarından vurulanlar var, orada da 500′e yakın İhvan tutuklu olarak başka yere nakledilirken bir araçta meydana gelen olay sebebiyle bombalar atılıyor 58 tutuklu İhvan mensubu hayatını kaybediyor. Bu olaylar her yerde olmaya başlarsa ve insanlar bu zulüm karşısında isyan noktasına gelirlerse, ki çoğu yerde isyan noktasındalar, Mısır’ı bir iç savaş tehlikesi bekliyor demektir. Bu iç savaş o ülke için en kötü ihtimaldir. Mısır’daki siyasi rejimin, geleceğin halk oyu ile yeniden ortaya çıkmasından yanayız. Hür seçimler yapılmalı. Bütün siyasi partiler seçimlere katılabilmeli. İhvan’ın bir terör örgütü olarak yasaklanabileceği ihtimali onların intiharı olur. Bu milyonlarca insanı yasadışı eylemlere sevk etmek için birilerinin uyguladığı senaryo olmaktan başka hiçbir şey ifade etmez. Türkiye bu konuda kendine düşeni yapma konusunda daha dikkatli olacaktır. Bütün taraflar eşit bir şekilde temsil edilmeli. En kısa zamanda seçime gidilebilecek bir şekilde dizayn edilebilmeli. İhvan orada kurduğu parti ile güçlüdür, bir defa geniş bir siyasi yelpazenin Mısır’da varlığını bilmeliyiz. Son yapılan başkanlık seçiminde 6 aday seçimlere girdi her biri önemli oy aldı. Mübarek’in çok yanında bulunmuş Şefik bile 5 milyondan fazla oy aldı. Yani Mübarek rejiminin devrildiği Mısır’da Şefik neredeyse Mursi’ye yakın bir oy aldı. Hepsinin temsil ettiği siyasi güçler Mısır’daki siyasetin de çok güçlü olacağını gösteriyor. O zaman bırakalım özgürce seçimlere gidilsin ve halk oylarıyla kim işbaşına geliyorsa, tek istediğimiz siyasi tutuklamaların, suçlamaların, terörün şiddetin, silahın kalkması, herkesin serbest bırakılması ve seçimler için uygun ortam temin edilerek herkesin güçlü bir şekilde seçime katılmasının temin edilmesi.” dedi.Rabia işareti ve Türkiye’deki Mısır’a destek gösterilerinin de sorulması üzerine Arınç, Türk halkına teşekkür etti. Başbakan Erdoğan’ın Rabia işareti yapmasına ise, “Ben de o işareti yaptım ama siz onu çektiniz” diye cevap veren Arınç, “Arap ve Dünya basınında Türkiye’de yapılan gösteriler birinci planda anlatılıyor.” diye ekledi.

Arınç: Mısır’da İhvan’ın Terör Örgütü Olarak Yasaklanması Intihar Olur

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Arınç: Mısır'da İhvan'ın Terör Örgütü Olarak Yasaklanması Intihar OlurBaşbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sona erdi. Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi. Daha çok Mısır konusunda konuşan ve soruları cevaplayan Arınç, Mısır’da bir iç savaş tehdidi olduğu uyarısında bulundu. Arınç, İhvan’ın terör örgütü olarak yasaklanması ihtimalini ise intihar olarak değerlendirdi.Bülent Arınç, toplantıda Mısır konusunun ele alındığını, Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’nın verdiği bütün detayların görüşüldüğünü söyledi. Arınç, “Mısır’la ilgili gelişmeler esasen kamuoyunun da gündemindedir, sayın büyükelçi son yaşanan olayların öncesi mevcut durumu ile birlike en iyi bilenlerden birisidir. Hem mevcut durumlar, hem de dış dünya bakımından detaylı bir sunum yaptı.” dedi.METİN TURAN BU AKŞAM SERBEST KALABİLİRMısır’da ilk defa halkın oyları ile işbaşına gelmiş bir cumhurbaşkanının bugün yaşadığı akıbetin kendilerini hem endişelendirdiğini hem de hem de meraklandırdığını söyleyen Arınç, “İki Türk gazeteci de en son El Fetih camiinde muhasara altında kalmıştı. Bunlardan Arap asıllı olan bayan gazeteci Anadolu Ajansı muhabiridir, serbest bırakıldı. Diğeri TRT muhabiri Metin Turan’dır, şu anda gözaltında bulunuyor. Kendisi ile temas kuruldu, kendisi ile görüşüldü. Umuyorum ki bugün geç saatlerde bile olsa serbest bırakılmasını ümit ediyoruz. Hem kendi anlatımları hem de alınan ifadesinde suç teşkil eden bir olay yok. Ama biraz darbe aldığını biliyoruz. Camiden çıkarılış sırasında baltacı tabir edilen milis güçlerin müdahalesine maruz kalmış oradan emniyet tarafından alınmış Tora hapishanesinde bağlı bir yerde gözaltında tutuluyor. Dışişleri mensubu görevliler kendilerine geç de olsa güç de olsa ulaştılar. Ümit ediyoruz ki Metin Turan arkadaşımız bugün geç saatlerde bölge savcısının ifadesini almasının ardından serbest bırakılacaktır.” dedi. İKT’NİN SUSKUN KALMASI “Mısır’da olayların kötüye gitmesi halinde bir yaptırım söz konusu olur mu?” diye sorulan Arınç, şu cevabı verdi: “Büyükelçimizi geri çektik, onlar da mukabele ettiler. Bu diplomaside zaman zaman başvurulan yöntemlerden birisidir. Biz İKT’nin de ona bağlı ülkelerin de bu olay karşısında suskun kalmalarını istemiyorduk. Genel Sekreter tarafından bazı açıklamalar yapıldı. Bunların yeterli görülmediği bazı bakan arkadaşlarından da öğrenmişsinizdir. Şüphesiz Mısır’ın dönem başkanlığı yaptığı bir İKT’de, onun bütün üye ülkelere mesaj vermesi veya onları toplantıya çağırması düşünülemez. Darbeci bir yönetimde görev almış bir hükümetin veya bir bakanın bu teşkilatı göreve davet etmesi, Mısır’ın seçilmiş yönetimine sahip çıkmaya davet etmesi herhalde beklenecek bir olay değil. Sayın Genel Sekreter’in adeta Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi Genel Sekreterleri gibi bu olaylar karşısında daha çok söz sahibi olması, daha çok etkileyici, dikkat çekici konuşmalar ve çalışmalar yapması gerekirdi diye hükümetimiz düşünüyor. Bu konuda geri kalınmış olabilir. Türkiye‘nin hem AB, hem ABD, hem de İslam ülkelerine karşı uyarıcı sözleri olmuştur. Mısır’da yapılan bu darbe karşısında öncelikle siyasi tutuklamaların olmaması, tutuklu ve gözaltına alınanlar varsa derhal serbest bırakılmaları, İhvan ve yöneticilerinin kesinlikle gözaltında kalmaması, serbest seçimlerin en kısa sürede ulaşılabilecek bir yol haritasının takip edilmesi, bu yol haritası Türkiye tarafından bütün ülkelere önerilmiştir, yapılan bu olayın elbette kınanması, halka karşı şiddet ve silah yöneltilmemesi, silahın kullanıldığı yerlerde insan hakları ihlallerinin mutlaka olacağı, şu ana kadar 2 binden fazla ölümün Mısır’da maalesef genç kızlar, çocuklar, erkekler dahil olmak üzere yaşandığını biliyoruz. 5 binden fazla da yaralı olduğu bilinmektedir. Camilerde toplantı mahallerinde hedef gözetilmek suretiyle insanlar vurulmaktadır. Bunların içerisinde İhvan’ın önde gelen liderlerinin kızları, çocukları torunları da bulunmaktadır. Sivil gösteriler sırasında bazı kişiler hedef alınmış, bu kişilerin öldürülmesi yoluyla daha büyük infial ve acı meydana getirilmeye çalışılmıştır. Dayatma ve yaptırımlar konusunda Türkiye elinde hangi imkanlar varsa bu çerçeve içerisinde bunu söylemeye devam edecektir.”Türk girişimcilerin Mısır’da büyük yatırımları olduğunu, büyük işadamlarının açtığı mağazalar, 50 binden fazla Mısırlının istihdam edildiği işalanları olduğunu aktaran Arınç, “Maalesef bir kısmı kapatılmakta, bir kısım işverenler de faaliyetlerini tatil etmektedir. Bunun Mısır ekonomisine büyük bir zarar verebileceğini söyleyebiliriz. Bu da ülkede huzur ve güvenin kalmaması, hukuk sisteminin çökmesi ile yakından ilgilidir.” dedi.ABD Başkanı Obama’nın Mısırla ilgili ortak tatbikata son verdiklerini ifade etmesinin, başka seçeneklerin de gündemde olduğunu söylemesinin önemli olduğunu ifade eden Arınç sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupadan bazı ülkelerin, Hollanda, Almanya ve İngiltere olmak üzere Mısır’da yaşanan olaylara karşı seslerini biraz daha yükseltmeleri, kınamanın ötesine geçecek bazı tedbirleri düşünmeleri önemlidir. AB dışişleri bakanları toplantısı yapılabilir. Ama Mısır’da işbaşına gelen yönetimin yanlışlığını fark ettirecek ve halkına silah doğrultmaktan hayatına son vermekten vazgeçirecek bir tonda ve bir tavırda bunlara iletilmesi gerekmektedir. Türkiye bu uyarı vazifesini bugüne kadar yaptı, yapmaya da devam edecek. Beklenen gelişmeleri olabildiğince olumlu görmek istiyoruz, şu anda ümitlerimiz kırılmış olsa dahi.” BÜYÜKELÇİNİN DÖNME İHTİMALİ GÖRÜNMÜYORArınç bir başka soru üzerine de Büyükelçiyi iki saat dinlediklerini belirterek, “O bir diplomattır. Diplomasinin tüm incelikleri olabildiğince açık olarak Mısır’daki durumu ortaya koydu. Dönme konusu karşılıklı bir şeydir. Şu anda böyle bir ihtimal görünmüyor. Bugünden yarına büyükelçinin Mısır’da görevlendirilmesi söz konusu değildir. Gelişmelere göre değerlendireceğiz.” dedi.Arınç, Ekmeleddin İhsanoğlu’na ilişkin de şu değerlendirmede bulundu: “Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu ile bu konular çeşitli aşamalarda görüşüldü, konuşuldu. Onun da açıklaması var bugün gazetelerde. Mısır’da büyümüş yetişmiş Yozgatlı bir ailenin çocuğu olarak Mısırı da çok iyi bildiğini bildiğimiz bir insan. Elinde imkanlar var, imkansızlıklar da var. İmkanları ne derece kullanıp kullanmadığı söz konusudur. Hüseyin Çelik, Bekir Bozdağ’ın eleştirleri kendileri açısından önemli sayılabilir. Biz bu konuda Sayın İhsanoğlu’nun çok daha güçlü bir biçimde güçlü bir sesle Mısır’da olan biteni bütün dünyaya duyurmasını beklerdik. Belki beklentilerimizi karşılamadığı için arkadaşlarımız infial içinde olabilir. Kendisiyle şahsen de görüşüyorum. Ama Türkiye’nin yakından tanıdığı bir insan, ikinci dönem genel sekreterlik yapıyor, İKT’nin bugüne kadar ki serüveni içinde iki dönem üstüste sekreterlik yapmış birisini bulma, hele hele Türk olan birini bulmak mümkün değil. Bu bir başarıdır.” dedi.Arınç, Mısır’daki Türk vatandaşlarının tahliyesi konusunda bir soru üzerine şu anda o aşamada olmadıklarını, ama acil bir durum gerektirdiğinde tahliye edilebilecek durumda hazırlıklı olduklarını söyledi. MISIR’I BİR İÇ SAVAŞ TEHLİKESİ BEKLİYORArınç, bir başka soru üzerine de, “Mısır’da olan bir olaya karşı Türkiye’nin tavrı ne olur diye sorulunca şöyle anlamak lazım, Mısır’da yaşanan olaylara Türkiye’den başka tepki gösteren ülke yok. Mısır’da ne yapılacaksa Türkiye ile yapılacak, ne olacaksa Türkiye’siz olmayacak. Böyle değil tabi, bu kadar da olmamalı. Mısır’daki olaylarla şüphesiz ilgileniyoruz. Bir ülkede yaşanan bir darbe olayını Türkiye görmezden gelemez. Bu demokrasiye olan bağlılığımızın ötesinde Mısır halkı ile dayanışmamızın gereğidir. Mısır iç savaşa doğru gidiyor sözü boş bir söz değil. Zaman zaman darbe yönetimine karşı isyanvari olaylar oluyor. Polis araçlarına hücum edilmiş, 24 rejime bağlı polis ölmüş. Bunun aksi Kahire’de yaşananlardır, camidekiler meydanlardakiler vuruluyor, 2 bin ölüden bahsediliyor, başlarından vurulanlar var, orada da 500′e yakın İhvan tutuklu olarak başka yere nakledilirken bir araçta meydana gelen olay sebebiyle bombalar atılıyor 58 tutuklu İhvan mensubu hayatını kaybediyor. Bu olaylar her yerde olmaya başlarsa ve insanlar bu zulüm karşısında isyan noktasına gelirlerse, ki çoğu yerde isyan noktasındalar, Mısır’ı bir iç savaş tehlikesi bekliyor demektir. Bu iç savaş o ülke için en kötü ihtimaldir. Mısır’daki siyasi rejimin, geleceğin halk oyu ile yeniden ortaya çıkmasından yanayız. Hür seçimler yapılmalı. Bütün siyasi partiler seçimlere katılabilmeli. İhvan’ın bir terör örgütü olarak yasaklanabileceği ihtimali onların intiharı olur. Bu milyonlarca insanı yasadışı eylemlere sevk etmek için birilerinin uyguladığı senaryo olmaktan başka hiçbir şey ifade etmez. Türkiye bu konuda kendine düşeni yapma konusunda daha dikkatli olacaktır. Bütün taraflar eşit bir şekilde temsil edilmeli. En kısa zamanda seçime gidilebilecek bir şekilde dizayn edilebilmeli. İhvan orada kurduğu parti ile güçlüdür, bir defa geniş bir siyasi yelpazenin Mısır’da varlığını bilmeliyiz. Son yapılan başkanlık seçiminde 6 aday seçimlere girdi her biri önemli oy aldı. Mübarek’in çok yanında bulunmuş Şefik bile 5 milyondan fazla oy aldı. Yani Mübarek rejiminin devrildiği Mısır’da Şefik neredeyse Mursi’ye yakın bir oy aldı. Hepsinin temsil ettiği siyasi güçler Mısır’daki siyasetin de çok güçlü olacağını gösteriyor. O zaman bırakalım özgürce seçimlere gidilsin ve halk oylarıyla kim işbaşına geliyorsa, tek istediğimiz siyasi tutuklamaların, suçlamaların, terörün şiddetin, silahın kalkması, herkesin serbest bırakılması ve seçimler için uygun ortam temin edilerek herkesin güçlü bir şekilde seçime katılmasının temin edilmesi.” dedi.Rabia işareti ve Türkiye’deki Mısır’a destek gösterilerinin de sorulması üzerine Arınç, Türk halkına teşekkür etti. Başbakan Erdoğan’ın Rabia işareti yapmasına ise, “Ben de o işareti yaptım ama siz onu çektiniz” diye cevap veren Arınç, “Arap ve Dünya basınında Türkiye’de yapılan gösteriler birinci planda anlatılıyor.” diye ekledi.

Arınç’tan Iadei Muhakeme Açıklaması: 400 Kağıt Parçasından Ibaret

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Arınç’tan Iadei Muhakeme Açıklaması: 400 Kağıt Parçasından IbaretBaşbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi. Bülent Arınç, Ergenekon davasının ardından AK Parti kapatma davasına iade-i muhakeme yolunun açılmasına ilişkin, “Bütün deliler 400 kağıt parçasından ibaret, 370 tanesini de dava sırasında Anayasa Mahkemesi çöpe attı” dedi. Arınç, Bekir Bozdağ’a yönelik saldırya ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Kabine’de konuşuldu. Olay fevkalede üzücüdür. Her yıl Hacı Bektaş-ı Veli törenlerine yuhalanacağımızı bile bile Hacı Bektaş-ı Veli’nin yüzü suyu hürmetine hükümetimizi temsilen bir bakanımız gider. Orayı oy ambarı görenler bizim gelmemizi istemiyorlar. Kılıçdaroğlu, yumruk atanı kınamak yerine Hüseyin’i müdafaa edercesine sen onu affet anlamına gelecek açıklamalar yaptı. İçişleri müfettiş gönderdi. İki polise görevden el çektirildi. Gerçek Aleviler, Alevi Bektaşileri bu olaydan üzündtü duyduklarını ifade etmişlerdir. Orayı kendilerine oy ambarı görenler bizim gelmemize tahammül edemiyorlar. Olayla iligili olarak Mülkiye Müfettişleri görevlendirildi. İki polis görevlisine görevlerinden el çektirildi. İdari ve adli yönden yapılacak şeyler çıkarılabilir. Bir kez daha yaşanmamasını hepimiz arzu ediyoruz.”Arınç, Lübndan’da kaçırılan iki türk pilotuna ilişkin de “Lübnan’da kaçırılan iki pilota en yakın zamanda kavuşacağız, çalışıyoruz. Her yolu denemek suretiyle güvenli şekilde arkadaşlarımıza ulaştık. Huzur ve sağlık içindeler.” şeklinde konuştu.Arınç’a AK Parti’ye kapatma davasına ilişkin de şu bilgileri verdi: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın alelacele iktidarda olan partiye açtığı davada bütün deliler 400 tane kağıt parçasından ibaret. 400 kağıt parçasının internet siteleri ile bilemediğimiz gazetelerin son sayfa haberleridir. İnternet Andıcı’nın gerçekliği kabul edildi. Düzmece delillerle bu partinin kapatılmak istendiği mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Bakanlar Kurul’unda görüşmedik. Bunun görüşüleceği yer bu akşam MKYK’da bu konunun görüşülmesi gerekir. Bu davada mahkeme 6’ya 5 oy çokluğuyla 400 gazete küpürünün 370’ini çöp sepetine atmıştır. Bunlar delil değil demiştir. 30 tanesini delil kabul etmiş. Hazine’den yardımın yarısını kesmiştir. Bu bir cezadır. 30 tanenin de delil olmaktan çıkması halinde bu kararın yok kabul edilmesi veya eski kararın tamamen tersine yeni bir karar tesis etmesi mümkün olabilir mi? Şahsi düşüncem boşa atılacak bir iddia değil. Anayassa hukukçuların da bu konuda partimiz siyasi bir değerlendirme yapar bir karar verirler. Bu da MKYK’da görüşülecek bir konudur. Bu bir cezadır şüphesiz yüksek mahkemenin kararıdır. 30 delilin de mümkün olabilir mi boşa atılacak bir iddia değil. Üzerinde hukukçuların çalışması anayasa hukukçularının mütalaa hazırlaması gerekir. Bu da MKYK’da görüşülecek bir konu olmalı.

Arınç’tan Iadei Muhakeme Açıklaması: 400 Kağıt Parçasından Ibaret

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Arınç’tan Iadei Muhakeme Açıklaması: 400 Kağıt Parçasından IbaretBaşbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi. Bülent Arınç, Ergenekon davasının ardından AK Parti kapatma davasına iade-i muhakeme yolunun açılmasına ilişkin, “Bütün deliler 400 kağıt parçasından ibaret, 370 tanesini de dava sırasında Anayasa Mahkemesi çöpe attı” dedi. Arınç, Bekir Bozdağ’a yönelik saldırya ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Kabine’de konuşuldu. Olay fevkalede üzücüdür. Her yıl Hacı Bektaş-ı Veli törenlerine yuhalanacağımızı bile bile Hacı Bektaş-ı Veli’nin yüzü suyu hürmetine hükümetimizi temsilen bir bakanımız gider. Orayı oy ambarı görenler bizim gelmemizi istemiyorlar. Kılıçdaroğlu, yumruk atanı kınamak yerine Hüseyin’i müdafaa edercesine sen onu affet anlamına gelecek açıklamalar yaptı. İçişleri müfettiş gönderdi. İki polise görevden el çektirildi. Gerçek Aleviler, Alevi Bektaşileri bu olaydan üzündtü duyduklarını ifade etmişlerdir. Orayı kendilerine oy ambarı görenler bizim gelmemize tahammül edemiyorlar. Olayla iligili olarak Mülkiye Müfettişleri görevlendirildi. İki polis görevlisine görevlerinden el çektirildi. İdari ve adli yönden yapılacak şeyler çıkarılabilir. Bir kez daha yaşanmamasını hepimiz arzu ediyoruz.”Arınç, Lübndan’da kaçırılan iki türk pilotuna ilişkin de “Lübnan’da kaçırılan iki pilota en yakın zamanda kavuşacağız, çalışıyoruz. Her yolu denemek suretiyle güvenli şekilde arkadaşlarımıza ulaştık. Huzur ve sağlık içindeler.” şeklinde konuştu.Arınç’a AK Parti’ye kapatma davasına ilişkin de şu bilgileri verdi: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın alelacele iktidarda olan partiye açtığı davada bütün deliler 400 tane kağıt parçasından ibaret. 400 kağıt parçasının internet siteleri ile bilemediğimiz gazetelerin son sayfa haberleridir. İnternet Andıcı’nın gerçekliği kabul edildi. Düzmece delillerle bu partinin kapatılmak istendiği mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Bakanlar Kurul’unda görüşmedik. Bunun görüşüleceği yer bu akşam MKYK’da bu konunun görüşülmesi gerekir. Bu davada mahkeme 6’ya 5 oy çokluğuyla 400 gazete küpürünün 370’ini çöp sepetine atmıştır. Bunlar delil değil demiştir. 30 tanesini delil kabul etmiş. Hazine’den yardımın yarısını kesmiştir. Bu bir cezadır. 30 tanenin de delil olmaktan çıkması halinde bu kararın yok kabul edilmesi veya eski kararın tamamen tersine yeni bir karar tesis etmesi mümkün olabilir mi? Şahsi düşüncem boşa atılacak bir iddia değil. Anayassa hukukçuların da bu konuda partimiz siyasi bir değerlendirme yapar bir karar verirler. Bu da MKYK’da görüşülecek bir konudur. Bu bir cezadır şüphesiz yüksek mahkemenin kararıdır. 30 delilin de mümkün olabilir mi boşa atılacak bir iddia değil. Üzerinde hukukçuların çalışması anayasa hukukçularının mütalaa hazırlaması gerekir. Bu da MKYK’da görüşülecek bir konu olmalı.

Ak Parti Myk Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Ak Parti Myk Toplantısı Sona ErdiAK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde yapılan MYK toplantısı sona erdi. Toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü.

Ak Parti Myk Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Ak Parti Myk Toplantısı Sona ErdiAK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde yapılan MYK toplantısı sona erdi. Toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü.

Ak Parti Myk Toplantısı Sona Erdi

| Ankara Haberleri | 20 Ağustos 2013

Ak Parti Myk Toplantısı Sona ErdiAK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde yapılan MYK toplantısı sona erdi. Toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü.

Erdoğan’dan Galatasaray’a Kutlama

| Genel | 12 Ağustos 2013

Erdoğan'dan Galatasaray'a KutlamaBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe‘yi yenerek Süper Kupayı üçüncü kez müzesine götüren Galatasaray‘i kutladı. Erdoğan’ın, Galatasaray’ın 2013 TFF Süper Kupa’sını kazanması sebebiyle Kulüp Başkanı Ünal Aysal’a bir kutlama mesajı gönderdiği öğrenildi.

Mhp’de Parti İçi Bayramlaşma Töreni

| Ankara Haberleri | 10 Ağustos 2013

Mhp'de Parti İçi Bayramlaşma TöreniMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Öcalan’ı da kapsayacak şekilde genel af çıkarılacağı’ iddialarına ilişkin olarak, “Bu düşünce PKK‘nın görüşüdür. Abdullah Öcalan denilen haini kurtarmak için genel af her zaman dillendirilmektedir. Bu milletimizin kabul edemeyeceği bir durumdur” dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti içi bayramlaşma törenine katıldı. Bahçeli, bayramlaşma töreni sonrası yaptığı açıklamada, ramazan öncesi ve ramazan boyunca özellikle İslam coğrafyasında baş gösteren üzücü olaylar, Türkiye‘deki siyasi ve sosyal konuların Ramazan Bayramı’nı acı ve gözyaşıyla kutlanmasına neden olduğunu söyledi. Bahçeli, geçmiş yıllarda görülen büyük coşkunun ve bayram dayanışmasının görülmediğine belirterek, “Bu bayramda Türkiye’nin en mutlu iki insanı bulunmaktadır. Bayramı bir çocuk sevinci içinde karşılamaktadırlar. Bunlardan biri Başbakan Erdoğan diğeri ise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tır” dedi.Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yönden değerlendirildiğinde çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu anlatan Bahçeli, bu sıkıntıların aşılması için siyasi iktidarın üzerine düşen sorumluluğu ciddiyetle yerine getirmesi gerektiğine işaret etti. Bahçeli, “Bu seviye Türk siyasi hayatında hiçbir dönemde görülmemiştir. Dolayısıyla Sayın Başbakanın 10 yıl 8 aydan bu yana ülkeyi yönetme kabiliyeti zayıflamış ve ülke yönetilemez hale gelmiştir. Bu millet Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetlerinden kurtulmak istiyor. Bu nasıl gerçekleştirileceği konusunda da çok açık bir tavır ortaya koyuyor. Bir yandan memnuniyetsizliğini, sosyal öfkesini dillendirirken öbür yandan demokrasi içerisinde en kısa zamanda yapılacak olan bir seçimden sonuç almanın ve iktidara karşı milli irade olarak tavır koymanın heyecanını taşıyor. İşte bugün 30 Mart 2014 olacak” dedi.Arkasından gelecek olan siyasi gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtulacağını iddia eden Bahçeli, “Onun için Erdoğan son kullanma tarihine çok yaklaşmıştır. MHP sorunların demokrasi içerisinde çözülmesinden yanadır. MHP, iktidardan kurtulmanın aracı olarak demokratik kurumları tercih etmektedir ve bu açıdan halkla buluşmayı demokrasinin meydanlarında ama sonuç almayı da sandıkta gözetmektedir” diye konuştu.Gazetecilerin sorularını cevaplayan Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın Meclis’in erken açılacağı açıklamalarının sorulması üzerine, “BDP’nin yöneticileri milletvekilleri ve İmralı canisiyle irtibat kuranlar, her zaman Sayın Başbakanın dikkatini çekmekte ve şu tarihe kadar şunları gerçekleştirme talimatı verilmektedir. Dün de böyle bir talimatı Sayın Başbakan almış olacaktır ki Meclis’in 1 Ekim’den önce bir süre içerisinde toplanabileceği belirtmektedir. Talimata uygun bir Başbakandır” ifadelerini kullandı.Bir gazetecinin, ‘Genel affa’ ilişkin sorusuna Bahçeli, “Bu düşünce PKK’nın görüşüdür. Abdullah Öcalan denilen haini kurtarmak için genel af her zaman dillendirilmektedir. Şimdi de bir mahkeme TSK’yı terörist olarak görüyor ve bunun değerli Genelkurmay Başkanı’nı terörist başı ilan ediyor. Bundan da cesaretlenen PKK yandaşı zavallılar acaba PKK çözüm sürecinde genel afla Öcalan denilen hayini çıkartırken ‘silahlı kuvvetlerin komutanı da çıksın’ mantığıyla hareket ediyor. Bu milletimizin kabul edemeyeceği bir durumdur” cevabını verdi.Bahçeli, ‘Lübnan’da Türk pilotların kaçırılmasına’ ilişkin, “Her gün olay oluyor. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’ye yönelik birçok olay oluyor. Bazı terörist gruplar tarafından kaçırıldığı iddia ediliyor, bunun incelenmesi lazım. Bu konuda da Sayın Dışişleri Bakanı’nın da milleti doyurucu bir açıklaması olduğunu inanıyorum” dedi.Yeni Anayasa çalışmalarını değerlendiren Bahçeli, “MHP, Anayasa Hazırlık ve Uzlaşma Komisyonu’nu öneren bir siyasi partidir. Görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız partimizin ilkeleri doğrultusunda ve görüşlerimizi diğer parti liderlerine aktarmaktadır ve çalışmalar devam etmektedir. Bize karşı herhangi bir dayatma söz konusu olamaz. MHP’nin kırmızı çizgileri çok nettir” şeklinde konuştu.Başka bir gazetecinin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in Başbakan’a sizin tazminat ödeyeceğiniz konusunda açıklamaları var. Neler söyleyeceksiniz” sorusuna Bahçeli, “Bazen kazanıyorlar, bazen mahkeme reddediyor. Maaşımız Meclis’tedir. İstediği zaman istedikleri şekilde maaşımıza el koyabilirler” cevabını verdi.

Erdoğan: Çanakkale Ruhu Ile Üstesinden Gelemeyeceğimiz Sorun Kalmayacak

| Ankara Haberleri | 10 Ağustos 2013

Erdoğan: Çanakkale Ruhu Ile Üstesinden Gelemeyeceğimiz Sorun KalmayacakBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Çanakkale ruhunu muhafaza ettiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz sorun kalmayacak.” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale’de sergilenen dayanışma ruhunun, milletin bir olduğunda tüm güçlüklerin üstesinden gelebileceğini ortaya koyduğunu söyledi. Erdoğan, “İnanıyorum ki o günkü dayanışma ruhunu muhafaza ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz, aşamayacağımız hiçbir sorun kalmayacaktır.” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anafartalar Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla mesaj yayınladı. Başbakan Erdoğan’ın mesajı şöyle: “Çanakkale’de verilen onurlu mücadele, milletimizin geleceğini tayin ettiği gibi, tarihin seyrini de değiştirmiştir. Deniz ve karada süregelmiş olan Çanakkale savaşlarının her bir cephesi, eşsiz mücadelelere sahne olmuş, Mehmetçiklerimiz her bir cephede destansı bir kahramanlığa imza atmıştır. Bunlardan biri de Anafartalar zaferidir. Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal idaresindeki ordumuzun mücadelesi, aziz milletimizin bu cennet vatana her şart altında sahip çıkacağını, bağımsızlığından ve özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğini dünyaya bir kez daha göstermiştir. Çanakkale’de sergilenen dayanışma ruhu, milletimizin bir olduğunda tüm güçlüklerin üstesinden gelebileceğini ortaya koymuştur. İnanıyorum ki o günkü dayanışma ruhunu muhafaza ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz, aşamayacağımız hiçbir sorun kalmayacaktır. Bu düşüncelerle Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümünde, başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de tarih yazan tüm kahramanlarımızı, bu vesileyle ebediyete intikal eden bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.

1071 Projesi İlk Meyvelerini Verdi

| Ankara Haberleri | 07 Ağustos 2013

1071 Projesi İlk Meyvelerini VerdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan, TOGEM ve KOSGEB’in katkılarıyla devam eden ve Keçiören Belediyesi’nin de destek verdiği 1071 kadın girişimciye kendi işlerini kurma imkanı tanıyan proje meyvelerini vermeye başladı.Projeye katılan girişimcilerden Cennet Bektur, projeyi duyduğu gün çok heyecanlandığını ve hemen başvuruda bulunduğunu söyledi. Sentedik keçeden bebek malzemeleri ve aksesuarları yapmaya başlayan Bektur, 18 kişilik ekiple üretim yaptıklarını anlattı. Eğitimini tamamlayan ve sertifikaya hak kazanan tüm hanımların aktif olarak iş yaşamına dahil olduğunu belirten Bektur, şimdi KOSGEB’ten gelecek krediyi beklediklerini söyledi. Krediyi takip eden süreçte makine ve eleman alımı yapacağını anlatan Cennet Bektur, “Eğitimimizi Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde aldık. Bazı arkadaşlarda acabalar vardı. Ama gördüğümüz destekle bu acabaları geride bıraktık. Şimdi işimizin başındayız. KOSGEB’ten kredimizi aldıktan sonra işimizi daha da büyütmek düşüncesindeyiz. Aldığımız eğitimle ufkumuzu genişlettik. Şimdilik çocuklar için sentedik keçeden oyuncak ve aksesuar yapıyoruz. Ancak başta çocuk odaları olmak üzere ev dekorasyonu işine girmeyi düşünüyoruz” dedi.Keçiören Belediyesi’nin kendilerine tanıdığı imkan sayesinde Ramazan ayında stant kurma şansı yakaladıklarını ve ürünlerin tezgahta bulduğu ilgiyi gözlemleme imkanı bulduklarını ifade eden Bektur, “Bu anlamda Keçiören Belediye Başkanımız Mustafa Ak’a teşekkür ederiz. Özellikle Ramazan ayında Keçiören Belediyesi’nin Ramazan etkinliklerini düzenlediği alanda kurduğumuz stant bize piyasa araştırması yapma olanağı sağladı. Bizlere tanınan bu şansı iyi değerlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Kadınlarımızın gücünü, becerisini, kabiliyetini ortaya çıkaran bu proje ile ülke ekonomisine destek sağlamaya, istihdam oluşturmaya çalışacağız” diye konuştu.

Yalçın Akdoğan’ın ‘ergenekon’ Yorumu

| Ankara Haberleri | 06 Ağustos 2013

Yalçın Akdoğan’ın 'ergenekon' YorumuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, “Ergenekon davası Türk demokrasisinin geleceği açısından önemli bir dönem noktasıdır” dedi.Ergenekon davasının Cumhuriyet tarihinin en büyük hukuki hesaplaşması olduğunu ifade eden Yalçın Akdoğan, twitter hesabından yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Bu dava 27 Mayıs’tan, 12 Mart’tan, 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 27 Nisan’dan süzülüp gelen bir müdahale ruhundan hesap sorulmasıdır. Ergenekon davası Türk demokrasisinin geleceği açısından önemli bir dönem noktasıdır.”

Toki’den Mobilya Sanayinin Rekabet Gücünü Arttıracak Proje

| Ankara Haberleri | 06 Ağustos 2013

Toki’den Mobilya Sanayinin Rekabet Gücünü Arttıracak ProjeBaşbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), mobilyanın kalbi olarak bilinen Kayseri’de, mobilya üretiminin ve satışının modern tesislerde gerçekleştirilerek, rekabet gücünün arttırılması amacıyla iki ayrı projeyi uygulamaya koydu. İnşaatı devam eden Mobilyakent projesi ile mobilyacılar modern şartlarda üretim imkânına kavuşacak. Türk Mobilya Merkezi projesi ile de üretilen mobilyaların pazarlanacağı mağazalar inşa edilecek. Türk Mobilya Merkezi’nde kurulacak trijenerasyon sistemi ile doğalgazdan üretilen elektrik işyerlerinde kullanılabilecek. Atık suların da geri dönüşümü sağlanarak yeniden kullanımına imkan verilecek.Kayseri’de mobilya üretimi yapan esnafın daha modern şartlarda üretim yapabilecekleri tesislere kavuşması için Kayseri Mobilyakent projesinin inşaat çalışmalarını sürdüren TOKİ, şimdi de Kayseri’de üretilen mobilyaların satışının gerçekleştirileceği “Türk Mobilya Merkezi” projesini hayata geçirecek. Türk Mobilya Merkezi’nin ihale tarihi de belli oldu. TOKİ, Türk mobilyacıların rekabet gücünü arttıracak projenin ihalesini 16 Eylül’de İdarenin Ankara Bilkent’teki merkezinde gerçekleştirecek.MOBİLYAKENT’İN TEMELİNİ BAŞBAKAN ATTITemeli geçen yıl, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Mobilyakent, Kayseri Şeker Fabrikası ve Kuzey Çevre Yolu arasında bulunan arsa üzerinde inşa ediliyor. Üretim alanlarının yaklaşık 425 bin metrekare kapalı alanda oluşması planlanıyor. Kayserili mobilyacılara modern şartlarda üretim imkanı sunacak proje kapsamında farklı tiplerde 688 işyeri ve 2 cami inşa edilecek. Muhtelif büyüklükteki bu işyerlerinin en küçüğü 92, en büyüğü ise bin 847 metrekare genişliğinde olacak. İşyerleri “zemin+asma tavan” şeklinde tasarlandı. Prefabrik nitelikte olacak işyerlerinden 16’sı betonarme inşa edilecek.MOBİLYA MERKEZİ 300 BİN METREKAREYaklaşık 300 bin metrekare alan üzerine kurulması planlanan “Türk Mobilya Merkezi” 458 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 227 mobilya satış mağazasından oluşacak merkezde yılın 365 günü fuar mantığı ile ev ve ofis mobilyasını tamamlayacak tekstil ürünleri, halı, perde, aydınlatma, beyaz eşya gibi sektörlerde çeşitli büyüklüklerde stant şeklinde 200 mağaza yer alacak.YÜZME HAVUZU DA BULUNUYORTürk Mobilya Merkezi’nde mağazalarının yanı sıra fuar alanı, banka şubeleri, market, sosyal alan, kafeler, yüzme havuzu, spor salonları ve mobilya sektörüyle ilişki içerisinde olabilecek sektörlere kiralanabilecek alanlar bulunacak. Ziyaretçiler için 12 panoramik asansör ve 24 adet yük asansörünün yanı sıra 4 ayrı noktada yürüyen merdiven ve rampa sistemi ile 48 adet merdiven projede planlandı. Mobilya merkezi trijenerasyon sistemi ile donatılacak. Trijenerasyon sistemi sayesinde doğalgazdan elektrik üretimi sağlanacak, açığa çıkan ısıdan iklimlendirme için enerji geri dönüşümü sağlanacak. Mobilya merkezi, yenilenebilir enerji sistemleri ile yapı enerji verimliliği konusunda A sınıfı sertifika almaya aday olacak. Ayrıca atık kullanım suyu filtre istasyonu sistemi kurularak, suyun geri dönüşümlü olarak kullanılması da amaçlanıyor.

TOKİ’den Kayseri’ye Türk Mobilya Merkezi

| Ankara Haberleri | 06 Ağustos 2013

TOKİ'den Kayseri'ye Türk Mobilya MerkeziKayseri’de mobilya üretimi yapan esnafın daha modern şartlarda üretim yapabilecekleri tesislere kavuşması için Kayseri Mobilyakent projesinin inşaat çalışmalarını sürdüren TOKİ, şimdi de Kayseri’de üretilen mobilyaların satışının gerçekleştirileceği ‘Türk Mobilya Merkezi’ projesini hayata geçirecek. Türk Mobilya Merkezi’nin ihale tarihi de belli oldu. TOKİ, Türk mobilyacıların rekabet gücünü arttıracak projenin ihalesini 16 Eylül’de İdarenin Ankara Bilkent’teki merkezinde gerçekleştirecek. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), mobilyanın kalbi olarak bilinen Kayseri’de mobilya üretiminin ve satışının modern tesislerde gerçekleştirilerek, rekabet gücünün arttırılması amacıyla iki ayrı projeyi uygulamaya koydu. İnşaatı devam eden Mobilyakent projesi ile mobilyacılar modern şartlarda üretim imkânına kavuşacak. Türk Mobilya Merkezi projesi ile de üretilen mobilyaların pazarlanacağı mağazalar inşa edilecek. Türk Mobilya Merkezi’nde kurulacak trijenerasyon sistemi ile doğalgazdan üretilen elektrik işyerlerinde kullanılabilecek. Atık suların da geri dönüşümü sağlanarak yeniden kullanımına imkân verilecek. Temeli geçen yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Mobilyakent, Kayseri Şeker Fabrikası ve Kuzey Çevre Yolu arasında bulunan arsa üzerinde inşa ediliyor. Üretim alanlarının yaklaşık 425 bin metrekare kapalı alanda oluşması planlanıyor. Kayserili mobilyacılara modern şartlarda üretim imkânı sunacak proje kapsamında farklı tiplerde 688 işyeri ve 2 cami inşa edilecek. Muhtelif büyüklükteki bu işyerlerinin en küçüğü 92, en büyüğü ise bin 847 metrekare genişliğinde olacak. İşyerleri ‘zemin+asma tavan’ şeklinde tasarlandı. Prefabrik nitelikte olacak işyerlerinden 16’sı betonarme inşa edilecek. MOBİLYA MERKEZİ 300 METREKARE Yaklaşık 300 bin metrekare alan üzerine kurulması planlanan ‘Türk Mobilya Merkezi’ 458 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 227 mobilya satış mağazasından oluşacak merkezde yılın 365 günü fuar mantığı ile ev ve ofis mobilyasını tamamlayacak tekstil ürünleri, halı, perde, aydınlatma, beyaz eşya gibi sektörlerde çeşitli büyüklüklerde stant şeklinde 200 mağaza yer alacak. Türk Mobilya Merkezi’nde mağazalarının yanı sıra fuar alanı, banka şubeleri, market, sosyal alan, kafeler, yüzme havuzu, spor salonları ve mobilya sektörüyle ilişki içerisinde olabilecek sektörlere kiralanabilecek alanlar bulunacak. Ziyaretçiler için 12 panoramik asansör ve 24 adet yük asansörünün yanı sıra 4 ayrı noktada yürüyen merdiven ve rampa sistemi ile 48 adet merdiven projede planlandı.Mobilya merkezi trijenerasyon sistemi ile donatılacak. Trijenerasyon sistemi sayesinde doğalgazdan elektrik üretimi sağlanacak, açığa çıkan ısıdan iklimlendirme için enerji geri dönüşümü sağlanacak. Mobilya merkezi, yenilenebilir enerji sistemleri ile yapı enerji verimliliği konusunda A sınıfı sertifika almaya aday olacak. Ayrıca atık kullanım suyu filtre istasyonu sistemi kurularak, suyun geri dönüşümlü olarak kullanılması da amaçlanıyor.

CHP’li Tanrıkulu Başbakan Erdoğan’a Yabancı Isimleri Sordu

| Ankara Haberleri | 06 Ağustos 2013

CHP'li Tanrıkulu Başbakan Erdoğan'a Yabancı Isimleri SorduCHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın cevaplaması istemi ile soru önergesi verdi. Tanrıkulu önergede, “2002-2013 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’de işletme, şirket, alışveriş merkezleri ile konut alanlarının kaç tanesi yabancı isim ve unvanlarla tescil edilerek faaliyete geçmiştir?” diye sordu. Tanrıkulu, önergesinde Başbakan Erdoğan’a 3 Ağustos 2013 tarihinde İstanbul‘da Arenamega adlı gösteri ve sanat merkezinin açılış töreninde yaptığı konuşmaya atıfta bulundu. Başbakan Erdoğan’ın, Arenamega’nın açılışında yaptığı konuşmada “Bir büyük esere isim koyarken başka dillere ihtiyaç duymadan kendi dilimizi yansıtacak bir anlayışı sürdürmemiz lazım. Bugün açılışını yaptığımız eserine ismiyle müsemma olsun Arenamega yerine daha bizden bir isim düşünülmesini de sizlerin takdirine sunuyorum.” ifadelerini kullandığını belirten Tanrıkulu, 2002-2013 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’de işletme, şirket, alışveriş merkezleri ile konut alanlarının kaç tanesinin yabancı isim ve unvanlarla tescil edilerek faaliyete geçtiğini sordu.

Yalçın Akdoğan’ın ‘ergenekon’ Yorumu

| Ankara Haberleri | 06 Ağustos 2013

Yalçın Akdoğan’ın 'ergenekon' YorumuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, “Ergenekon davası Türk demokrasisinin geleceği açısından önemli bir dönem noktasıdır” dedi.Ergenekon davasının Cumhuriyet tarihinin en büyük hukuki hesaplaşması olduğunu ifade eden Yalçın Akdoğan, twitter hesabından yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Bu dava 27 Mayıs’tan, 12 Mart’tan, 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 27 Nisan’dan süzülüp gelen bir müdahale ruhundan hesap sorulmasıdır. Ergenekon davası Türk demokrasisinin geleceği açısından önemli bir dönem noktasıdır.”

Bakanlar Kurulu Toplandı

| Ankara Haberleri | 05 Ağustos 2013

Bakanlar Kurulu ToplandıBakanlar Kurulu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıda bölgesel gelişmelerin yanı sıra Ergenekon Davası’nda açıklanan kararlar ve bunların etkileri görüşülecek.Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun gündeminde önemli konular yer alacak. Öncelikli olarak Silivri‘de görülen ve bugün karar açıklanan Ergenekon Davası masada olacak. Bir çok sanığa verilen müebbet hapis cezasının kurulda değerlendirilmesi ve bu kararın etkilerinin ele alınması bekleniyor.Toplantıda Mısır’daki son durum ve Suriye‘deki gelişmeler de masaya yatırılacak. Suriye’nin kuzeyindeki PYD ve El-Nusra arasında yaşanan çatışmaların ve bunun Türkiye sınırına olan yansımaları ele alınacak.Demokratikleşme paketinde de artık sona gelindiği konuşuluyor. Bugünkü toplantıda da demokratikleşme paketinin görüşülmesi bekleniyor. Ayrıca yeni Anayasa çalışmaları kapsamında üzerinde uzlaşılan maddelerin de yine gündeme gelmesi tahmin ediliyor.Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İran’ın yeni Cumhurbaşkanı seçilen Hasana Ruhani’nin yemin törenine katılarak, Ruhani ile bir görüşme gerçekleştirmişti. Bugünkü Bakanlar Kurulu’nda da Davutoğlu’nun İran ziyaretiyle ilgili kurula bilgi vermesi bekleniyor.Bakanlar Kurulu öncesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan Yeni Bina’ya, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte geldi. Ayrıca Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı olan Gazeteci Yiğit Bulut da yine Bakanlar Kurulu’nun gerçekleştirileceği Başbakanlık Yeni Bina’ya geldi.

Başbakan Erdoğan, Putin Ile Görüştü

| Ankara Haberleri | 05 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Putin Ile GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bugün bir telefon görüşmesi yaptı. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, iki lider, telefonla yaptıkları görüşmede, Suriye ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki son gelişmelere dair görüş alışverişinde bulundu. Görüşme sırasında, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin de ele alındığı öğrenildi. Başbakan Erdoğan’ın, uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye konusunda somut adımlar atması gerektiğine değindiği, Mısır’da tüm tarafların katılımıyla ivedilikle demokrasiye dönülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladığı bilgisi edinildi. Türkiye’den iletilen talep üzerine gerçekleşen görüşme 50 dakika sürdü.

Başbakan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’le Görüştü

| Ankara Haberleri | 05 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin'le GörüştüBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bugün bir telefon görüşmesi yaptı. Yaklaşık 50 dakika süren görüşmede Suriye ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki son gelişmeler ele alındı.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i arayarak 50 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. İki lider telefonla yaptıkları görüşmede, Suriye ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki son gelişmelere dair görüş alışverişinde bulundu. Görüşme sırasında, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin de ele alındığı öğrenildi.Başbakan Erdoğan’ın, uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye konusunda somut adımlar atması gerektiğine değindiği, Mısır’da ise tüm tarafların katılımıyla ivedilikle demokrasiye dönülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladığı bilgisi edinildi.

‘mahallede Ramazan Coşkusu’ Yavuz Selim Mahallesinde

| Ankara Haberleri | 04 Ağustos 2013

‘mahallede Ramazan Coşkusu’ Yavuz Selim MahallesindeÇubuk Belediyesi tarafından mahallelerde gerçekleştirilen ‘Mahallede Ramazan Coşkusu’ etkinlikleri Yavuz Selim Mahallesinde gerçekleştirildi. Yavuz Selim Mahallesi sakinleri, ‘Mahallede Ramazan Coşkusu’ programına yoğun ilgi gösterirken, gecenin ilgi odağı ‘Sihirbaz Simbat’ ve ‘Titon’ ismindeki yılan oldu.Yavuz Selim Mahallesindeki Yavuz Selim İlköğretim Okulu’nun bahçesinde düzenlenen etkinliğe, Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, Başkan Yardımcısı Hacı Çelebi, belediye meclis üyeleri Osman Refahiyeli, Hüseyin Doğanay, Sabri Koca, Ömer Aydın, Yavuz Selim İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Ali Atlı ve mahalle sakinleri katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, Ramazan etkinliklerini, ‘Mahallede Ramazan Coşkusu’ programıyla haftanın belirli günleri mahallelere taşıdıklarını söyleyerek, mahalle sakinlerinin etkinliklerden memnun olup olmadıklarını sordu. Mahallelinin memnuniyetinin kendilerini memnun ettiğini kaydeden Özden, ilçede yapılan bazı çalışmalardan bahsetti.İLÇEYE HİZMET EDENLERE TEŞEKKÜRSeçimden önce ‘üçlü olalım, güçlü olalım’ dediklerini hatırlatan Başkan Özden, bu birlikteliği ilçede gerçekleştirdiklerini ve ilçelerine çok sayıda hizmet almayı başardıklarını kaydederek, şunları söyledi: ’’İlçeme hizmet etmek için talip olduğum bu görevde, elhamdülillah ilçemize üç koldan hizmet yapılmasını sağladık. Yavuz Selim Mahallemizdeki değişimi, gelişmeyi hep birlikte görüyoruz. İlçenin prestij mahallelerinden biri haline geldi. İnşallah yakın bir zamanda tüm mahallelerimizde Yavuz Selim Mahallemizdeki gibi değişim ve gelişmeler olacak. Ben buradan hem dünya lideri Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beye hem de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek Beye ilçeme ve siz değerli vatandaşlarımıza hizmetlerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum.’’Yavuz Selim Mahallesinde düzenlediği etkinliklerle ‘Ah o eski Ramazanlar…’ serzenişine son veren Çubuk Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, mahalle halkını özellikle kadın ve çocukları eğlenceye doyurdu.Geleneksel Türk tiyatrosu Hacivat-Karagöz ile eğlenen, orta oyunu seyreden mahalle halkı, Ateşbaz Nuri Yılmaz’ın ve Sihirbaz Simbat’ın gösterileriyle heyecanlı anlar yaşadı. Ramazan etkinliğine katılanlara gece boyunca patlamış mısır, pamuk şeker, Osmanlı şerbeti ve limonata ikram edildi.Sunuculuğunu ünlü radyo sunucularından BY Sempatik’in yaptığı gecenin Teravih Namazı sonrası başlayan bölümünde gösteri yapan ‘Yedi renk, yedi bölge’ halk oyunları ekibi, yurdun çeşitli yörelerinden derledikleri gösterileriyle vatandaşları kendinden geçirdi. Birbirinden farklı halk oyunları gösterilerini Yavuz Selim sakinleri için sergileyen grup, başta Kafkas ve Trabzon gösterileri olmak üzere sergiledikleri gösterileriyle nefes kesti.Gecenin ilerleyen saatlerinde Sema gösterileri eşliğinde Taşkın Altuner, Türk sanat müziği, Türk halk müziği ve bestelerinden oluşan repertuvarları ile unutulmaz bir Ramazan akşamı yaşattı. Programın sonunda Başkan Özden’e piyasaya yeni çıkarttığı albümünün CD’ni hediye etti.YILANLA DANS EDEN KADINGece, Elif Gizem Karasu’nun ‘titon’ ismindeki dev bir yılanla korkusuzca oynaması görenleri hayrete düşürdü. Elif’in yılanı boynundan bağlayarak adeta dans etmesi izleyenlerin yüreğini ağzına getirdi. Yılanla izleyenlerin arasına girerek yılana dokunmalarını sağlayan Elif Gizem Karasu, yılanı seyircilerden bir bayanın boynuna koyarken, Başkan Özden ve meclis üyeleri yılanı eline alarak bir süre sevdi.ÇOCUKLARDAN BAŞKAN ÖZDEN’E YOĞUN İLGİÇocuklar, Başkan Özden’i yalnız bırakmadı. Başkan Özden ile fotoğraf çektirmek isteyen çocuklar sıraya girdi. Çocukların isteklerini geri çevirmeyen Başkan Özden, çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.Başkan Özden, hatıra fotoğrafı çektirmek için yanına gelerek kendisinden tekerlekli sandalye isteyen bedensel engelli 18 yaşındaki Alican Koz’un isteğini geri çevirmeyerek, hemen bir tekerlekli sandalye getirtip hediye etti. Tekerlekli sandalyesini teslim alan Alican Koz ise mutlu olduğunu ifade ederek, Başkan Özden’e teşekkür etti.

CHP’li Oran: Bir Kişinin Dahi Burnu Kanarsa Sorumlusu Erdoğan’dır

| Ankara Haberleri | 04 Ağustos 2013

CHP'li Oran: Bir Kişinin Dahi Burnu Kanarsa Sorumlusu Erdoğan'dırCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, “Silivri’de bir kişinin dahi burnu kanarsa sorumlusu Erdoğan’dır.” dedi. Umut Oran, yaptığı yazılı açıklamada hükümetin paranoid bir kişilik bozukluğuna sahip olduğunu belirterek, “Hükümet artık kafasında hayal ettiği korkularla mücadele etmeye çalışıyor. Silivri’de mahkemeyi izlemek isteyen vatandaşların ‘önleyici’ bir şekilde daha hiçbir şey yapmadan gözaltına alınması, normal bir şekilde İstiklal Caddesi veya Taksim’e giden vatandaşların eylem yaptığının sanılması ve şiddetli bir müdahale kararı alınması, iş hanının çöplerinin polislerce anlamsızca İstiklal’de ortalığa saçılması bu hastalığın güncel göstergeleridir.” diye konuştu. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamalarını yargıya müdahale olarak nitelendiren Oran, “Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç’ın açıklamalarının da yurttaşların alenen tehdit edilmesi ve kolluk kuvvetlerine hedef gösterilmesinden başka bir anlamı yoktur.” şeklinde konuştu. Umut Oran, “Silivri’de 6 yıldır tutuklu yargılanan insanların, sonucu zaten az-çok belli olan karar öncesinde yakınlarını, sevenlerini görmesini engellemek, mahkemeye sokmamak insanlık dışı bir durumdur. Bu nedenle yarın Silivri’de bir kişinin dahi burnu kanar, saçının teline zarar gelirse bunun tek sorumlusu Başbakan Erdoğan’dır.” ifadelerini kullandı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meşruiyetini kaybetmiş sivil diktatörlük rejiminin temsilcisi olduğunu söyleyen Oran, “Kendisinin aynı Hitler veya Mussolini gibi hukuku yok etmekte, insan haklarını ezmekte, Türkiye demokrasisini her gün daha da geriye götürmektedir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Yaş Üyelerine İftar Verdi

| Ankara Haberleri | 03 Ağustos 2013

Cumhurbaşkanı Gül, Yaş Üyelerine İftar VerdiCumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyelerine iftar verdi.Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü’nde YAŞ üyelerine iftar yemeği verdi. İftara, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. İftar menüsünde ise zeytinyağlı yaprak sarma, su böreği, pastırmalı yumurta, analı kızlı çorba, yağlama, enginarlı roka salatası, levrek, dondurmalı limon kremalı frambuazlı beze vardı.

Başbakan Erdoğan’dan Taziye Telefonu

| Ankara Haberleri | 02 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan'dan Taziye TelefonuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden Yazar, Şair ve Edebiyatçı Mustafa Miyasoğlu’nun oğlunu arayarak taziye dileklerini iletti.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan, Miyasoğlu ailesine taziye telefonu açtı. Erdoğan, vefat eden Yazar, Şair ve Edebiyatçı Mustafa Miyasoğlu’nun oğlu Emre Miyasoğlu’nu telefonla arayarak taziye dileklerini iletti.

Başbakan Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel Ve Fransa Başbakanı Ayrault İle Birer Telefon Görüşmesi Yaptı

| Ankara Haberleri | 02 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel Ve Fransa Başbakanı Ayrault İle Birer Telefon Görüşmesi YaptıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault ile bu akşam birer telefon görüşmesi yaptı.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan, resmi konutta iftar öncesinde gerçekleştiği telefon görüşmelerinde, Merkel ve Ayrault ile, Suriye ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.Suriye’deki durumun kötüye gitmesi karşısında uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiğine değinildiği görüşmelerde, Mısır’da ivedilikle demokrasiye dönülmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.Erdoğan ve Merkel’in, Eylül’de San Petersburg’da G-20 sırasında tüm bu konuları daha ayrıntılı biçimde ele alma konusunda mutabık kaldıkları öğrenildi.Edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan, Mısır’da demokrasiye geçiş süreciyle ilgili olarak Merkel ve Ayrault’a, Muhammed Mursi’nin ve siyasi tutukluların derhal serbest bırakılmasının, tüm tarafların sürece katılımıyla en kısa sürede sandığa gidilmesinin, seçimlerin adil ve şeffaf biçimde yapılacağına ilişkin güvence verilmesinin büyük önem taşıdığını da vurguladı.

Erdoğan, Merkel Ve Ayrault Ile Telefon Görüşmesi Yaptı

| Ankara Haberleri | 02 Ağustos 2013

Erdoğan, Merkel Ve Ayrault Ile Telefon Görüşmesi YaptıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault ile bu akşam birer telefon görüşmesi yaptı.Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre Erdoğan, resmi konutta iftar öncesinde gerçekleşen telefon görüşmelerinde, Merkel ve Ayrault ile, Suriye ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki son gelişmeler hakkında görüş teatisinde bulundu.Suriye’deki durumun kötüye gitmesi karşısında uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiğine değinilen görüşmelerde, Mısır’da ivedilikle demokrasiye dönülmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.Erdoğan ve Merkel’in, eylülde San Petersburg’da G-20 sırasında tüm bu konuları daha ayrıntılı biçimde ele alma konusunda mutabık kaldıkları öğrenildi.Görüşmelerde; Başbakan Erdoğan, Mısır’da demokrasiye geçiş süreciyle ilgili olarak Merkel ve Ayrault’a, Muhammed Mursi’nin ve siyasi tutukluların derhal serbest bırakılmasının, tüm tarafların sürece katılımıyla en kısa sürede sandığa gidilmesinin, seçimlerin adil ve şeffaf biçimde yapılacağına ilişkin güvence verilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladığı öğrenildi.

Başbakan Erdoğan’dan Yunanistan Başbakanına Teşekkür Telefonu

| Ankara Haberleri | 02 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan’dan Yunanistan Başbakanına Teşekkür TelefonuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Andonis Samaras’ı telefonla arayarak, terörle mücadele çerçevesinde Sakız Adası açıklarında silah ve patlayıcı madde yüklü sürat teknesine düzenlenen başarılı operasyon nedeniyle tebrik etti.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Samaras’ı akşam saatlerinde telefonla aradı. Başbakan Erdoğan, terörle mücadele çerçevesinde düzenlenen başarılı operasyon dolayısıyla Samaras’a tebriklerini iletti.Telefon görüşmesi sırasında iki lider, Türkiye-Yunanistan Yüksek İşbirliği Konseyi’nin önümüzdeki aylarda Atina’da gerçekleştirilecek üçüncü toplantısının hazırlık çalışmalarına ilişkin görüş alışverişinde de bulundu.Yunan Sahil Güvenlik ekipleri, salı günü Sakız Adası’ndan Türkiye‘ye getirilmeye çalışılan silah yüklü botu ele geçirmiş, operasyonda AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı’na lav silahlı ve bombalı saldırı olayının faillerinden Hasan Biber de yakalanmıştı.

Yüksek Askeri Şura Yarın Toplanıyor

| Ankara Haberleri | 31 Temmuz 2013

Yüksek Askeri Şura Yarın ToplanıyorYüksek Askeri Şura, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yarın toplanacak. Toplantıda Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’nda, 15′i tutuklu olmak üzere toplam 103 general ve amiralin terfi ve atamaları görüşülecek.Yüksek Askeri Şura (YAŞ), yarın Genelkurmay Başkanlığı karargahında toplanacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilecek toplantı öncesi, Şura üyeleri Anıtkabir’i ziyaret edecek. Toplantıya Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile 9 YAŞ üyesi orgeneral ve 1 YAŞ üyesi oramiral katılacak. Toplantıda Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’nda, 15′i tutuklu olmak üzere toplam 103 general ve amiralin terfi ve atamaları görüşülecek. Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanları, 2 yıllık görev sürelerinin dolması nedeniyle emekli olacak.Orgeneral Necdet Özel’in, Ağustos 2015′e kadar Genelkurmay Başkanlığı görevine devam etmesi bekleniyor. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Emin Murat Bilgel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten’in ise emekli edilmesi bekleniyor. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu’nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanacak olması nedeniyle Şura’da Jandarma Genel Komutanı da değişecek.Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bu yıl terfi sırasına girecek Korgeneral Abidin Ünal’ın atanması beklenirken, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda ise koltuğa kimin oturacağı belirsiz. Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Recep Bülent Bostanoğlu’nun oramiralliğe terfi ettirilecek doğrudan Kuvvet Komutanlığı’na atanma ihtimali üzerinde duruluyor. Bir başka ihtimal ise Oramiral Bilgel’in görev süresinin 1 yıl uzatılması.TUTUKLU 15 GENERAL VE AMİRAL’İN DOSYALARI DA MASADABu yıl yapılacak YAŞ toplantısının sıkıntılı konularından bir tanesi de tutuklu generallerin durumu. Şura’da tutuklu 15 general ve amiralin durumu masaya yatırılacak. Tutuklu general ve amiraller terfi ettirilmeyecek. Tutuklu TSK personelinden bir kısmının görev sürelerinin 1 yıl uzatılması, bir kısmının ile emekli ettirilmesi bekleniyor.ŞURA ÜYELERİ, 3 AKŞAM İFTARDA BİR ARAYA GELECEKŞura üyeleri bugün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in vereceği iftar davetinde buluşacak. Şura üyelerine yarın Başbakan Erdoğan, Cuma günü ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül iftar yemeği verecek. 3 Ağustos’ta sona erecek toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Gül’e arz edilecek olan Şura kararlarının aynı gün ya da 4 Ağustos’ta ilan edilmesi bekleniyor.

Türkiye’nin Somali Hizmetleri Belgesel Oluyor

| Ankara Haberleri | 31 Temmuz 2013

Türkiye'nin Somali Hizmetleri Belgesel OluyorTürkiye’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yürütülen Somali yardımları, 15 dakikalık belgesel filmle anlatılacak. Somali yardımlarının koordinasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın hazırlanması için talimat verdiği filmde, bu ülkeye yapılan yardımlar anlatılacak. Belgesel filmde, Somali’de 2011 yılında yaşanan kuraklık sonrasında Başbakan Erdoğan ve beraberindekilerin 19 Ağustos 2011’de Türk Hava Yolları’na (THY) ait 2 uçakla Somali’ye inmesiyle dünyanın dikkatinin de bölgeye çekildiği işlenecek. BÜYÜKELÇİLİK AÇAN İLK ÜLKE ‘TÜRKİYE’Erdoğan’ın ziyareti sonrasında, batılı hiçbir ülkenin büyükelçiliğinin bulunmadığı Mogadişu’ya ilk büyükelçiliği açan ülkenin Türkiye olduğuna işaret edilecek. Türkiye’nin Somali’ye yaptıklarının bir bir yer alacağı kısa filmde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’nın (TİKA), Mogadişu’ya koordinasyon merkezi kurması, Mogadişu’nun atıl durumda bulunan havaalanının etrafı TİKA tarafından tel örgüler ile çevrilerek havaalanı uluslararası uçuşlara güvenli hale getirilmesi, Mogadişu Havaalanı’nın terminal binasının da TİKA tarafından inşa edilmesinin ardından, Türk Hava Yolları da 4 Mart 2012 tarihinde İstanbul-Mogadişu uçuşlarını başlatarak Somali’yi dünyaya bağlayan ilk havayolu şirketi olması vurgulanacak.Yine belgeselde dikkat çekilecek diğer yardımlar arasında, Mogadişu’da şehir içi yolların asfatlanması projesi başlatan TİKA, ilk olarak havaalanı ile şehir merkezi arasındaki yolu asfaltlanması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Mogadişu’nun temizlik işlerini yerine getirmesi gibi çalışmalar bulunuyor. Somali’nin içinde bulunduğu açlık ve sağlık sorunlarıyla ilgili başta Kızılay olmak üzere İnsani Yardım Vakfı (İHH), Cansuyu, Kimse Yok Mu, Yardımeli, Hasene Derneği gibi Türk sivil toplum kuruluşlarının da harekete geçtiği belirtilerek, bu doğrultuda başlatılan yardım kampanyalarının yanı sıra çadırkentler ve aşevlerinin kurulmasına da yer verileceği kaydedildi. MOGADİŞU’YA 200 YATAKLI HASTANETürkiye’nin yürüttüğü diğer önemli çalışmalar, açlık ve kuraklığın özellikle sağlık alanında büyük sıkıntılara yol açtığı Somali’ye ilk etapta ilaç yardımı yapması bulunuyor. Türkiye, sağlık hizmetlerindeki eksikliği gidermek amacıyla başkent Mogadişu’da modern bir hastane inşaatı başlattı. İnşaatı devam eden ve 200 yatakla hizmet verecek hastanenin önümüzdeki aylarda hizmete açılması planlanıyor.SOMALİLİ BİNLERCE ÖĞRENCİYE BURSSomali’den yaklaşık 2 bin öğrenciye Türkiye’de burslu okuma imkanı sağlandı. Türkiye’nin, başkent Mogadişu’da yapmayı planladığı 7 okuldan bazıları da tamamlanarak hizmete açıldı.

Tobb 69. Genel Kurulu Yarın Gerçekleştirilecek

| Ankara Haberleri | 31 Temmuz 2013

Tobb 69. Genel Kurulu Yarın GerçekleştirilecekTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 69. Genel Kurulu yarın gerçekleştirilecek. TOBB Başkanlığı için yarışın yaşanacağı genel kurul öncesi, 365 oda ve borsa başkanı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na destek açıklamasında bulundu.TOBB 69. Genel Kurulu, yarın saat 10.30′da TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde başlayacak. Genel Kurul’un açılışına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile çok sayıda hükümet üyesinin de katılması bekleniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, yarın yapılacak YAŞ toplantısı nedeniyle TOBB delegelerine bu akşam iftar öncesi seslenecek.TOBB 69. Genel Kurulu’nda TOBB Yönetim Kurulu Başkanlığı, Konseyler ve Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyelikleri için seçimler yapılacak. Genel Kurul’da birlik başkanlığı için adayların belirlenmesinin ardından başkanlık için yarış başlayacak ve seçimler yapılacak. Başkanlık seçiminin ardından ise Birlik Yönetim Kurulu, Konseyler ve Yüksek Disiplin Kurulu için yapılacak seçimlere geçilecek. TOBB Yönetmeliğinden “üst üste iki dönem yönetim kurulu ve meclis başkanı, birlik başkanı ve konsey başkanı olarak seçilmiş olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe bu görevlere yeniden seçilemeyecekleri” yönündeki ibarenin çıkarılmasıyla TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeniden seçilmesinin önündeki engel kalkmıştı. 7 bölgeden 360 oda ve borsa başkanı, Hisarcıklıoğlu’nun yeniden başkan seçilmesi için destek açıklamasında bulunmuşlardı.

Başbakan Erdoğan, Neçirvan Barzani’yi Kabul Edecek

| Ankara Haberleri | 30 Temmuz 2013

Başbakan Erdoğan, Neçirvan Barzani'yi Kabul EdecekBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, sürpriz bir şekilde Ankara‘ya gelen Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’yi kabul edecek.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan ile Neçirvan Barzani arasında gerçekleşecek olan kritik görüşme Çarşamba günü gerçekleşecek. Görüşmenin ise yeri ve saati henüz netleşmedi. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı olan Neçirvan Barzani’nin sürpriz Ankara ziyareti ise akıllara Suriye‘nin kuzeyindeki gelişmeleri getirdi.Terör örgütü PKK‘nın Suriye uzantısı olan PYD’nin Suriye sınırındaki Rasulayn Kasabası’nı ele geçirmesi ve ardından Türkiye sınırına PYD bayrağı çekmesi krize neden olmuştu. Ankara ise PYD flamasına sert tepki göstermiş ve hemen arkasından da PYD lideri Salih Müslim bir kaç gün önce sürpriz bir şekilde İstanbul‘a gelerek Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmüştü.PYD’nin Suriye’nin kuzeyindeki sözde PYD bayrağını indirmesinin ardından Neçirvan Barzani Ankara’da kritik temaslarda bulunacak. Yarın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesi beklenen Barzani’nin, Çarşamba günü de Başbakan Erdoğan ile bir araya geleceği öğrenildi. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki PYD hareketlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi beklenen görüşmelerde, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerin detaylı bir şekilde masaya yatırılması bekleniyor.

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı:

| Ankara Haberleri | 29 Temmuz 2013

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı:Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Yıllardır ötelenen, önemsenmeyen, değer verilmeyen, taleplerine karşı dudak bükülen eğitim çalışanlarına hakkı verilmeli” dedi.1 Ağustos’ta başlayacak olan 2014-2015 yılı Kamu Görevlileri Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesi, 84 madde ve toplam 124 adetten oluşan taleplerini açıkladı. Memurların 800 bininin milli eğitimde, 200 bini üniversitelerde olmak üzere toplamda 1 milyondan fazla eğitim çalışanının bulunduğunu aktaran Avcı, “İzlenen yanlış ve ayrımcı ücret politikaları nedeniyle eğitimciler diğer kamu çalışanları arasında en düşük ücret alan grup haline getirilmiştir. Geçen yılki Toplu Sözleşme sürecinde ek ödeme ve çeşitli iyileştirme haklarından yoksun bırakılan eğitimciler kendilerini üvey evlat olarak görmektedirler. Bu nedenle, Devlet Personel Başkanlığı’na ilettiğimiz, 84 madde ve toplam 124 adetten oluşan taleplerimizi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ile Gençlik Spor Bakanı Suat Kılıç’a da gönderdik. Eğitim çalışanları Ak Parti döneminde özellikle mali haklarında yerinde saydılar. Hükümetin eğitim alanındaki başarısızlığının nedenlerinden biriside bu negatif ayrımcı politikalarıdır. Hükümet eğitimcilere borçludur ve bu Toplu Sözleşme sürecinde birikmiş borcunu ödemelidir. Yıllardır ötelenen, önemsenmeyen, değer verilmeyen, taleplerine karşı dudak bükülen eğitim çalışanlarına hakkı verilmez ise hükümet hakkında da hayırlı olmaz” dedi.2014 yılı için yüzde 15+15, 2015 yılı için yüzde 12+12 ve 250 TL taban aylığı zammı istediklerini kaydeden Avcı, sendikaları tarafından hazırlanan ve eğitimcilerin mali, mesleki, özlük ve demokratik talepleriyle ilgili şu hususları sıraladı;“Çağdaş, katılımcı ve demokratik bir Türk siyaseti için eğitim çalışanlarına siyaset hakkı verilmelidir. Kamu işçisine tanınan siyasete katılma, siyasi partilere üye olma, mesai saatleri dışında siyaset yapma hakkı kamu görevlilerine de tanınmalıdır. Sağlıklı, verimli ve demokratik bir çalışma hayatı için eğitim çalışanlarına grev hakkı verilmelidir. Antidemokratik ve çağdışı bir anlayışla hazırlanan mevcut Kamu Çalışanları Sendika yasası ve özellikle Toplu Görüşmeleri düzenleyen maddeler İLO ölçütlerinde ve demokratik kriterler doğrultusunda yeniden yapılmalıdır. Darbe mirası mevcut kıyafet yönetmeliği demokratikleştirilmeli, kılık-kıyafet kapsamlı yasaklara son verilmelidir. Kamu çalışanları arasındaki ücret adaleti ve dengesini kurmak için bu toplu görüşmede öğretmenlere ve öğretim elemanlarına bin 125 TL, şef, memur ve hizmetlilere ise 975 TL ek ödeme verilmesi şarttır. Öğretmenlere verilen eğitim yılına hazırlık ödeneğinin bir maaş tutarına çıkartılmasını ve tüm eğitim çalışanlarına verilmesini istiyoruz. Komik seviyelerde bulunan mevcut ek ders ücretleri iki kat artırılmalıdır. Kamuda nöbet ücreti almayan tek memur öğretmenlerdir. Öğretmenlere ders saati ücreti karşılığı nöbet ücreti verilmesini istiyoruz. Öğretmenlerin ek göstergelerinin 3 bin 600’e çıkarılması olmazsa olmazımızdır. Ek gösterge uygulamasındaki adaletsizlikler giderilerek eğitim çalışanları arasındaki iş verimi ve iş barışı sağlanmalıdır. Asker öğretmenlik yapanların süre mağduriyetleri giderilmelidir. Bakanlık denetçilerine ödenen tazminatlar, sosyal ve mali haklar il eğitim denetmen ve yardımcılarına da verilmelidir. Yüksek lisans ve doktora yapmış olan eğitim öğretim sınıfındaki personelin ek ders ücret oranları iki kat artırılmalıdır.Öğretmenlikte kariyer sistemi nesnel, objektif ve adaletli bir şekilde tekrar oluşturulmalı ve ivedilikle hayata geçirilmelidir. İLKSAN üyelik ve ödeme sistemi demokratik ve adil bir anlayışla yeniden tanzim edilmelidir. Sendikamızın kazanımlarından birisi olan 18. Milli Eğitim Şura kararlarından “Her 24 Kasım Öğretmenler Gününde tüm eğitimcilere bir maaş ikramiye verilmesi’ maddesinin bu yıl hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı:

| Ankara Haberleri | 29 Temmuz 2013

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı:Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Yıllardır ötelenen, önemsenmeyen, değer verilmeyen, taleplerine karşı dudak bükülen eğitim çalışanlarına hakkı verilmeli” dedi.1 Ağustos’ta başlayacak olan 2014-2015 yılı Kamu Görevlileri Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesi, 84 madde ve toplam 124 adetten oluşan taleplerini açıkladı. Memurların 800 bininin milli eğitimde, 200 bini üniversitelerde olmak üzere toplamda 1 milyondan fazla eğitim çalışanının bulunduğunu aktaran Avcı, “İzlenen yanlış ve ayrımcı ücret politikaları nedeniyle eğitimciler diğer kamu çalışanları arasında en düşük ücret alan grup haline getirilmiştir. Geçen yılki Toplu Sözleşme sürecinde ek ödeme ve çeşitli iyileştirme haklarından yoksun bırakılan eğitimciler kendilerini üvey evlat olarak görmektedirler. Bu nedenle, Devlet Personel Başkanlığı’na ilettiğimiz, 84 madde ve toplam 124 adetten oluşan taleplerimizi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ile Gençlik Spor Bakanı Suat Kılıç’a da gönderdik. Eğitim çalışanları Ak Parti döneminde özellikle mali haklarında yerinde saydılar. Hükümetin eğitim alanındaki başarısızlığının nedenlerinden biriside bu negatif ayrımcı politikalarıdır. Hükümet eğitimcilere borçludur ve bu Toplu Sözleşme sürecinde birikmiş borcunu ödemelidir. Yıllardır ötelenen, önemsenmeyen, değer verilmeyen, taleplerine karşı dudak bükülen eğitim çalışanlarına hakkı verilmez ise hükümet hakkında da hayırlı olmaz” dedi.2014 yılı için yüzde 15+15, 2015 yılı için yüzde 12+12 ve 250 TL taban aylığı zammı istediklerini kaydeden Avcı, sendikaları tarafından hazırlanan ve eğitimcilerin mali, mesleki, özlük ve demokratik talepleriyle ilgili şu hususları sıraladı;“Çağdaş, katılımcı ve demokratik bir Türk siyaseti için eğitim çalışanlarına siyaset hakkı verilmelidir. Kamu işçisine tanınan siyasete katılma, siyasi partilere üye olma, mesai saatleri dışında siyaset yapma hakkı kamu görevlilerine de tanınmalıdır. Sağlıklı, verimli ve demokratik bir çalışma hayatı için eğitim çalışanlarına grev hakkı verilmelidir. Antidemokratik ve çağdışı bir anlayışla hazırlanan mevcut Kamu Çalışanları Sendika yasası ve özellikle Toplu Görüşmeleri düzenleyen maddeler İLO ölçütlerinde ve demokratik kriterler doğrultusunda yeniden yapılmalıdır. Darbe mirası mevcut kıyafet yönetmeliği demokratikleştirilmeli, kılık-kıyafet kapsamlı yasaklara son verilmelidir. Kamu çalışanları arasındaki ücret adaleti ve dengesini kurmak için bu toplu görüşmede öğretmenlere ve öğretim elemanlarına bin 125 TL, şef, memur ve hizmetlilere ise 975 TL ek ödeme verilmesi şarttır. Öğretmenlere verilen eğitim yılına hazırlık ödeneğinin bir maaş tutarına çıkartılmasını ve tüm eğitim çalışanlarına verilmesini istiyoruz. Komik seviyelerde bulunan mevcut ek ders ücretleri iki kat artırılmalıdır. Kamuda nöbet ücreti almayan tek memur öğretmenlerdir. Öğretmenlere ders saati ücreti karşılığı nöbet ücreti verilmesini istiyoruz. Öğretmenlerin ek göstergelerinin 3 bin 600’e çıkarılması olmazsa olmazımızdır. Ek gösterge uygulamasındaki adaletsizlikler giderilerek eğitim çalışanları arasındaki iş verimi ve iş barışı sağlanmalıdır. Asker öğretmenlik yapanların süre mağduriyetleri giderilmelidir. Bakanlık denetçilerine ödenen tazminatlar, sosyal ve mali haklar il eğitim denetmen ve yardımcılarına da verilmelidir. Yüksek lisans ve doktora yapmış olan eğitim öğretim sınıfındaki personelin ek ders ücret oranları iki kat artırılmalıdır.Öğretmenlikte kariyer sistemi nesnel, objektif ve adaletli bir şekilde tekrar oluşturulmalı ve ivedilikle hayata geçirilmelidir. İLKSAN üyelik ve ödeme sistemi demokratik ve adil bir anlayışla yeniden tanzim edilmelidir. Sendikamızın kazanımlarından birisi olan 18. Milli Eğitim Şura kararlarından “Her 24 Kasım Öğretmenler Gününde tüm eğitimcilere bir maaş ikramiye verilmesi’ maddesinin bu yıl hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

Yuva-Kur: Evlenecek Asgari Ücretli Gençlere Faizsiz Kredi Sağlanmalı

| Ankara Haberleri | 26 Temmuz 2013

Yuva-Kur: Evlenecek Asgari Ücretli Gençlere Faizsiz Kredi SağlanmalıYuva Kurma ve Aileyi Koruma Derneği (Yuva-Kur) Genel Başkanı Necip Gazel, devletin evlenmek isteyen gençlere, faizsiz uzun vadeli kredi imkanı sağlamasını istedi. Necip Gazel, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, evlenmek isteyen fakat imkanı olmayan asgari ücretli bekar gençlere 10 bin TL ‘faizsiz evlilik kredisi’ verilmesini sağlayan bir yasanın TBMM’den çıkması için çalıştıklarını, bir süre önce 2007-2009 yıllarında toplanan 10 bin imzayı gerekçeleriyle birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e teslim ettiklerini söyledi.“EVLENEMEYEN GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKILMALI” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesinin aile kurumunun korunması için gereken hassasiyeti gösterdiğine dikkat çeken Gazel, şunları dile getirdi: “Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan katıldığı nikah törenleri sırasında genç çiftlerden en az üç çocuk isteğinde bulunuyor. Bu bilinçle toplumu ayakta tutan aile kavramının daha çok artmasını sağlamaya çalışıyor. Kendisine minnettarız. Ancak asgari ücret ile çalışan, evlenmek isteyen ama evlenemeyen gençlerimize de gereken destek sağlanmalı. Bunun için de en azından 10 bin TL faizsiz evlilik kredisi imkanı verilmeli. Bu kredi en az 5 yıl geri ödemeli şeklinde olmalı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda ‘evlilik dairesi’ şeklinde bir birim oluşturulmalı.” “EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM ŞART”İstanbul, Ankara, Hatay, Gaziantep illerinde temsilcilik açarak faaliyetlerini yaygınlaştırmaya çalıştıklarına dile getiren Neciph Gazel, evlilik öncesi ve sonrasında evlilik eğitiminin şart olduğunu savundu. Necip Gazel “Belediyeler yasal zemin hazırlandıktan sonra nikâh şartları arasında evlilik eğitimini almayı şart koşmalı veya bu eğitimi özendirici teşvikler yapılmalı. Örneğin eğitim sonunda sertifika alan çiftlere nikâh salonları ücretsiz verilmeli. Belediyeler de aileden sorumlu daire başkanlığı oluşturulmalıdır. Belediyelerde nikâh kıydıracak çiftlere evlilik eğitimini ücretsiz olarak vermeli.” dedi.“EVLİLİK BİLİNCİ MEDYA ARACILIĞI İLE ARTTIRILMALI”Medya aracılığıyla evlilik bilincinin aşılanması için çalışma başlatılmasını isteyen Gazel, şöyle devam etti: “Kamu spotu ve kısa filmler hazırlanarak ‘evlilik eğitimi’ bilinci toplumda oluşturulmalı. Bu filmlerde yöneticilerin ve tanınmış sanatçılar rol alması sağlanmalıdır. Aile bilincini özendiren filmler maddeten desteklenmeli. Örneğin, ‘dumansız hava sahası’ bilincinin oluşması için yapılan çalışma benzeri olabilir.” “ÜNİVERSİTELERDE AİLE ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ AÇILMALI”Ailenin sosyal hayatın temelini oluşturduğunu; ancak bununla ilgili üniversitelerde herhangi bir bölüm bulunmadığı belirten Necip Gazel, “Belirlenen ihtiyaca göre belirli üniversitelerde belirlenmiş sayıda bölüm açılmalı. Kaliteden ödün verilmemeli. Aile ve sosyal politikalar bakanlığı ile milli eğitim bakanlığı işbirliği yapmalı. Buradan mezun olanlar rehber öğretmenler gibi okullarda, sosyal hizmetlerde, halk eğitimlerde, belediyelerde, Diyanet İşleri teşkilatında görev alabilirler. Ayrıca üniversite öğrencilerine ‘aile eğitimi’ dersi seçmeli olarak verilmeli, böylece aile bilinci evlilik öncesinde yerleştirilmeli.” diye konuştu. “AİLE HAKEMLİĞİ OLUŞTURULMALI” Aile içinde çıkan sorunların çözümü için aile hakemliği şeklinde bir kurumun gerekliliğini kaydeden Necip Gazel, sözlerini şöyle tamamladı: “Boşanma öncesinde ailede çıkan sorunları çözmek için her iki tarafın kabul ettiği ve güvendiği bir aile hakemi belirlenmeli. Bu hakemler din bilgini, hukukçu, psikolog, sosyolog gruplarından biri veya bütünü olabilir. Boşanmak üzere mahkemelere başvuranlar aile hâkimi tarafından öncelikle aile hakemliğine yönlendirilmelidir. Buradan gelecek raporlar doğrultusunda kararını vermeli, bu hakemlerin verdiği raporlar mahkemede aile hâkimi tarafından boşanmada delil olarak kullanılabilmelidir.

Yurt Dışında Ailelerinden Alınan Türk Çocuklarla İlgili Envanter Çalışması Yapılıyor

| Ankara Haberleri | 26 Temmuz 2013

Yurt Dışında Ailelerinden Alınan Türk Çocuklarla İlgili Envanter Çalışması YapılıyorBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Yabancı ailelere verilen çocuklara ilişkin sorun Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından da takip edilmekte, ilgili ülkelere gerçekleştirdiği yurtdışı seyahatlerinde yaşanan bu sorun gündem maddeleri arasında yer almaktadır” dedi. Bozdağ, yurtdışında ailelerinden alınan Türk çocuklarla ilgili envanter çalışması yapıldığını açıkladı.Yurtdışı Türkler’den Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Hollanda’da ailesinden alınarak lezbiyen bir aileye verilen Yunus Azeroğlu ile ilgili sorusunu yazılı olarak cevaplandırdı.TÜRKİYE’DEN YUNUS HAREKATIBozdağ, Yunus Azeroğlu’nun ailesinden alınıp başka bir aileye verilmesinin kendisine bağlı olan Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı tarafından yakından takip edildiğini belirtti. Bozdağ, “Süreç 2004 yılında başlamış, 2012 yılında sonuçlanan mahkeme kararına göre hakim küçük Yunus’un velayetinin ailesinden alınıp bakıcı lezbiyen çifte verilmesine hükmetmiştir. Aile Yunus‘u iki ayda bir, 1 saat görebilmektedir. Bu noktada uluslararası hukuk ve anayasa hukuku ve AİHM içtihatlarıyla teminat altına alınan anne- baba hakları, ailenin bütünlüğü ve dini hakların açıkça ihlali söz konusudur” dedi.Bozdağ, talimatı doğrultusunda Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’nın aile ve avukatları ile sürekli temas halinde olduğunu, aileye her türlü hukuki desteğin verildiğini belirtti.BAŞBAKAN TAKİPTEBozdağ, soru önergesine verdiği cevapta “Yabancı ailelere verilen çocuklara ilişkin sorun Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından da takip edilmekte, ilgili ülkelere gerçekleştirdiği yurtdışı seyahatlerinde yaşanan bu sorun gündem maddeleri arasında yer almaktadır. Örneğin, Sayın Başbakanımızın 21 Mart 2013 tarihinde Hollanda’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Hollanda Başbakanı Sayın Mark Rutte ile görüşmeleri sırasında, gerek Yunus Emre Azeroğlu davası, gerekse Gençlik Daireleri konusu ele alınmış ve Türkiye’nin duyduğu rahatsızlık dile getirilmiştir. Ayrıca, ortak çözüm için her iki devletin ilgili bakanlıkları ve STK’larının sorumluluk almasının önemine vurgu yapılmıştır” ifadelerini kullandı.FARKINDALIK OLUŞTURMABozdağ, yurtdışında ailesinden alınan Türk çocukları ile ilgili konuyu özel olarak takip ettiğini hatırlatarak gerek Yunus Emre Azeroğlu gerekse diğer Türk çocukları hakkında farkındalık oluşturmak, konuyu kamuoyunun gündeminde tutmak amacıyla gelişmeler hakkında sürekli bilgi aldığını, gerçekleştirdiği yurtdışı seyahatlerinde sorunu gündem maddeleri arasında tuttuğunu ve ilgili kurumlara gerekli talimatları verdiğini belirtti.ENVANTER ÇALIŞMASI YAPILIYORBozdağ, “Yurtdışında yaşayan Türklerin hangi ülkelerde, kaçının ve hangi nedenlerle ailesinden alınarak koruyucu aileye verildiği, verilen ailelerin kimliğine ilişkin bilgilerin ne olduğu hususunda Başkanlığımız Devletimizin ilgili diğer kurumları ve yurtdışındaki ilgili kurumlarla işbirliği gerçekleştirerek bir envanter çalışması yürütmekte olup söz konusu envanter çalışması tamamlandığında daha sağlıklı verileri paylaşma imkanı olacaktır. Ancak başta Başkanlığımız olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gelen başvurular göz önünde bulundurulduğunda başta Almanya, Hollanda, Fransa ve Avusturya olmak üzere diğer AB ülkeleri ve vatandaşlarımızın yaşadığı her yerde sayısı ve yoğunluğu değişmekle birlikte bu tür olaylarla karşılaşılmaktadır.”dedi.DESTEK VERİLİYORBozdağ, yurtdışında yaşayan Türk ailelerinin farklı gerekçelerle ellerinden alınan çocuklara yönelik çalışmaların ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü belirterek, “Sorunun mağduru olan ailelerin Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’na başkanlığımıza yaptıkları başvurunun ardından ailelere rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmekte, gerek duyulan vakalarda hukuki ve maddi destek sağlanmakta, olaylar raporlanarak kayıt altına alınmaktadır. Aynı şekilde Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız kamuoyuna yansıyan vakalarda ve gelen başvurular doğrultusunda olaylara müdahale etmekte, aile ile ilgili ülkenin Gençlik Daireleri arasında yaşanan sorunun giderilmesi için gerekli adımları atmaktadır” dedi.

Erdoğan’dan ‘basın Bayramı’ Mesajı

| Ankara Haberleri | 24 Temmuz 2013

Erdoğan'dan 'basın Bayramı' MesajıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin Basın Bayramı’nı tebrik ederek, “Türkiye’de özgür bir basının oluşması, hükümet olarak bizlerin en çok önem verdiği konular arasında yer almaktadır” dedi.Basın Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan, “İfade hürriyeti ve basın özgürlüğü, demokrasinin ayrılmaz unsurlarıdır” dedi. Hükümet olarak Türkiye‘de basın özgürlüğüne önem verdiklerini ve haber alma, ifade özgürlüğü konularında önemli reformlar gerçekleştirdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi:”İfade hürriyeti ve basın özgürlüğü, demokrasinin ayrılmaz unsurlarıdır. Gelişmiş demokrasilerde önemli bir kamusal güç olarak kabul edilen basın, toplumun geniş kesimlerini etkileyebilmekte ve yönlendirebilmektedir.Basın kuruluşlarımızın, özgür, tarafsız, objektif bir şekilde görevlerini yerine getirirken, ülke menfaatlerini, kamu düzenini, toplumsal dinamikleri ve mesleğin gerektirdiği ahlaki değerleri göz ardı etmemeleri, sorumlu bir yayıncılık üstlenmeleri de, hiç kuşkusuz büyük önem taşımaktadır.Türkiye’de özgür bir basının oluşması, hükümet olarak bizlerin en çok önem verdiği konular arasında yer almaktadır. Nitekim Türkiye’nin demokratikleşme ve insan hakları alanında kat ettiği büyük değişime paralel olarak, haber alma ve ifade özgürlüğünde de çok önemli reformlar gerçekleştirdik ve ilerlemeler sağladık.Basında sansürün kaldırılışının 105. Yıldönümü vesilesiyle, bütün basın emekçilerinin Basın Bayramı’nı tebrik ediyor, kendilerine çalışmalarında başarılar diliyor, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.”

Başbakanlık Resmi Konut’ta Suriye Zirvesi

| Ankara Haberleri | 24 Temmuz 2013

Başbakanlık Resmi Konut'ta Suriye ZirvesiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konut’ta Suriye ile olan sınır bölgesindeki son gelişmeleri ele almak amacıyla bir değerlendirme toplantısı düzenledi.Erdoğan başkanlığında 14.00′te başlayan toplantıya Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala katıldı.

Başbakanlık’ta Suriye Zirvesi

| Ankara Haberleri | 24 Temmuz 2013

Başbakanlık'ta Suriye ZirvesiBaşbakanlık Resmi Konutu’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Suriye zirvesi gerçekleştiriliyor.Başbakanlık Resmi Konutu’nda, Türkiye‘nin Suriye ile sınır olan bölgesindeki son gelişmeleri ele almak amacıyla bir değerlendirme toplantısı yapılıyor.Başbakan Erdoğan başkanlığında saat 14.00′te başlayan toplantıya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala katılıyor.

Chp Myk Toplantısı

| Ankara Haberleri | 24 Temmuz 2013

Chp Myk ToplantısıGenel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, “Tencere tava seslerinden rahatsız olacaksın, Suriye sınırında patlayan bombalardan, mermilerden rahatsız olmayacaksın. Bu nasıl yanlış?” dedi.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı devam ederken düzenlediği basın toplantısında Kurul’un gündemine ilişkin bilgi veren Koç, konuşmasına Lozan Antlaşmasının imzalanışının ve basında sansürün kaldırılışının yıl dönümlerini kutlayarak başladı. Hükümet ile Türk-İş arasında, kamuda çalışan işçilerin ücretleri konusunda anlaşmaya varıldığını hatırlatan Koç, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu’nun anlaşmaya ilişkin “Toplu iş sözleşmelerinin her zaman dört dörtlük olmadığı ve taleplerinde günün şartlarını dikkate aldıkları”na ilişkin sözlerini eleştirdi. Koç, “Sayın Kumlu, sen ne zaman dört dörtlük koşulları barındıran toplu iş sözleşmelerine imza attın? Her kurum ve yöneticileri AK Partilileştirilmeye çalışılıyor” dedi. Toplu iş sözleşmelerinin iş kolunda yetkili olan sendika ile işveren arasında imzalanması gerektiğini belirten Koç, bir konfederasyonun farklı özellikteki iş yerlerinin sözleşmesini toplu olarak imzalamasının doğru olmadığını savundu.Türkiye‘nin Suriye politikasının çöktüğünü ileri süren Koç, “Suriye ve dış politika çöküşünün baş nedeni Dışişleri Bakanı’nın ‘stratejik derinlik’ diye geliştirmeye çalıştığı bir safsata çukurudur. Keşke stratejik derinlik hülyalarında dolaşmayıp dünyanın stratejik gerçekleriyle dış politikayı götürselerdi” diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “sınırlarımızın ötesinde kabul etmediğimiz gelişmeler olursa bunu asla kabullenmeyiz, tepki gösteririz. Suriye’nin toprak bütünlüğünü, birliğini tehlikeye atacak gelişmelerin karşısındayız” sözlerini anımsatan Koç, Suriye’nin birliğinin, toprak bütünlüğünün kalmadığını vurguladı.Suriye’de yaşananların temel sebebinin AK Parti politikaları olduğunu ileri süren Koç, şunları söyledi:”Defakto gelişmelere kayıtsız kalamayız, sınırımızda güvenlik önlemlerini artırırız’ diyor. Güvenlik önlemin mi var Sayın Davutoğlu? Bu sözler de sana ait. Kevgire döndürdünüz sınırı, yol geçen hanı oldu. Hatay‘ın durumu ortada. Siz anlayışı kıt mı zannediyorsunuz Türk milletini? Siz yaşadıklarını ertesi gün unutan bir toplum olarak mı görüyorsunuz Türk milletini? Bu kadar aymazlık, bu kadar basiretsizlik, bu kadar öngürüsüzlük. Sizin eseriniz bu. Ondan sonra doldurun Başbakan’ı, salın iftar mesaisine, yıksın, eylesin perdeyi viran. Hükümet etmeye çalışıyorsunuz fakat bir tiyatro kumpanyası gibisiniz.Siz Suriye’de iç savaşın tarafı haline getireceksiniz Türkiye’yi, Ceylanpınar, Aşkale, Hatay, Cilvegözü, Reyhanlı, 700, 800 kilometrelik sınırda her gün mermiler düşecek, bombalar patlayacak, sınır güvenliği diye hiçbir şey olmayacak,ölenler olacak, yaralananlar olacak, sen iftar mesaisinde kafayı tencereye tavaya takacaksın. Tencere tava seslerinden rahatsız olacaksın, Suriye sınırında patlayan bombalardan, mermilerden rahatsız olmayacaksın. Bu nasıl yanlış? Bizimki, sınırdaki gelişmelere sağır sultan, demokratik haklarını kullananlara karşı da palalı sultan.”Başbakan Erdoğan’ın bu akşam iftarda çevik kuvvet polisleriyle bir araya geleceğini hatırlatan Koç, Gezi Parkı odaklı olaylarda kanunsuz emirler verenlere de emirleri uygulayanlara da milletin hesap soracağı söyledi.Erdoğan’ın, TESK’in iftarında eylemcilere kemirgen dediğini anımsatan Koç, “Önce aklını kiraya verirsin akil adam olursun, sonra ziyafet sofrası hazırlarsın beş yıldızlı, ondan sonra da temsil ettiğin kitlenin 12 yıldır hakkının iktidar tarafından nasıl sömürüldüğünü, elinden alındığını unutursun. Sen de Türk-İş Başkanı gibi bir başka gelecek beklentisiyle ‘evet efendim’, ‘haklısınız efendim’ pozisyonuna geçersin. Hepinize yazıklar olsun. Temsil ettiğiniz kitle adına hepinizi CHP teşhir ediyor” dedi.Koç, bir gazetecinin çözüm süreci kapsamında yeni bir paket hazırlığı olduğu yönündeki haberleri hatırlatması üzerine şunları söyledi: “Recep Tayyip Erdoğan ile demokratikleşme olmaz. Recep Tayyip Erdoğan‘ın kumaşından demokrat çıkmaz. Bunu Kürt yurttaşlarım da öğrenecekler. İnşallah bedel ödemeden daha fazla öğrenirler. Biz biliyoruz bunu. Bütün Türkiye’ye anlatmaya çalışıyoruz. Onun için Recep Tayyip Erdoğan bilin ki demokrasi adına bir paket getiriyor ise o paketin içine koyduğu her noktadan şahsi bir çıkar sağlayacaktır. Bu kadar güvensizliğimiz var. Paket dediğiniz olay ortaya konur, biz de siyaseten görüşlerimizi ifade ederiz.”

Bahçeli’den Gündeme İlişkin Değerlendirmeler

| Ankara Haberleri | 21 Temmuz 2013

Bahçeli'den Gündeme İlişkin Değerlendirmeler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Tencere tava çalanları yargıya şikayet edin” şeklindeki sözlerini değerlendirdi. Bahçeli, “Şu çirkinliğe, şu edepsizliğe bakınız ki, elinde silah taşıyanlar barış yanlısı, tencere tava bulunanlar kamu düzenini bozan suçlulardır. İşte burası sözün bittiği yerdir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını eleştiren Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları için “Boşboğazlıkta rakipsiz olduğunu her defasında ispatlamaktadır. Palavrada eşsiz olduğunu her fırsatta kanıtlamaktadır” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın, “Tencere tava çalanları yargıya şikayet edin” şeklindeki sözlerini de değerlendiren Bahçeli, “Elinde silah taşıyanlar barış yanlısı, tencere tava bulunanlar kamu düzenini bozan suçlulardır” diyerek tepki gösterdi. Bahçeli şöyle konuştu:

“Tencere tava çalanlar yargıya teslim edilirse, meşru sınırlar dahilinde gösteri yapan, seslerini duyuran, kişisel hak ve özgürlüklerine sahip çıkan gençler yakalanıp haklarında gerekli işlemler yapılırsa her şey daha da güzelleşecektir. Şu çirkinliğe, şu edepsizliğe bakınız ki, elinde silah taşıyanlar barış yanlısı, tencere tava bulunanlar kamu düzenini bozan suçlulardır. İşte burası sözün bittiği yerdir. Recep Tayyip Erdoğan’ın gücü teröriste değil, katillere değil, şehir ve dağ eşkıyalarına değil; masum şekilde demokratik tepkisini gösterenlere yetmektedir. Bu gidişle tencere ve tavanın yasaklanması, üretimin azalması, herhalde imkansız sayılamayacaktır.

“BAŞBAKANIN KREDİ KARTINDAN ŞİKAYET ETMESİ TRAJİKOMİKTİR”

Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın ‘Kredi kartı almayın’ sözlerini de hatırlatarak “Başbakan, kredi kartına kafayı takmış, faiz lobisinin hop oturup hop kalktığını söyleyerek, bunların ceplerine giren paranın artık girmediğini sevinç içinde duyurmuştur. Nasıl ve hangi yollarla hesaplandığı meçhul olan 642 milyar lira tutarındaki bir astronomik meblağa göz dikmiş faiz lobisinin buna ulaşamadığını da ilave olarak iddia etmektedir” dedi.

“Kredi karttı felaketini Türk milletine hediye eden bir siyasi zihniyetin, şimdi kalkıp da bundan şikayet etmesi trajikomiktir” MHP lideri Bahçeli, “Başbakan Erdoğan’ın her beyanatı istismara dayalı ezber ve klişe ifadelerle doludur. Sürekli aynı eksende konuşmalar yapan, sürekli aynı noktalara temas eden, sürekli kafa karıştırmak ve aldatmak için çırpınan bu zihniyetin iyi niyetli olmadığı tüm çıplaklığıyla ortadadır” diye konuştu.

Bahçeli: Başbakanın Gücü Teröriste Değil, Demokratik Tepkisini Gösterene Yetiyor

| Ankara Haberleri | 21 Temmuz 2013

Bahçeli: Başbakanın Gücü Teröriste Değil, Demokratik Tepkisini Gösterene Yetiyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, elinde silah taşıyanların barış yanlısı, tencere tava bulunanların ise kamu düzenini bozan suçlular olduğunu söyledi. “İşte burası sözün bittiği yerdir.” diyen Bahçeli, “Recep Tayyip Erdoğan’ın gücü teröriste değil, katillere değil, şehir ve dağ eşkıyalarına değil, masum şekilde demokratik tepkisini gösterenlere yetmektedir.” dedi.

Parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakanın boşboğazlıkta rakipsiz olduğunu her defasında ispatladığını, palavrada eşsiz olduğunu her fırsatta kanıtladığını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,’ın tencere tava çalanları yargıya şikayet etmesi yönündeki sözlerini de eleştiren Bahçeli, “Elinde silah taşıyanlar barış yanlısı, tencere tava bulunanlar kamu düzenini bozan suçlulardır. Tencere tava çalanlar yargıya teslim edilirse, meşru sınırlar dahilinde gösteri yapan, seslerini duyuran, kişisel hak ve özgürlüklerine sahip çıkan gençler yakalanıp haklarında gerekli işlemler yapılırsa her şey daha da güzelleşecektir. Şu çirkinliğe, şu edepsizliğe bakınız ki, elinde silah taşıyanlar barış yanlısı, tencere tava bulunanlar kamu düzenini bozan suçlulardır. İşte burası sözün bittiği yerdir. Recep Tayyip Erdoğan’ın gücü teröriste değil, katillere değil, şehir ve dağ eşkıyalarına değil; masum şekilde demokratik tepkisini gösterenlere yetmektedir. Bu gidişle tencere ve tavanın yasaklanması, üretimin azalması, herhalde imkansız sayılamayacaktır.” dedi.

“KREDİ KARTTI FELAKETİNİ TÜRK MİLLETİNE HEDİYE EDEN ZİHNİYET”

Başbakanın “kredi kartı almayın” tavsiyesini de değerlendiren Bahçeli, Başbakanın kredi kartına kafayı taktığını, faiz lobisinin hop oturup hop kalktığını söyleyerek, bunların ceplerine giren paranın artık girmediğini sevinç içinde duyurduğunu kaydetti. “Nasıl ve hangi yollarla hesaplandığı meçhul olan 642 milyar lira tutarındaki bir astronomik meblağa göz dikmiş faiz lobisinin buna ulaşamadığını da ilave olarak iddia etmektedir.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti: “Kredi karttı felaketini Türk milletine hediye eden bir siyasi zihniyetin, şimdi kalkıp da bundan şikayet etmesi trajikomiktir. MHP lideri Bahçeli, “Başbakan Erdoğan’ın her beyanatı istismara dayalı ezber ve klişe ifadelerle doludur. Sürekli aynı eksende konuşmalar yapan, sürekli aynı noktalara temas eden, sürekli kafa karıştırmak ve aldatmak için çırpınan bu zihniyetin iyi niyetli olmadığı tüm çıplaklığıyla ortadadır.

Bozdağ: ‘Dört Dörtlük Bir Aleviyim’ Sözünden Rahatsız Olmak Izahı Zor Bir Durum

| Ankara Haberleri | 20 Temmuz 2013

Bozdağ: 'Dört Dörtlük Bir Aleviyim' Sözünden Rahatsız Olmak Izahı Zor Bir Durum

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Başbakan’ın, “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Aleviyim.” sözlerinden rahatsız olmanın, Aleviliği gerçekten bilenler bakımından izahı zor bir durum olduğunu söyledi.

Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, İslam ülkeleri büyükelçileri için verdiği iftar yemeğinin ardından gazetecilerin gündemdeki konularla ilgili sorularını cevapladı. Bozdağ’a, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti Ankara İl Başkanlığı iftarındaki konuşmasında söylediği ‘Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Aleviyim.’ sözlerinden bazı Alevi kesimlerin rahatsızlığı hatırlatılarak, bu konudaki düşüncesi soruldu.

Başbakan’ın bu ifadesinin yeni olmadığına işaret eden Bozdağ, daha önce değişik vesilelerle bunu ifade ettiğini belirterek, “Çünkü Alevi kardeşlerimizin Ehl-i Beyt sevgisi üzerine, Hz. Ali sevgisi üzerine büyük bir yoğunlaşması var. Yani ona izafeten sayın Başbakanımız kendisini de Hz. Ali efendimiz ve Ehl-i Beyt’i sevdiğini ifade etmek için bunu kullanmıştır ve gayet güzel bir ifade. Ve hepimiz Hz. Ali, Hz. Fatıma validemizi ve Ehl-i Beyt’ten olan herkesi seviyoruz. Bu konuda Alevi kardeşlerimizle hepimiz müşterekiz. Başbakanımız onu ifade etmiştir. Bu müştereklikten memnun olmak lazım. Rahatsız olmak, Aleviliği gerçekten bilenler bakımından izahı zor bir husustur.“ karşılığını verdi.

TENCERE TAVA YORUMU

Bozdağ, yine Başbakan Erdoğan’ın, tencere tava çalanların suç işlediğine yönelik sözlerini de “Kanunlarda bunların karşılıkları var. O karşılıklara göre şikayet halinde işlem yapılabilir.” diye yorumladı.

SEÇİM BARAJI İÇİN ÇALIŞMA YOK

Bekir Bozdağ, seçim barajının düşeceğine yönelik haberler hakkında ise “Seçim barajı ile ilgili şu anda bir çalışma yok. Gazeteler yazıyor, biz de oradan takip ediyoruz. Bizim yaptığımız bir çalışma yok.” dedi.

Bakan Bayraktar: Yassıada Yapılaşmaya Açılmayacak

| Ankara Haberleri | 20 Temmuz 2013

Bakan Bayraktar: Yassıada Yapılaşmaya Açılmayacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, merhum Başbakan Adnan Menderes ve 2 bakan arkadaşının idam kararının alındığı Yassıada’nın yapılaşmaya açılmayacağını söyledi. Bakan Erdoğan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında Yassıada’nın müze ve demokrasi adası olacağını belirterek “Yassıada’nın imar planında yapılaşma diye bir şey yok.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yassıada’nın demokrasi adası olması talebiyle başlatılan projenin, bazı çevreler tarafından ‘Yassıada turizme açılıyor’ şeklinde yansıtıldığını belirten Bakan Bayraktar, “Türkiye demokrasisine hançer vurulan Yassıada, müze ve demokrasi adası olacaktır. Adnan Menderes ve arkadaşlarının hatıralarını incitecek yapılaşmaya izin vermeyiz.” şeklinde konuştu.

Yassıada’nın turizme açılmadığının altını çizen Bakan Bayraktar, “Yassıada da kültür merkezi ve müze yapacağız. Buralara gelen insanlar, bir gece kalmak isterse onlar içinde bir barınma yeri, bir butik otel şeklinde küçük bir şey yapılabilir. Ama burada oteller yapılmayacak. İmar planında böyle bir şey yok. Yassıada’da yapılaşma diye bir şey yok” dedi.

İMAR PLANLARINA İBADETHANE DÜZENLEMESİ

Bakan Bayraktar, imar yönetmeliğinde, ‘cami‘ olarak belirtilen alanların bundan böyle ‘ibadethane’ olarak gösterileceğini söyledi.

Dünyada hoşgörünün arttığını dinler arasında yakınlaşma başladığını dile getiren Bakan Bayraktar, “Bizim de dinimizin farklı görüşleri ile bütünleşmemiz lazım. Mesela her Müslüman birazda Alevidir. Hz. Ali’yi sevmeyen Müslüman yoktur. Cemevlerini de artırmamız gerekiyorsa, yasal statüye kazandırmamız gerekiyorsa bunun çalışmalarını yapmalıyız. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanımızın, Başbakan Yardımcımızın çalışmaları var. Cami tanımını imar yönetmeliğin de kaldırarak dini tesis dedik. Bizim artık birbirimizi ötekileştirmek, ayrıcalık yapmak gibi lüksümüz yok. Birbirimize daha çok sarılmalıyız, farklılarımızı zenginlik kabul etmeliyiz. Cemevlerini de bir külliye, kültür merkezi, ibadet yeri, 24 saat açık olan bir toplanma yeri gibi şekillendirmeliyiz. Türkiye’nin birleşmesi ve bütünleşmesinde bu çok önemlidir.” diye konuştu.

Çevre Ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: “yassıada Turizm Adası Değil Demokrasi Adası Olacak”

| Ankara Haberleri | 20 Temmuz 2013

Çevre Ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: “yassıada Turizm Adası Değil Demokrasi Adası Olacak”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, merhum Başbakan Adnan Menderes ve iki bakan arkadaşının idam kararının alındığı Yassıada’nın yapılaşmaya açılmayacağını söyledi.

Bakan Erdoğan Bayraktar katıldığı bir televizyon programında Yassıada’nın müze ve demokrasi adası olacağını belirterek, “Yassıada’nın imar planında yapılaşma diye bir şey yok” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yassıada’nın ‘demokrasi adası’ olması talebiyle başlatılan projenin, bazı çevreler tarafından “Yassıada turizme açılıyor” şeklinde yansıtıldığını belirten Bakan Bayraktar, “Türkiye demokrasisine hançer vurulan Yassıada müze ve demokrasi adası olacaktır. Adnan Menderes ve arkadaşlarının hatıralarını incitecek yapılaşmaya izin vermeyiz” dedi. Yassıada’nın turizme açılmadığının altını çizen Bakan Bayraktar “Yassıada da kültür merkezi ve müze yapacağız. Buralara gelen insanlar, bir gece kalmak isterse onlar içinde bir barınma yeri, bir butik otel şeklinde küçük bir şey yapılabilir. Ama burada oteller yapılmayacak. İmar planında böyle bir şey yok. Yassıada’da yapılaşma diye bir şey yok” dedi.

İMAR PLANLARINA İBADETHANE DÜZENLEMESİ

Bakan Bayraktar, imar yönetmeliğinde, “cami” olarak belirtilen alanların bundan böyle ‘ibadethane’ olarak gösterileceğini söyledi. Dünyada hoşgörünün arttığını dinler arasında yakınlaşma başladığını dile getiren Bakan Bayraktar, “Bizim de dinimizin farklı görüşleri ile bütünleşmemiz lazım. Mesela her Müslüman birazda Alevidir. Hz. Ali’yi sevmeyen Müslüman yoktur. Cemevlerini de artırmamız gerekiyorsa, yasal statüye kazandırmamız gerekiyorsa bunun çalışmalarını yapmalıyız. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanımızın, Başbakan Yardımcımızın çalışmaları var. Cami tanımını imar yönetmeliğin de kaldırarak dini tesis dedik. Bizim artık birbirimizi ötekileştirmek, ayrıcalık yapmak gibi lüksümüz yok. Birbirimize daha çok sarılmalıyız, farklılarımızı zenginlik kabul etmeliyiz. Cemevlerini de bir külliye, kültür merkezi, ibadet yeri, 24 saat açık olan bir toplanma yeri gibi şekillendirmeliyiz. Türkiye’nin birleşmesi ve bütünleşmesinde bu çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

AK Parti Ankara İl Başkanlığı Iftarı

| Ankara Haberleri | 18 Temmuz 2013

AK Parti Ankara İl Başkanlığı Iftarı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim derdimiz Mursi falan değil ama ben Mısır’da Cumhurbaşkanı olarak Sayın Mursi’yi görüyorum. Niye? Çünkü, Mısır halkına duyduğum saygı dolayısıyla. Eğer Baradey seçilmiş olsaydı, bugün bu ifadelerimi onun içinde kullanırdım ama o seçilmedi, yüzde 52′yi Mursi aldı” dedi. Başbakan Erdoğan, AK Parti Ankara İl Başkanlığınca Altınpark’ta düzenlenen iftar programında yaptığı, başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu ebedi azaptan kurtuluş olan ramazan ayının Ankaralılar, Türkiye, İslam dünyası ve tüm insanlık hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz etti. Ankara Sincan’da 15 Haziran’da gerçekleştirilen “Milli İradeye Saygı Mitingi”nden dolayı partisinin Ankara il teşkilatına, belediye başkanlarına, milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, “O gün Sincan’ı dolduran yüz binlerce Ankaralı hemşehrime, bu mübarek ayda, bu güzel akşamda şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.  Erdoğan, 15  Haziran’da Ankara’da tarihi bir gün yaşandığını, Mersin’den Ankara’ya gelişinde de havalimanından şehir merkezine kadar 4 ayrı noktada gerçekleştirdiği konuşmalarının hayatında yaşadığı müstesna zamanlardan biri olduğunu söyledi. Sincan’ı hıncahınç dolduran kadın erkek, çocuk yaşlı, farklı partilerden yüz binlerin demokrasiye, sandığa, milli iradeye sahip çıktıklarını tüm dünyaya net bir şekilde ilan ettiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Ankara’daki muhteşem buluşmanın ardından, İstanbul’da 1,5 milyonu bulan kardeşimizle bir araya geldik. Ardından Kayseri, Samsun, Erzurum’da yüz binlerle kuçaklaştık. Meydanları büyük coşkuyla büyük bir muhabbetle dolduran kardeşlerimizin Türkiye’de oynanan oyunlardan ne kadar rahatsız olduklarını, bu oyunlar karşısında asla susmayacaklarını, sessiz ve tepkisiz kalmayacaklarını gördük ve bundan dolayı çok duygulandık çok da umutlandık.  Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye’de artık eski Türkiye değildir. Geçmişte insanlar bir zülme, haksızlığa uğradıklarında sabrediyor, bunun hesabını günü geldiğinde meşru zeminde soruyorlardı. Dünyanın her yerinde ve Türkiye’de bugün de halklar sabrediyorlar. Bugün de meşruiyetler dairesi içinde kalıyorlar ancak bugün artık insanlar susmuyorlar, tepkisiz kalmıyor, boyun eğmiyorlar. Hesaplarını ileri bir tarihe ertelemiyor, meşruiyet içinde anında hesap sormak ve sorgulamak için seslerini yükseltiyorlar. Bunun en yakın, anlamlı örneğini şu anda kardeş ülke Mısır’da yaşıyoruz. Çok klasik, bayat senaryoyu Mısır’da uygulamak istediler. İnsanları yönlendirmek suretiyle cesaretlendirmek, galeyana getirmek suretiyle bir meydanı doldurdular. O meydanı ülkenin bütün bir fotoğrafı gibi tüm dünyaya servis ederek, bir darbeyi meşrulaştırabileceklerini zannettiler. Mısır’da kimsenin sesi çıkmayacak zannediyorlardı. Dünya bunu görmeyecek, duymayacak, hiç kimse tepki vermeyecek zannediyorlardı. Bir oldubittiyle sandık sonuçlarını çiğneyeceklerini, milletin hakkını ve hukukunu kolayca gasbedebileceklerini zannediyorlardı ama yanıldılar, hem kendileri yanıldılar hem de arkalarındaki güçler yanıldı.” -”Mısır’dakinin aynını burada yapmak istediler”- Başbakan Erdoğan, Mısır’daki darbeye Mısır halkının sessiz ve tepkisiz kalmadığını, meydanlara çıkarak “peki benim oyum ne olacak” sorusunu sormaya başladığını ifade ederek, “Mısır’dakinin aynını burada yapmadılar mı? Gezi Parkı’na gidenler zannettiler ki Türkiye sadece burası ama Ankara var, İstanbul Kazılçeşme var, Kayseri var, Erzurum var. Oradakileri ne yapacaksın? Onlar da ne dedi ‘benim oyum ne olacak. Benim oyumla 4 yıllığına iktidara getirdiğimi yok farz edemezsin’ dediler. Halkın iradesine saygı bu değil mi Bu? Eğer bunu kabul etmiyorsan bu ahlaki olmaz” ifadesini kullandı. Mısır halkının dayatmaya, oldu bittiye boyun eğmediğini, tek yürek halinde darbeye karşı onurlu ve meşru bir mücadeleye başladığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Mısır halkının meşruiyet zemininden ayrılmadan mücadelelerini sürdürdüklerini vurguladı. Erdoğan, Mısır’da darbeyle yönetime gelenlerin, konuşmalarından, açıklamalarından rahatsız olduklarını dile getirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’yi aslında çok takdir ediyorlarmış, ‘takdir ettiğimiz bir başbakanları var ama şimdi bazı gerçekleri bilmedikleri için yanlış açıklamaları, beyanları oluyor’ diyorlarmış. Hatta ‘gerekirse telefonla da konuşabiliriz’ diyorlarmış. Şimdi güler misin, ağlar mısın? Bir defa ben, seninle nasıl konuşacağım. Sen seçilmiş değilsin. sen darbe hükümeti tarafından veya darbe yönetimi tarafından atanmış birisisin. Hale bakın, daha da enterasan şimdi yemin merasimi yapıyorlar. Güler misin ağlar mısın? Ben, tüm dünyaya, Batı’ya sesleniyorum: Askeri darbeyi yapan kişi yani Sisi, milli savunma bakanı olmuş, ve milli savunma bakanı kendi getirdiği cumhurbaşkanının karşısında el pençe divan yemin ediyor. Böyle bir trajedi olabilir mi? Hangi demokraside böyle bir şey var? Atayacaksın, kaşısına gelip, el pençe divan durup yemin edeceksin. Buna Batı niçin sessiz kalıyor, neden hale seslerini çıkarmıyorlar? Omurgalı bir duruş niçin sergilemiyorlar? Eğer demokrasi diyorsanız, dünyada darbelere hayır diyorsanız…” Başbakan Erdoğan, kendisiyle telefonda görüşme arzusunda bulunan Mısırlı yetkilinin birkaç hafta önce darbeye karşı olduğunu söylediğini ancak şimdi başbakanlık, cumhurbaşkanlığı hevesiyle hareket edip, cumhurbaşkanlığı yardımcılığına gelince de kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu anlatarak, “O işi geç, sen seçimlerde yüzde 1,5 oy aldın ama Mursi yüzde 52 oy aldı. Yüzde 52, yüzde 1,5′tan herhalde büyüktür, önce ona saygı göstermesini bileceksin” diye konuştu.  Erdoğan, “Bizim derdimiz Mursi falan değil ama ben Mısır’da Cumhurbaşkanı olarak Sayın Mursi’yi görüyorum. Niye? Çünkü, Mısır halkına duyduğum saygı dolayısıyla. Eğer Baradey seçilmiş olsaydı, bugün bu ifadelerimi onun içinde kullanırdım ama o seçilmedi, yüzde 52′yi Mursi aldı” şeklinde konuştu. AK Parti’nin ilk seçim zaferinden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün o dönem ilk AK Parti hükümetini kurması sırasında kendisinin de AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla Avrupa Birliği ülkelerini ziyaret ettiğini ve bu esnada Lüksemburg’a gittiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, dönemin Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker ile görüşmesinin ardından, ortak basın toplantısı düzenlediklerini anlattı.  Ortak basın toplantısında bir Türk gazetecinin Lüksemburg Başbakanı Juncker’e “siz başbakansınız, Erdoğan ise bir partinin genel başkanı, başbakan değil. Bu ilgi, alaka neden?” sorusunu yöneltmesi üzerine Juncker’in “bizim için önemli olan seçilmiş bir siyasi partinin lideri olmaktır. Şu anda onun partisi iktidardır, onun partisinin gösterdiği isim de kabine kuruyor” yanıtını verdiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, “İşte demokrasi anlaşıyı budur. Halkın iradesine saygı anlayışı budur” diye konuştu. 

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(1)

| Ankara Haberleri | 18 Temmuz 2013

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(1)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’daki darbe yönetiminin atadığı Başbakan Baradey’den kendisine mektup geldiğini söyledi. Mektupta gerekirse telefonla görüşebilecekleri şeklinde ifade yer aldığını belirten Başbakan Erdoğan, Baradey’e, “Bir defa ben seninle nasıl konuşacağım? Sen seçilmiş değilsin. Sen darbe hükümeti tarafından veya darbe yönetimi tarafından atanmış birisisin” diyerek cevap verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından Altınpark’ta düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Sincan’daki ‘Milli İradeye Saygı Mitingi’nden dolayı AK Parti Ankara İl Başkanlığı’na ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Başbakan Erdoğan, Ankara’da kendisini karşılayan yüz binler için, “Hayatımız boyunca müstesna yaşadığımız anlardan herhalde biri olacaktır” dedi.

Konuşmasının başında Mısır’daki darbeye değinen Erdoğan, “Dünyanın her yerinde ve Türkiye‘de bugün de halklar sabrediyorlar. Bugün de meşruiyet dairesi içerisinde kalıyorlar. Ancak bugün artık insanlar susmuyorlar, tepkisiz kalmıyorlar. Boyun eğmiyorlar, hesaplarını ileri bir tarihe ertelemiyor, meşruiyet içinde anında hesap sormak ve sorgulamak için seslerini yükseltiyorlar. İşte bunun en anlamlı örneğini şuanda kardeş ülke Mısır’da yaşıyoruz” dedi. “Çok klasik, son derece bayat bir senaryoyu Mısır’da uygulamak istediler” diyen Başbakan Erdoğan, “İnsanları galeyana getirmek suretiyle bir meydanı doldurdular, o meydanı ülkenin bütün bir fotoğrafı gibi dünyaya servis ederek bir darbeyi meşrulaştırabileceklerini zannettiler” şeklinde konuştu.

“Dünya bunu görmeyecek, duymayacak, görüp duysa bile hiç kimse tepki vermeyecek zannediyorlardı. Bir oldu-bittiyle sandık sonuçlarını çiğneyeceklerini, milletin hakkını ve hukukunu, kolayca gasp edebileceklerini zannediyorlardı ama yanıldılar” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hem kendileri yanıldılar, hem de arkalarındaki güçler yanıldılar. Mısır halkı sessiz ve tepkisiz kalmadı. Çıktı meydana, ‘peki benim oyum ne olacak’ sorusunu sormaya başladı. Şimdi aynını burada yapmadılar mı, Gezi Parkı’na gidenler zannettiler ki Türkiye sadece burası. Ama Ankara var, İstanbul Kazlıçeşme var, Kayseri var, Samsun var, Erzurum var. Oradakileri ne yapacaksın? Oradakiler ne dedi ‘peki benim oyum ne olacak? Benim oyumla iktidara geleni, 4 yıllığına iktidara getirdiğimi yok farz edemezsin’ dediler. Zaten halkın iradesine saygı bu değil mi, bu. Eğer bunu kabul etmiyorsan, bu ahlaki olmaz. Mısır halkı dayatmaya rıza göstermedi. Mısır halkı tek yürek halinde meydana çıktılar, darbeye karşı onurlu ve meşru bir mücadele başlattılar. Ve meşruiyet zemininden ayrılmadan bu mücadeleyi sürdürüyorlar.”

“MISIR’DAN MEKTUP GELDİ”

Başbakan Erdoğan, kendisine Mısır’daki darbe yönetiminin atadığı Başbakan Baradey’den de mektup geldiğini söyledi. “Şimdi bana dün bir Mektup geldi Mısır’dan. Konuşmalarımızı beğenmiyorlarmış, rahatsız oluyorlarmış” diyen Erdoğan, mektubun içeriğinden ise, “‘Türkiye’yi aslında biz çok takdir ediyoruz, çok takdir ettiğimiz bir başbakanları vardı. Ama şimdi bazı gerçekleri bilmedikleri için yanlış açıklamaları, yanlış beyanları oluyor’ diyorlar. ‘Hatta gerekirse telefonla da konuşabiliriz’ diyorlar. Şimdi güler misin, ağlar mısın?” diyerek bahsetti. “Bir defa ben seninle nasıl konuşacağım? Sen seçilmiş değilsin. Sen darbe hükümeti tarafından veya darbe yönetimi tarafından atanmış birisisin” diyen Başbakan Erdoğan, “Hale bakın, daha da enteresanı şimdi yemin merasimi yapıyorlar. Güler misin, ağlar mısın?” dedi.

Erdoğan, “Ben tüm dünyaya sesleniyorum, Batı’ya sesleniyorum, askeri darbeyi yapan kişi yani Sisi; Milli Savunma Bakanı olmuş. Ve Milli Savunma Bakanı kendi getirdiği cumhurbaşkanının karşısında el pençe divan yemin ediyor. Böyle bir trajedi olabilir mi?” diye sorarak, “Hangi demokrasi de böyle bir şey var? Atayacaksın, karşısına gelip, el pençe divan durup yemin edeceksin. Buna Batı niçin sessiz kalıyor, neden acaba hala seslerini çıkarmıyorlar, omurgalı bir duruş niçin sergilemiyorlar?” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

“Benimle telefonla görüşme arzusunda olan zat da, birkaç hafta önce darbeye karşı olduğunu söyleyip ama başbakanlık hevesine veya cumhurbaşkanlığı hevesine kapılınca hemen cumhurbaşkanlığı yardımcılığını kabul ediyor göreve geliyor ve ondan sonra da bizimle görüşme talep ediyor. O işi geç. Sen seçimlerde yüzde 1.5 oy aldın. Ama Mursi yüzde 52 oy aldı. Yüzde 52, 1.5’den herhalde büyüktür. Önce ona saygı göstermesini bileceksin. Bizim derdimiz Mursi falan değil. Ama ben Mısır’da Cumhurbaşkanı olarak Sayın Mursi’yi görüyorum. Mısır haklına olan saygım sebebiyle bunu böyle görüyorum. Eğer Baradey seçilmiş olsaydı, bugün bu ifadelerimi onun için de kullanırdım. Ama o seçilmedi, o 1.5’ta kaldı, yüzde 52′yi Mursi aldı, saygın olan odur.”

“SANDIK DEMOKRASİ DIŞI ARAYIŞLARIN PANZEHİRİDİR”

Başbakan Erdoğan, AK Parti’yi kurdukları sırasında Lüksemburg’da yaşadığı bir hatırasını da anlattı. Lüksemburg Başbakanı ile ortak bir basın toplantısı yaptıkları sırada bir Türk gazetecinin “Siz bir Başkansınız, peki şuanda basın toplantısını birlikte yaptığınız Erdoğan ise sadece bir partinin genel başkanı, başbakan değil. Bu ilgi bu alaka neden?” diye sorduğunu söyledi. Lüksemburg Başbakanın ise Türk gazeteciye “Bizim için önemli olanın seçilmiş bir siyasi partinin lideri olmaktır. Şuanda o siyasi partinin genel başkanı Erdoğan. Yasaklı olması hasebiyle böyle olabilir ama şuanda onun partisi iktidardır ve onun partisinin gösterdiği isimde kabine kuruyor” şeklinde cevap verdiğini aktardı. Erdoğan, demokrasinin ise işte bu olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, Mısır’da darbecilerin ve darbe destekçilerinin Tahrir Meydanı’nı gösterip darbeyi meşrulaştırma düşüncesini Adeviyye Meydanı’nda toplananların bozduğunu söyledi. “Biz kardeş ülke Mısır için, kardeş Mısır halkının tamamı için en kısa sürede barış, huzur ve istikrar temenni ediyoruz” diyen Erdoğan, “Gerek Mısır’da, gerek bu coğrafyada artık eline silah alan, ardına güç alan, ardına medyayı alan, ardına sermayeyi alan, öyle keyfi dayatmalarda bulunamaz. Eskiden olduğu gibi ‘darbe yaptım gibi millet iradesini, demokrasiyi susturamaz. O dönemler artık geride kalmıştır. Unutmayın, en büyük meydan, sandık meydanıdır. O rahatsızlığını sandıkta dile getir. Eğer sandık varsa, eğer sandık belli bir süre zarfında milletin önüne geliyorsa, herkes o sonuca uymak, saygı göstermek zorundadır” diye konuştu.

Erdoğan, seçim sandığının en başta çoğunluğun azınlığı yönetmesi için değil, azınlığın çoğunluğa dayatmalar yapmaması için var olduğunu ifade etti. “Sandık demokrasi dışı arayışların panzehiridir” diyen Erdoğan, “Sandık azınlığın çoğunluğa zulmetmesinin engelidir. Şimdi diyorlar ki, ‘Hitler de sandıkta çıkmıştı. Peki ne yapalım ‘sandıktan Hitler çıkabilir’ diyerek sandığı ortadan mı kaldıralım?” diye sordu.

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(2)

| Ankara Haberleri | 18 Temmuz 2013

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütçenin 4 milyar TL artı verdiğini söyleyerek, “Turizm çöktü” iddialarına cevap verdi. Erdoğan, “Yahu ne çöktü be? Şuanda, 5. ay sonu itibariyle turizmde gelirimiz bir önceki yıla göre yüzde 18.5 artmıştır. Fakat Türkiye’de ekonomik havayı bulandırmak için işte bu yollara tevessül ediyorlar” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde Milli Şef olarak bilinen İsmet İnönü’ye yüklendi. Sandık’tan Hitler yönetimi gibi bir yönetim çıkabileceği şeklinde eleştiriler olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Türkiye’de 1946 yılına kadar sandık yoktu. Ama ülke Führer değil de, Milli Şef olan birisi tarafından yönetiliyordu. 1950′deki temiz seçimlerden bugüne kadar da Türkiye hiçbir sandıktan Hitlervari bir yönetim çıkarma riskini yaşamamıştır. Asla da yaşamaz. ‘Sandıktan Hitler çıkabilir’ diyerek sandığı sorgulamak, bunu gündeme taşımak, gündemde tutmak demokrasiye yönelik hasmane bir tutumdan, art niyetten başka bir şey değildir” diye konuştu.

“Bugünler de yavaştan yavaşa, sandık sonuçlarına ilişkin tartışmalar da başladı” diyen Başbakan Erdoğan, “Eskiden seçim sandıkları açılınca, yenilenler ‘hile var’ diyerek ortalığı velveleye verirlerdi. Şuanda seçime 8 ay varken yenileceğini anlayanlar çok erken şekilde yaygara koparmaya başladılar. Daha ortada sandık yok, sonuç yok. Ne diyorlar şimdi ‘seçimde hile var’. Ortaya dökülmeye başladılar” dedi.

Bir gencin ‘Oruç tutmadığım için bana saldırdılar’ diyerek karakola şikayete gittiğini belirten Erdoğan, polisin ise “Kardeş Ramazan yarın başlıyor. Buyur bir çayımızı iç” diyerek şikayetçiyi geri gönderdiğini anlattı. Erdoğan, “Biz de şimdi seçime 8 ay kala ‘sandıkta hile var’ diye dereyi görmeden paçaları sıvayan oldu. Bizim de onlara söyleyeceğimiz şu, 8 ay kala bahane üreteceğinize, şimdiden yenilginize gerekçe üreteceğinize gidin ve çalışın” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ayrıca İsmet İnönü ile ilgili anlatılan bir olayı da anlattı. Erdoğan şöyle konuştu:

“Bunların Milli Şefi’ne bir gün demişler ki, ‘paşa hiç Allah demiyorsun, bu millet ise Allah’ı sever. Bir Allah deyiver’. Cevabı hazır; ‘az önce dedim ya ya’, diyor. ‘Ne dediniz’ diyorlar, ‘Allahısmarladık dedim’ diyor. Tablo bu. Biz AK Parti teşkilatı olarak kurulduğumuz andan itibaren sadece çalışarak bugünlere ulaştık. Biz halkımızı seviyoruz, halkımızı kucaklıyoruz, ayrım yapmaksızın kucaklıyoruz.”

“İSTEMİYORSANIZ KULLANMAYIN O KÖPRÜLERİ, SANDALLA GİDİP GELİN”

Başbakan Erdoğan, İstanbul’a yapılacak olan 3. köprüye yönelik eleştirilere de sert cevap verdi. Bazı kesimlerin 3. köprünün yapılmaması için elinden gelen gayreti gösterdiğini belirten Erdoğan, “Bizim onları dinleyecek halimiz de yok. Tabi biz 3. köprüyü de yapacağız” dedi. Macaristan’daki Budapeşte şehrinin ortasından geçen Tuna Nehri üzerinde 8 tane köprü bulunduğunu belirten Erdoğan, 3. köprüye karşı çıkanlar için “Bunlar dünyadan bir haberler” dedi.

3. köprü ile birlikte 2 tane de boğazın altından geçen bir raylı sistem yaptıklarını, 29 Ekim’de bu raylı sistemin açılışını yapacaklarını ifade eden Erdoğan, “2015’te de çift tüp, yine denizin altından otomobillerin gidip geldiği, onu yapıyoruz. 2015’te de onu açacağız. Bizim yaptıklarımıza, ulaştıklarımıza bunların hayalleri bile ulaşamaz, bizim farkımız bu” şeklinde konuştu.

“Şimdi ben tabi Kanal İstanbul diyorum, adamın havsalası almıyor, almaz” diyen Erdoğan, “İlk söyledikleri şey ‘nasıl yapacaksınız?’ Yahu yapacağız merak etme. Yaptığımızda da bunu göreceksin, yeter ki sabırlı ol” dedi. 3. köprüye karşı çıkanların 1. köprüye ve 2. köprüye de karşı çıktıklarını, fakat yapıldıktan sonra bu köprüleri kullandıklarını söyleyen Erdoğan, “Ee hadi kullanmayın o köprüleri, sandalla gidip gelin. Siz köprüleri istemiyordunuz onunla gidip gelebilirsiniz” diyerek tepki gösterdi.

“TURİZM GELİRLERİ YÜZDE 18.5 ARTTI”

Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik durumuna da dikkat çekti. “Dünya küresel finans krizi karşısında çok zor bir dönemden geçerken Türkiye ekonomisi başarılarına yeni başarılar ekliyor” diyen Erdoğan, “İşte Maliye Bakanım basın toplantısını yaptı. Ve gördüğünüz gibi bütçemiz hamd olsun, artı verdi. Yaklaşık 4 milyar TL artı verdi” dedi. Erdoğan, “Ekonomide kaydettiğimiz başarının yanında demokratikleşme adımlarımız hız kesmeden devam ediyor” diyerek, “Turizm çöktü” yönünde koparılan yaygaraya da tepki gösterdi. 5. ay sonu itibariyle turizm gelirinin yüzde 18.5 oranında arttığını söyleyen Erdoğan şöyle konuştu:

“Yahu ne çöktü be. Şuanda, 5. ay sonu itibariyle turizmde gelirimiz bir önceki yıla göre yüzde 18.5 artmıştır. Fakat Türkiye’de ekonomik havayı bulandırmak için işte bu yollara tevessül ediyorlar. Tabi buna dünya da destek veriyor. Batı buna destek veriyor. Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Ekonomik yönden kalkınmış bir Türkiye istemiyorlar ama el ele vereceğiz, milletimle birlikte el ele vereceğiz, ülkemizi muhasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracağız.”

“HEDEF AK PARTİ DEĞİL, HEDEF TÜRKİYE’DİR”

Başbakan Erdoğan, “Çözüm süreci bütün sabotajlara, bütün tahriklere rağmen kararlılıkla ilerliyor, umutla yol alıyor” diyerek, Türkiye’yi hedef alan iç ve dış saldırılara tek yürek olunacağını söyledi. Seçimlere 8 ay kaldığını ve bu 8 ayda çok çalışacaklarını, kapı kapı dolaşacaklarını ifade eden Erdoğan, “Bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacaksınız” dedi. Gezi Parkı olaylarına gönderme yapan Erdoğan, “Tarihimizin en başarılı Mayıs ayını yaşarken, ekonomide, diplomaside, çözüm sürecinde sevindirici neticeler alınırken, Türkiye’de oynanmaya başlayan oyun asla ve asla tesadüf değildir. Onların bir tuzağı varsa, Allah’ın da bir tuzağı var, milletin de bir tuzağı var” diye konuştu.

“Biz onların bizi çekmek istedikleri tuzaklara asla düşmeyecek, onların oyunlarına gelmeyeceğiz” diyen Erdoğan, “Sosyal medyalarıyla, arkalarına aldıkları başka güçlerle onlar bize saldıracak ama biz de bu saldırılara karşı mertçe dayanacağız” dedi. Bu tuzakların ilk defa kurulmadığına dikkat çeken Erdoğan, “3 Kasım’dan bugüne kadar çeşitli şekillerde bu tuzakları kurdular, bizi bu tuzaklara çekmek istediler. Ne aldanan olduk, ne aldatan olduk. Bu tuzakları da aynı şekilde gençliğimizle, kadın teşkilatımızla, ana kademeyle evelallah aştık, yıktık” şeklinde konuştu.

Erdoğan, Türkiye içindeki ve bölgesindeki olayları kastederek, “Şunu herkes bilsin hedef AK Parti değildir, hedef Türkiye’dir, hedef demokrasidir, hedef milletin bizatihi kendisidir” dedi. Onlar kutuplaştırıcı olacak, biz kucaklayıcı olacağız” diyen Erdoğan, “Onlar ayırmak için mücadele verecek, biz birlik için beraberlik için, kardeşlik için mücadele vereceğiz” diye konuştu.

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(3)

| Ankara Haberleri | 18 Temmuz 2013

Erdoğan, Ak Parti Ankara İl Başkanlığı’nın İftar Yemeğine Katıldı…(3)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin anayasada uzlaşılan 48 maddeyle ilgili açıklamalarına cevap verdi. MHP’nin 48 maddeyle ilgili kendi içinde çelişkiye düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Bir defa sizin bize söyleyecek, lafınız yok ya. Niye? Çünkü biz 326 milletvekiliyle bu uzlaşma komisyonunda 3 kişiyle temsil edilmeyi kabul etmişiz, sen ise 51 tane milletvekilinle 3 kişiyle temsil ediliyorsun. Ayıptır ya, saygılı ol” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gezi Parkı olaylarına dikkat çeken Erdoğan, ülke içinde bir Alevi-Sünni ayrışmasının hedeflendiğine dikkat çekti. Alevi-Sünni konusuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

“Alevilik-Sünnilik ne demek ya? Alevilik Hz. Ali Efendimizi sevmek değil mi? Alevi Müslüman değil mi? Sünni de Müslüman. Eğer Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse, ben dört dörtlük Aleviyim. Çünkü Hz. Ali Efendimizi çok seviyorum. Sevgililer sevgilisinin damadı, 4. Halife; cengaver. Onu nasıl sevmem? O nasıl yaşıyorsa onun gibi yaşamaya gayret ediyorum. Ama ‘Aleviyim’ diye ortaya çıkıp Hz. Ali’nin yaşam şekliden uzak olanlara söyleyecek hiçbir şeyim yok.”

Başbakan Erdoğan, “Kardeşlerim, bizi bölmek isteyenlere, böyle bir mezhep kavgasının içine sokmak isteyenlere sakın oyuna gelmeyin. Bu bir tuzaktır, ciddi tuzaktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz” diyerek, yapıcı bir dil kullanılması gerektiğine dikkat çekti. “Nezaketten, zarafetten asla taviz vermeyeceğiz” diyen Erdoğan, “Kışkırtmalara tahriklere asla gelmeyeceğiz. Ankara’da her ilçede, her mahallede her köydeki insanımıza ulaşacak, farkımızı onlara gösterecek, Türkiye sevdamızı millet sevdamızı onlarla paylaşacağız” şeklinde konuştu.

“BAHÇELİ, ÖNCE DÜRÜST OL”

Başbakan Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili son durumu da değerlendirdi. Milletin bir anayasa beklediğini, fakat CHP, MHP ve BDP’nin bu çalışmaların önünü kesmek için ellerinden geleni yaptığını söyleyen Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2 gün önce yaptığı sert açıklamayı hatırlattı. “Benim edebim onun ağzıyla konuşmaya müsaade etmez. Çünkü o seviyeye inmem. Benim, Türk milleti ahlakı onun menşeinden, kökünden ecdadımızdan aldığımız terbiye buna müsaade etmez” diyerek Bahçeli’ye yüklenen Erdoğan, “Bizi terör örgütüyle işbirliği yaparmış gibi gösterme gayreti içerisine girmek aslında bir zillettir, bir denaettir” dedi.

Kendilerinin terörü bitirme gayretindeyken MHP’nin ise sokakları terörize etme gayreti içinde olduğunu söyleyen Erdoğan, buna örnek olarak ise bazı MHP’lilerin Habertürk Gazetesi’ni basmak istemesini gösterdi. “Gittiler oraları taşladılar?” diyen Erdoğan, “AK Parti gençliğinden böyle bir şey göremezsiniz? Niye, Çünkü bizim kitabımızda anarşi yok. Bizim kitabımızda terör yok” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin anayasa çalışmalarında uzlaşılan 48 maddenin Genel Kurul’a gelmesine onay vermeyen açıklamasına cevap veren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ramazan-ı Şerif ayındayız. Bizim iftarlarda yaptığımız bu konuşmalardan dahi rahatsız oluyor. Önce dürüst ol. 48 maddede mutabık kalındığına göre, bir gün önce yardımcın ‘ön koşulsuz biz bunu çıkarmaya varız’ diyor, bir gün sonra sen çıkıyorsun ‘hayır’ diyorsun. Önce siz içinizde bir defa birbirinizle vuruşmaya düşmüşsünüz. Böyle bir durumdasınız. Ve samimi olsanız; tamam 4 siyasi parti madem 48’inde anlaştı, buyurun bunları geçirelim, bundan sonra artırabiliyorsak daha da artıralım. Bunları geçirelim. Bir defa sizin bize söyleyecek, lafınız yok ya. Niye? Çünkü biz 326 milletvekiliyle bu uzlaşma komisyonunda 3 kişiyle temsil edilmeyi kabul etmişiz, sen ise 51 tane milletvekilinle 3 kişiyle temsil ediliyorsun. Ayıptır ya, saygılı ol.

326 milletvekiline sahip olan bir parti 3 tane temsilciyi bulunduruyor, 51 milletvekiline sahipsin; 3 milletvekili bulunduruyorsun. Saygı duyman lazım. Çünkü biz, bağcıyla kavga etmiyoruz, biz ‘üzümü yiyelim’ diyoruz. Milletçe, hep beraber… Hepsinin toplamı CHP, MHP, BDP 220… Onlar 9 kişiyle temsil ediliyor. Biz 326, 3 kişiyle. Görüyor musunuz? Ama derdimiz başka. Biz diyoruz ki, ‘bu işi başaralım’.

Arkadaşlarıma tekrar teklif ettim. 3 tane arkadaşıma dedim ki, ‘Sayın Meclis Başkanı’na ben söyledim, siz de söyleyin. Haftada 2 gün tatil yapacaksınız, 5 gün yoğun bir şekilde çalışmak suretiyle yeni anayasayı çıkaracaksınız. Buna var mı, yok mu bunu ortaya koysunlar’. Biz varız. ‘Ee daha önce başka türlü tarih söylemiştin?’ Söyledim ama siz hiçbir zaman sözünüzde durmadınız ki. Şimdi de Meclis Başkanımızın ricasını kırmadık, bu rica üzerine bunu kabul ettik. Ve bu işi yürüten Meclis Başkanı’dır, nihai kararı verecek olan da odur.”

Sayfa 1 Toplam 212››
Is Ortaklarimiz
Kılıç Tel Örgü
Yıldız Tel Örgü
TOPlist